kapat
17.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

NECATİ DOĞRU


İmamlar, Allahsız Abdullah'ın ölüsünü yıkamışlardı!

Başlığa bakıp, aldanmayın. Tarih yazısı yazacak değilim. Konuyu getirip, "üniversitelere imam hatipli öğrencileri alma tartışmasına" bağlayacağım. İşin özüne inmeye çalışacağım.

69 yıl önceydi.

Kendisi Arapkirli dindar bir aileden gelen ve babası Hacı Ömer Efendi de imam olan Abdullah Cevdet Karlıdağ, 1932 yılında İstanbul'da ölmüştü. Cenazesi öğlen namazından sonra kaldırılacaktı. Bir grup Beyazıt Camii'ni bastı, "Hakkımızı helal etmiyoruz, namazının kılınması, ölüsünün yıkanması caiz değildir" diye bağırıyordu.

Ne olmuştu?

Abdullah Cevdet iyi insandı.

Askeri Tıbbiye'yi bitirmişti.

Göz doktoruydu.

Aynı zamanda yazar, düşünür, çevirmen, şair biriydi. Namık Kemal, Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamid ve Halit Ziya'nın etkisi altında kitaplar yazmış, özgürlük savunucusu olmuş, gazeteler çıkarmış, Weber'den "Asırların Panoraması", Gustave Le Bond'dan "Asrımızın Hususu Felsefiyesi"ni, Ömer Hayyam'ın "Rubaiyat"ını, Mevlana'nın "Divan'ından Seçmeler"ini, Dozy'den "İslam Tarihi"ni çevirmişti.

Fakat...

"Aklı Selim"i de çevirmişti.

Baron Holdak'ın bu kitabı o zaman da ve bildiğim kadarıyla şimdi de "Ateizmin (Allahsızlığın) baş kitabı" sayılıyordu. Abdullah Cevdet Karlıdağ da "ateist olduğunu" saklamıyordu. Öldüğü gün camiyi basanlar işte bu yüzden "onun ölüsünün yıkanmasını, cenazesinin kılınmasını istemiyor", bağırarak imamları korkutmaya çalışıyorlardı. Beyazıt Camii'nin imamı onlara "Ey Allah'ın kulları, belki de Abdullah Cevdet son nefesini verirken kelime-i şahadet getirdi, Müslüman olarak öldü. Siz nereden biliyorsunuz. Son nefesini verirken yanında mıydınız?" dedi.

Tam 69 yıl önceydi.

Ve namaz kılındı.

Ve ateistin ölüsü yıkandı

****

Nereden nereye!

69 yıl önceki imamın asil tavrına bakın, bir de bugünkü bazı imamların yaptığına... Üniversitede YÖK Yasası'nın değiştirilip bu kurumlarda eğitim kalitesinin yükseltilmesi konusunda arayışların gündeme geldiği sırada imamların temsilcisi olduğunu söyleyen iki din adamı, "YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun cenazelerini yıkamayacağız ve namazlarını kıldırmayacağız" diye ülkeyi ayağa kaldırdılar.

Niçin?

Çünkü bu iki profesör, verdikleri demeçlerde "vahiy ile ilgili hadlerini aşan sözler" söylemişler. Onların hadlerini aştığına bugünkü imamlar kolayca karar verebiliyor, "Ölülerini yıkamayacağız, namazlarını kılmayacağız" diye tehdit yükseltebiliyorlar. Ve bu tehdit de tam "Üniversitelere imam hatipli öğrencilerin yeniden alınmaya başlaması" tartışmasına denk getiriliyor. Ülkenin Milli Eğitim Bakanı da, Başbakan da kalkıp imamlara, "Siz imamlar bu üniversite işine karışmayın... Toplumu gerici böyle konuşmalar yapmayın" demiyor, diyemiyor.

****

Yeni bir yasa hazırlanıyor.

Üniversiteler yapılandırılacak.

İdeal üniversite oluşturulacak.

Daha özgür üniversite...

Daha bilimsel üniversite...

Daha demokratik üniversite...

Yüksek akademik ahlak...

Yüksek verimlilik...

Herkes bunu bekliyor.

Fakat bir yandan imamlar, "ölünüzü yıkamayacağız" diye cehennem korkusu yükseltmeye çalışırken, öbür yandan iktidar, "imam hatiplilerin ve aynı zamanda bütün meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteye girişte ellerini bağlayan, fırsat eşitliğini engelleyen durumu" hazırlanmakta olan bu yasanın içine sokmaya çalışıyor.

Taslak hazırlıyor.

Haksızlığı giderecek.

Ama yeni haksızlıkları içinde barındırıyor, imam hatiplinin uğradığı haksızlığı gidermeye çalışırken, genel liselere haksızlık yapıyor.

Mesajlarınız için: ndogru@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır