kapat
31.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Leyla Zana es geçildi

AB, 5 Kasım'da resmen açıklanacak İlerleme Raporu'nda ılımlı bir üslup kullandı. Önceki yıllarda paragraflar ayrılan DEP davası, bu yılki raporda tek bir cümleyle "özetleniyor"

Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'nin karnesi anlamına gelen 2003 İlerleme Raporu, 5 Kasım'da Genişlemeden Sorumlu Komiser Günter Verheugen tarafından açıklanacak. Daha önceki yıllarda açıklananraporlara kıyasla sertlikten uzak, son derece ılımlı, objektif bir dilin kullanıldığı 2003 Türkiye İlerleme Raporu'nda yapıcı eleştirilere yer verildi. 133 sayfa ve 29 başlıklı raporda eleştiri yerine durum tespiti yapılmakla yetiniliyor.

"Q, W, X"
AK Parti'ye özel övgü paragrafı ayrılan raporda, şimdiki hükümetin reformlara ilişkin "güçlü iradesi" övülüyor ve reformların uygulamaya koyulmasında zorluklarla karşılaşıldığı tesbit ediliyor. Komisyon, Kürtçe isimlerde "q, w, x" harflerinin kullanımına izin verilmemesine de raporda yer verdi. Raporun 35. sayfasında, ebeveynlerin çocuklarına istediği ismi verebilmesinin önünü açan yasal reform desteklenirken, Eylül 2003'te genelgeyle "Kürtçe'de yaygın olarak kullanılan q, w, x harflerini de içeren bazı harflerin kullanımının yasaklandığı"dile getirildi.

"Uygulama sözü sudan bahanedir"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kars'a hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanı'nda Türkiye İlerleme Raporu'yla ilgili soruları cevapladı AB süreciyle alakalı iki önemli başlık var. (Uyum ve uygulama) Uyumla ilgili adımlar atıldı. Uygulama için adımlar ise Aralık 2004'e kadar yapılacak iş değil. Önce başlar, müzakere süreci içerisinde de devam edebilir. 2004'ten önce de AB'ye üye olan ülkeler bunun uygulamasını bu şekilde yaptı. Aralık 2004'te inşallah tarihin de alınmasıyla, o süreç içinde uygulamalar tamamlanırsa Türkiye'ye üyelik verecekler. Şu anda uygulamayla ilgili şöyle-böyle oluyor gibi şeylerin hepsi sudan bahanelerdir.

"İlerleme Raporu beklediğimiz gibi"
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB Komisyonu'nun 2003 İlerleme Raporu'nu objektif bulduğunu belirtti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, "İlerleme Raporu beklediğimiz gibi. Objektif olmuş. Eksikliklerimizi Avrupalılar'dan daha iyi biliyoruz. Bunların hepsini gidermeye kararlıyız" dedi. Raporda özellikle uygulamadaki eksikliklere dikkat çekildiğini belirten Gül, bunun için Reform İzleme Grubu'nun kurulduğunu söyledi. Konuyla ilgili daha fazla açıklama yapmayan Gül, Reform İzleme Grubu'nun düzenli olarak çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

EKSİLERİMİZ
* MGK; MGK hâlâ RTÜK ve YÖK içinde temsilci bulunduruyor. Bunlar çekilmeli. Değişiklikler MGK'nın işleyişini etkileyebilecek düzeyde. Askerler üzerindeki sivil kontrolün AB düzeyine ulaştırılması için bu reformların etkili bir biçimde uygulanması önemli.

* Uygulama yavaş ve kısıtlı; Bazı reformlar siyasi açıdan büyük anlam taşıyor. Bu çerçevede özellikle 2003 Temmuz'unda çıkarılan 7. reform paketi önemli. Bazı olumlu gelişmelere karşın reformlar pratikte kısıtlı etki yarattı. Uygulama yavaş ve kararsız bir nitelik gösterdi. Mevcut yasal düzenlemeleri AB standartlarıyla uyumlu hale getirme konusunda yoğun çaba gösterildi. Reformlar, MGK'nın işleyişinde ciddi değişiklikler getirebilir. AB ülkelerinde olduğu gibi, ordunun sivil kontrolünün sağlanabilmesi için ise bu reformların etkili bir biçimde uygulanması, sivil organlarda askerin temsiline son verilmesi, meclisin savunma bütçesi üzerinde tam kontrolünün sağlanması gerekmektedir.

* Kadına şiddet: Kadınlara yönelik şiddet uygulamaları ciddi kaygı nedeni. Cezaevi sistemi sayesinde bu alandaki durum belirgin bir şekilde iyileşti.

* Anadil özgürlüğü: Anadilde radyo ve televizyon yayını önündeki idari engeller kalkmadı. RTÜK konuyla ilgili yönetmeliği hâlâ yayınlanmadı. Türkçe dışındaki dillerde yayının önünü açan değişikliklere karşın hiçbir somut adım atılmadı. Belli bir derece yumuşama yaşanmasına karşın radyo yayını ve kültürel faaliyetlerde Türkçe dışında dil ve diyalekt kullanılması bazı yasal kısıtlama ve adli takiple karşılaşabiliyor. Türkçe dışındaki dil ve diyalektlerin öğrenilmesi konusunda gelişme yaşanmadı.

* Dini özgürlükler: Düzenlemelerin etkisi sınırlı kaldı. Müslüman olmayan dini azınlıklar, yasal kişilikleri, mülkiyet hakları, iç düzenlemeleri ve din adamı yetiştirme konularında ciddi engellerle karşı karşıya kalıyor. Başvurulara karşın Heybeliada Ruhban Okulu kapalı kalmaya devam ediyor. Dini özgürlükler konusunda uzman bir heyetin Ankara'da yaptığı temaslar sonucunda bu alandaki yasal reformların yetersiz olduğu sonucuna vardı.

* Loizidu davası: Türkiye, AİHM'de tazminat ödenmesine karar verilen Rum vatandaşı Titina Loizidu'ya bu cezayı ödemeyi kabul etti. Ancak, henüz somut bir adım atılmadı.

* Yolsuzlukla mücadele; Yolsuzluk hâlâ ciddi bir problem. En eğilimli sektörler medya, hükümet, inşaat ve sağlık. İşadamlarının yüzde 80'i yabancı yatırımın önündeki en önemli engeli yolsuzluk olarak görüyor.

* Alevi ve Bektaşiler: Alevi ve Bektaşi derneklerine, 2003 yılı Nisan ayında yasal statü verilmiştir. Ancak, Diyanet'te temsille Alevi'lerin kimliğini tanımayan okullarda zorunlu din eğitimi konusunda sıkıntılar sürmektedir.

ARTILARIMIZ
* İnsan Hakları; İfade özgürlüğüne ilişkin bazı kısıtlamalar kaldırıldı. Ancak yasal düzenlemelere karşın halen sorunlar yaşanıyor. Dernekleşme özgürlüğü alanında yasaklar azaltıldıysa da halen belli kısıtlamalar mevcut. Türkiye, insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeler konusunda ilerleme sağladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kararlarının uygulanması konusunda hâlâ bazı sorunlarla karşı karşıya. İşkence ve kötü muamelenin alanındaki yasal düzenlemeler güçlendirildi.

* DEP davası: Kapatılan DEP milletvekili Leyla Zana ve arkadaşlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AIHM) kararları çerçevesinde yeniden yargılanmasına devam ediliyor.

* Kıbrıs: Türk hükümeti BM Genel Sekreteri'nin yürüttüğü temasları temel alan kapsamlı bir çözüm bulunmasına yönelik desteğini birçok kez yineledi. Bu iyi bir adımdı. Türk hükümeti Mayıs 2004'ten önce bir anlaşmaya varılması yönündeki ümidini dile getirdi. Türk hükümetiyle Kıbrıs'ın kuzeyi arasında imzalanan gümrük birliği anlaşmasının uluslararası hukukta yeri yoktu. Türk hükümeti bu anlaşmanın onaylanmayacağı ve yürürlüğe sokulmayacağını beyan etti.

* Irak: AB, Türkiye'nin Irak savaşı sürecinde izlediği politikada, memnuniyetle karşılamaktadır. Türkiye, Irak krizine barışçıl bir çözüm bulunabilmesi için uluslararası düzeyde özlü diplomatik çabalarda bulunmuştur. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Tahran'daki İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Zirvesi'nde Müslüman ülkelere "daha fazla demokrasi ve şeffaflık" çağrısında bulundu.

* Ekonomi: Türkiye'de 1987 yılından beri ilk kez tek partili hükümet iktidarda. 2001 krizinden sonra ekonomi iyileşmeye devam etti. Ekonominin daha dengeli bir ivme kazanması ve olumlu havanın devam etmesi bekleniyor. Enflasyonun düşüşe geçmesi memnuniyet; borç stokunun artmasından dolayı ekonomik rahatlamanın devam etmemesi endişe verici.

* Hükümet: AKP, sıfır taviz göstererek AB reformları için çalıştı. Uygulamanın etkin olmasını sağlamak için adımlar attı. Reform İzleme Grubu oluşturdu. OHAL, Güneydoğu'da Kasım 2002 itibariyle kaldırıldı. Bazı alanlardaki olumlu gelişmelere karşın, reformlar uygulamada sınırlı etki gösterdi.

Fikret AYDEMİR


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır