|
 |
|

UMUR TALU
Sen bu işin sonunu düşünmedin mi!
"Temelde, Türk Silahlı Kuvvetleri tüm çarpışmaları üstlenebilir ve ABD kuvvetleri Irak'ta stratejik amaçlarda odaklanabilir...
Bu elbette başlangıçtaki 10 bin askerlik kuvvetten fazlasını gerektirir. Zaten Türk genelkurmayının da, Irak'taki askeri varlığını hızla artırma planı var...
Amerikan güçleri, Türkler sayesinde, savaş ortamından ne kadar çok çıkarlarsa, Irak'a geliş nedenlerinden biriyle ilgili daha büyük kabiliyete kavuşurlar Yani, bölgedeki diğer hedefler olan Suriye, Suudi Arabistan ya da İran'a karşı odaklanma...
Türkler'in Irak'ta büyük kuvvetle var olmaları, hatırı sayılır ve sürekli insan kayıpları demektir. Ancak, Türk ordusunda ve Türk kamuoyunda kayıpları kabullenme, katlanma, hoşgörme düzeyi Amerikalılar'dan daha yüksektir."
****
Bu satırlar, ABD'nin en itibarlı istihbarat-strateji kurumlarından "Stratfor"un değerlendirmelerinden alıntılar.
Elbette özünde sadece "analiz ve tahmin", ancak bunların istihbarat ve bilgilenmeye dayalı olduğunu, temennilerden ibaret bulunmadığını da kabul etmeli.
Az genişletip daha fazla "Türkçe"ye çevirirsek;
1.Türkiye, 10 bin kadar askerle ve şimdilik bir yıllık süreyle, "barış, istikrar, insani yardım için" gideceğini söylüyor ama; aslında işgalin asli bir parçası olarak asker göndermek durumunda. Kalıcı olmak zorunda.
2.Bu yüzden, 10 bin askerle bitmeyecek bir işe girişiyor. Çünkü ABD'nin (en azından yönetimde bir kesimin) asıl beklentisi, işgalin çatışma ihalesinin büyük kısmını giderek Türkiye'nin üzerine yıkmak.
3.Bu sayede, ABD Irak'ta sıcak çatışma ortamından daha çok asker çekebilme, önce insani ve maddi kayıplarını azaltma, sonra da bölgedeki diğer hedeflere odaklanma imkanı bulacak. Türkiye fiilen, ABD'nin saldırganlığını yayabilmek üzere kuvvet kaydırmasına da katkıda bulunacak. Bu saldırganlığın, İsrail yönetiminin hedefleriyle de hep çakışacağını eklemeye gerek yok.
4.Türkiye, "10 bin asker yetmez" dendiği andan itibaren, kimine göre "barış ve istikrar"ın, kimine göre ise, "işgal ve çatışma"nın temel aktörlerinden olacak... Bu, daha çok sayıda ve sürekli asker kaybı anlamına gelecek... Lakin, (bu fikir nereden kaynaklanıyorsa!) Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türkiye kamuoyu bundan Amerikalılar kadar etkilenmeyecek, kayıplarını o kadar önemsemeyecek.
****
Genelkurmay ile hükümetin ne yaptıklarını bildiklerini varsayıyoruz. Ama öyle yapmak zorunda değiliz. Tarih, kurmay yanlışları ve hükümet hesapsızlıklarıyla dolu.
Sanırım şunu da öngörüyorlardır
Ordunun Irak'a daha çok yerleşmek zorunda kalmasıyla, aynı anda çok sayıda açık ve örtük savaşı da yürütmek zorunda kalacağı.
1.Irak'taki Sünni direnişle çatışma.
2.ABD'nin, Sünni direnişe karşı bir kart olarak kullandığı, ancak Irak'ta İran etkisi istemeyen Türkiye'ye karşı öfkeli olan Şiiler'le çatışma, dolayısıyla İran ile örtük savaş.
3.Irak'ın diğer Arap ülkelerinin etkisine açık olmamasını isterken, tüm Arap dünyası ile mücadele.
4.PKK-KADEK meselesi, bir Türkmen kıvılcımı veya petrol imtiyazı beklentileri yüzünden Kürtler'le sürekli çatışma ve Kuzey'de de bulunabilme ısrarı.
5.ABD yahut İsrail'in bugünkü zihniyetlerinin takıntısı olan, savaş ve saldırganlığı Suriye'ye yayma ihtimali karşısında, hem Irak-Suriye, hem Türkiye-Suriye sınırında gerilim ve çatışma.
6.Bu bataklıktan yayılan tüm gerilimlerin, nefret, öfke ve kanın Türkiye'nin içine sızması ve yayılması ihtimali.
****
"Asmalı Konak'ın sonu"nu anlatanlar, eminim, "Kesmeli Irak'ın sonu"nu da anlatırlar.
Çünkü, bu "Gala"yı en çok onlar istedi!
Mesajlarınız için:
utalu@turk.net
Fax 212 280 05 51 Tel 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|