|
 |
|

HINCAL ULUÇ
CHP'de İkinci Kasım Gülek!..
"Hıncal ağbi, günde ortalama üç il dolaşıp, CHP örgütleri ile toplantılar yapıyorum. Kurultaya kadar enaz 40 ile ulaşmış olacağım" diyor Bedri Baykam..
CHP'de yeni bir Kasım Gülek olayı yani.. Gençler bilmez.. Kasım Gülek bu ülkenin en çok dolaşan, örgütün, seçmenin ayağına en çok giden siyaset adamı idi. "Çarıklı" derdik ona..
Bedri'nin çarığı var mı bilmem.. Bildiğim, medya Bedri'nin CHP başkanlığına aday olmasını ciddiye almadı. Onun delişmen sanatçı kimliği ile siyaseti bağdaştıramıyor mu nedir?.
Oysa fevkalade bir çıkıştı bu..
Neden?..
Bir defa Bedri aileden politikacı. Suphi Baykam'ın oğlu.. Politika içinde doğdu, politika içinde büyüdü.
İkincisi.. Bedri yaptığı her işi iyi yapan, iyi duyuran, yani "Halkla İlişkiler" sanatını en iyi bilenlerden.. Ve de nasıl halk adamı..
Üçüncüsü CHP'ye çok yakışan ilkelerinden ödün vermez..
Cumhuriyetçi.. Devrimci.. Atatürkçü..
CHP, 170 milletvekili ile Meclis'te uyurken, bir "Yenilenme" ihtiyacını şiddetle duyuyor.
Peki kim gerçekleştirecek "Yeni CHP"yi..
Ortada Bedri'den başka aday yok, Deniz Hocama karşı.. Kurultaya da şunun şurasında ne kaldı?.
Yani gene Deniz Baykal'la devam.. mı?..
Deniz Baykal'ı çok sevdiğimi benim okurlarım iyi bilir. Sevgi başka..
Ama ben Deniz Baykal'la CHP'nin artık muhalefet de yapmadığını görüyorum.
Deniz Hocam gerçeği kabul etse.. "Benimle olmuyor. Bu partiye genç bir yüz gerek" dese.. Kendisi onursal başkanlığa geçip, parti yönetimini gençlere bıraksa, CHP silkinebilir. Hatta gelecek seçimde iktidar da olabilir.
Son seçimler, seçmenin eski yüzlerden bıktığını kanıtlamadı mı?. AKP'ye verilen oyların yarıdan fazlası "Yeni" birilerini denemek isteyenlerden gelmedi mi?..
CHP'nin köhne çatısı, bu yenilik arzusunu taşıyabilir mi?.
Bedri Baykam kadınlara ve gençlere dayalı bir CHP istiyor.
Onlara yüzde 25 kontenjan koyacağını ilan ediyor. Genel Merkez, milletvekili atamayacak artık. Seçimi örgüt yapacak. Yani ön seçim.
Bedri, "CHP'nin bir demokratik devrime ihtiyacı var" diyor.
Size bir şey diyeyim mi?..
Bedri CHP'yi iktidara taşıyabilecek bir genç lider..
Seramikler de akıllandı, sonunda..
Düne kadar adını dahi duymadığımız pek çok yabancı tıbbi terim, bugünlerde günlük konuşmamızın adeta bir parçası oluverdi. Artık; liposuction, face-lifting, anti-aging, botox, mezoterapi, implant, laminat ve daha niceleri, pek çoğumuz için bir şeyler ifade ediyor.
Bu arada bilim insanlığın, insanlar da genç ve güzel olmanın peşinde koşturup duruyorlar...
Geçenlerde bizim Doktor'la buluştuğumuzda; "Sevgili Boss, Akıllı Seramikleri duydun mu" dedi. Modern Folk'un menajerliği yıllarından gelen alışkanlıkla onlar bana Boss, ben de Ahmet Kurtaran'a Doktor derim.
Bir süredir Akmerkez karşısına bana yakın geldi de, daha sık görüşebilir olduk... Peki Doktor nerden çıktı bu "akıllı seramik" işi?.
Biz insanın akıllısını bulmakta zorlanırken, bir de porselenin mi akıllısını arayacağız şimdi?
Efendim; hastanın dişleri önce kuralına uygun olarak hekim tarafından porselene hazır hale getirilip, ölçüsü alınıyormuş. Esas yenilik ağızın modelinin elde edilmesinden sonraki laboratuvar safhasında. Bu noktada bilgisayarlar önce modeli tarayıp hafızasına kaydediyor, daha sonra da bu bilgiye uygun, üç boyutlu çalışan bir freze makinası ile, kısa bir sürede, bir porselen kron veya köprüyü kesip-biçip bir kenara koyuyormuş.
Eh peki bunun bize pratik faydası ne?
Bir kere bu metalsiz porselenlerle "yüksek estetik"sağlanabiliyormuş. Malum, tıpta ve dişte estetik ve doğallık, bu işi yaptıranların en önemli arzusu. Çünkü insanın orasını kesip burasını düzelteceksiniz ve kimseler de bunun farkına varmayacak. Sorulduğunda da; "Vallahi bendeki bu güzelliğin tamamı Allah vergisi. Yememe içmeme biraz dikkat ederim, bir de düzenli bir hayatım vardır" diyebilmek için..
"Akıllı Seramikler" denilmesinin bir diğer sebebi de; bu yolla üretilen kron ve köprülerin çok "dayanıklı" ve bilgisayarlarla "tam-ideal" bir ağız uyumu sağlamasındanmış. Bu özelliğini; sanayide de metal yerine kullanılan ve kırılmalara karşı tamir özelliği olan, "Zirkonium" isimli bir malzemeden almakta imiş.
Ne var ki, en azından bugünlük, tüm bilimsel gelişmelere, keşiflere ve bilgisayarlara rağmen, estetiğin oluşturulmasında hekimin; maharet, deneyim, ve yeteneği hala ön planda.
Kim bilir belki bir gelecekte; diş hekimi veya plastik cerrahlar yerine, robotların önüne oturarak, hayalimizdeki bir yüzü veya gülüşü isteyeceğimiz günler de gelebilir.. (Aman.. "Allah göstermesin" mi demeli acaba?..)
34 ZY 996!..
Yol üç şerit.. Kalabalık bir aile soldan yola indi, çoluk çocuk. Biz ikinci şeritteyiz.. Ercan yıllardır tembihli.. "İlk yol yayanın.."
Sen arabanda keyiftesin. Karda yağmurda fırtınada, sımsıcak.. Boğucu sıcakta klima ile püfür püfür.. Müziğini dinleyerek gidiyorsun. Oysa yaya öyle mi?.. Onun sıkıntısı dağlar kadar.
O zaman bırak o geçsin.. Trafik kuralı değil bu.. İnsanlık yasası.. Tabii eğer içinizde insanlık kaldıysa..
Ercan durdu. Durmakla da kalmadı, eliyle işaret etti, şaşırmasınlar diye.. "Buyrun" dedi..
İnsanlıktı yaptığı değil mi?.. Siz öyle sanın.. Bizim saf Ercan aileyi bilmeden ölüme attı.. Onlara adeta tuzak kurdu.
Kadınlar ve çocuklar Ercan'ın durmasına ve işaret etmesine kanıp yürümeye devam etseler, işte bu 34 ZY 996 plakalı tabakhane arabası üzerlerinden geçecekti.
Biz orta şeritte idik, durduk ve "Geçin" dedik.. Oysa sağ şeritte, bizim niye durduğumuzu merak dahi etmeyen, yola zerre bakmayan bu "Ölüm" arabası gaza basarak hışım gibi geçti. Kadın ve çocuklar yürüse, arabanın durması mümkün değildi. Etrafa ölü ve yaralılar saçılacak ve onları "Ölüme" buyur ettiğimiz için Ercan ve ona bu talimatı veren ben hayat boyu vicdan azabı çekecektik.
Allahtan bizim millet bizim milleti iyi biliyor. Ercan'a kanmadılar. Durup baktılar ve beklediler ki insanlık yoksunu o araba çeksin gitsin..
Yayaya yol vermek mi gerek, yoksa aldırmadan sürmek mi, inanın artık bilmiyorum. Zira bu yaşadığım kaçıncı olay.
İnsanlığa devam edersek biri bizim yüzümüzden ölecek bir gün..
Nice yıllara Gözlem!..
13 yıl olmuş, İzmir'de bir avuç gazeteci, kendi imkanları ile Gözlem'i çıkarmaya başlayalı..
Gözlem bir İzmir ve Ege gazetesiydi bunca yıldır. Haftalık.. Financial Times gibi önceliği ekonomi olan..
13. yıla girerken, yepyeni bir Gözlem olmak ve Türkiye'nin gazetesi haline gelme kararı almışlar. 24 sayfaya çıkmışlar. Gazeteyi görüntüsünden başlayarak yeniden ele almışlar. Ağustostan beri dikkatle izliyorum, yenilikleri.. Yapmak zor değil ülkemizde.. Mesele sürdürmek.. Sürdürüyorlar.
Ekleri Gözlemci, İller Dosyası ve İngilizce Turkish Business Opportunities dergileri de birinci sınıf..
Şimdi ekonominin yanında siyaset, spor, kültür ve İngilizce sayfaları ile Gözlem dolu, dopdolu bir haftalık gazete..
Arkasında büyük sermaye olmadan doğmak, 13 yıl yaşamak ve bugün bu birinci sınıf gazete aşamasına gelmenin ne olduğunu, hayatında en çok gazete çıkaran ve batıran gazetecilerden biri olarak iyi bilirim..
İş adamları ve iş dünyasına meraklı herkesin okuması gereken bir gazete yapmayı başardınız.. Tebrikler ve..
..Nice yıllara sevgili Gözlemciler..
Alaturka Günleri
Günay, Ramazan öncesi iki gala için açıyor kapılarını.. Bu cumartesi ve haftaya, alaturkaya aç kulaklarımızın pası silinecek.
Yaşayan en iyi kadın ve erkek sesleri desem itiraz edecek kaç kişi çıkar bilmem ama, ben kendi şahsıma Muazzez Abacı ve Adnan Şenses'i dinlemeye doyamıyorum.
Yemek müziğinde, yerli Nat King Cole, Mr. Cole devam ediyor..
Hoş geldin Günay!..
SEVDİĞİM LAFLAR
İyi kadın erkeği etkiler. Zeki kadın onda ilgi uyandırır. Güzel kadın büyüler. Anlayışlı kadın ise ona sahip olur.
Helen Rowland
Teşekkürler Filiz
TEBESSÜM
Fıkra Yıldırım Tuna'dan
Saddam'la onun şu meşhur ve sevimli enformasyon bakanı Muhammed el Sahaf, Tikrit'te parkta otururlarken onlara yaklaşan bir Iraklı iki parmağını açarak elini yukarı kaldırıp "zafer işareti" yapmış..
"Ne oldu?" diye sormuş Saddam.. "Savaşı kazandık mı?"
"Saçmalama..!" demiş El Sahaf, "Adam sadece ikimizin kaldığını söylüyor..!"
BİZİM DUVAR
Sporun her türlüsünü seviyoruz.
Olimpiyat Stadına futbol maçı izlemeye giderken
3000 engelli yapıyoruz.
Ünal Turgut
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|