kapat
17.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

MEHMET BARLAS


"Anti-Amerikanizm" bir çocuk hastalığıdır!.

Politika, dünyadaki mesleklerin en zoru, en incesi, en karmaşık olanı. Bazen iki gazete haberi, bir tane köşe yazısı okuyup, televizyondaki bir açık oturumu izleyen kişilerin, iddialı cümlelerle siyasetin eleştirisini yaptıklarına tanık oluyorum.

Söylenenlerin büyük bölümü, ya kişisel saplantıları ya önyargıları ya da sloganları yansıtmaktan öteye geçmiyor.

Demokrasi, tabii ki bireylerin duygu ve düşüncelerinin, ülke yönetimine yansıtılmasını ve her vatandaşın özgürce düşüncesini açıklamasını sağlar.

Başka deyişle, demokrasilerde her seçmen akıllı ve bilgili olmalıdır. Otoriter rejimlerde ise, diktatörün akıllı ve bilgili olması yeterlidir.

Yani insanlar her konuda konuşmalı, görüş açıklamalıdır.

Ama "Politika" mesleğinin varlığına da inanılmalı ve özen gösterilmelidir.

Bir doktorla, açık kalp ameliyatının hangi yöntemle yapılması gerektiği veya bir mühendisle, Boğaz Köprüsü'nün statik hesabını tartışıyor musunuz?

Politikacı da, ülkeyi yönetirken, buna benzer hesapları yapmak durumundadır.

Hesabı kötü yaparsa, yok olur gider.

Örneğin, şu Irak'a asker göndermek ve Irak'ta Amerika ile işbirliği yapmak konusu var gündemde.

Sağdan da, soldan da, Amerika'ya haklı nedenlerle öfkeli olanlar var.

Ama bunların bir bölümü, "Irak Krizi"ni akıl ve bilgi ile tahlil edip, durumdan bir sonuç çıkarmaya çalışmak yerine, öfke ve önyargı ile sadece anti-Amerikanizm söylemlerine takılıyorlar.

Örneğin Rusya da, Almanya da, Amerika'nın Irak'ta Birleşmiş Milletler'i hesaba almadan yaptığı askeri harekata ve "Ünilateralizm" denilen, "Dediğim dedik-çaldığım düdük" politikasına karşılar.

Geçen günkü DEİK Avrasya Paneli'nde, bu görüşleri Rusya'nın eski Başbakanı Primakov da, Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı Gencher de seslendirdiler.

Ancak onları dinlerken, politikada "Ayrıntı" gibi görünen şeylerin, özellikle uluslararası politikada "Esas"ı oluşturabileceğini, yine gördüm.

Primakov da, Gencher de aynı vurgulamayı yaptılar konuşmalarında

* Amerika'yı eleştirmek, asla anti-Amerikanizm'e dönüştürülmemelidir. Şu anda Rusya da, Avrupa da, dünya da, terörizmle mücadelede ve global ekonomide, Amerika'ya muhtaçtır. Sorumlu dünyalı yönetimlere düşen, Amerika'ya yardım edip, onun bu bataklıktan sağ ve salim çıkmasını sağlamaktır. Amerika da, Birleşmiş Milletler olmadan, tek başına, dünyada her istediğini yapamayacağını, sonunda kabul edecektir.

Evet.. "Amerika'yı eleştirmek" ile "Anti-Amerikanizm"i pompalamak arasındaki farkın, bir ayrıntı olmadığını, çok açık anlattı Primakov ve Gencher.

Bizde de, bunu anlaması gerekenler var mesela.

"Ben Amerika'yı haksız buluyorum ve Amerikan politikalarının karşısındayım" demek, sadece bir tutum açıklamaktır.

Ama ülkenin sorumluluğunu taşıyan ve geçmişteki bilgileri ile geleceği yorumlayıp, ona göre karar almak konumunda bulunan politikacılar, iki defa yutkunup, bir defa konuşmak zorundadırlar.

Tarihe, ekonomiye, jeo-politiğe ve siyasetin içinde bulunması gereken temel bilgilere hem sahip olmayan, hem de bu konular hakkında okumayı gereksiz gören insanların, "Ben Irak konusunda şöyle düşünüyorum" diye söze girmeleri, bir film hakkında "Beğendim" ya da "Beğenmedim" demelerinden farksızdır.

Başbakan Erdoğan ve AK Parti Hükümeti, Irak konusunda, açıkçası "politika"nın gereğini yapıyorlar.

Bugün Irak konusunda AK Parti'ye saldıran ve kendilerini AK Partili olarak gören bir kesime uysalar, Ankara bir anda anti-Amerikanizm'in merkezi olabilir. Hatta bu konuda Suriye, solda sıfır kalabilir.

Ama Türkiye, en az Rusya ve Almanya kadar akıllı olmak ve "politika" mesleğine dayalı hesapları yapabilmek zorundadır.

Üstelik Irak bizim komşumuzdur.

Irak'taki kargaşa, şu ya da bu şekilde, bizi doğrudan etkileyecektir.

ŞAKA

Mihriban olsunlar!..
İlham Aliyev, babası Heydar Aliyev'in yerine seçilmiş.

Muhalefet de Azerbaycan'da öfkeli.

- Böyle seçim olmaz, diyorlarmış.

Onlara da ne oluyor yani?

Aliyev ailesi içindeki devir-teslim meseleleri, sadece aile fertlerini ilgilendirmez mi?

ASKER SİYASET

Ya AB'den müzakere takvimi gelmezse?
Avrupa Birliği'nin Ankara Temsilcisi Hans Jörg Kreschmer'in NTV'ye yaptığı açıklamalar, Türkiye için alarm zillerini çaldıracak önemdedir.

Ne diyor AB Temsilcisi?

* Kıbrıs konusunda çözüm sağlanamazsa, gelecek yıl Türkiye'ye müzakere süreci kapısının açılması düşünülemez.

* 7'nci Uyum Paketi TBMM'den geçti. Ama ordu hala sivil alanlara müdahale ediyor. Askerler eğitim politikalarına bile yön vermeye çalışıyor.

Sondan başlayalım

AB Temsilcisi Kreschmer'in, İmam Hatip Lisesi mezunu veya YÖK'e takıntılı bir düşüncenin sahibi olduğunu sanmıyoruz.

Sadece "Asker siyasete girince, buna demokrasi denilemez" diyor mealen.

Kıbrıs konusu ise, ortada.

Türkiye'deki AB karşıtlarının başında Rauf Denktaş var. O'nun arkasında kimlerin ve nelerin bulunduğu tartışılıyor.

Mesejlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır