|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
ABD'nin Geçici Konsey sıkıntısı
Türk askerinin Irak'a gidişi konusunda bir süredir Ankara'da farklı kaygılar olduğu ileri sürülüyor.
Bunların başında da Washington yönetiminden bir grubun Türk askerinin Irak'a gitmesini istemediği yönündeki iddia geliyor.
Hatta, AKP içinde de asker gönderilmesine olumlu bakmayanların bulunduğu, hükümetin de bunu dikkate alıp tezkereye rağmen asker göndermeyi ağırdan aldığı öne sürülüyor. Ankara'da konunun uzmanları, bu iki iddiayı da kesin dille yalanlıyor.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; Ankara asker gönderme konusunda kararlı. Bu konuda hem hükümette, hem de asker kanadında kesin kararlılık hakim.
Konsey sıkıntısı
ABD tarafına gelince;
Ankara Washington yönetimi içinde bazı aykırı sesler olsa da bunun yönetimin bütününe yansıtılmasının doğru olmayacağı görüşünde. Washington'un Irak'ın koordinasyonunu son dönemde Başkan'ın Güvenlikten Sorumlu Danışmanı Condoleezza Rice'a vermiş olmasına dikkat çekiliyor.
ABD'de ortaya çıkmış olma ihtimali bulunan aykırı bazı durumların Rice tarafından giderileceğine inanılıyor.
Ankara'nın görüşüne göre, Washington'un Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'a gitmesi konusundaki en büyük sıkıntısı Irak Geçici Yönetimi'nden kaynaklanıyor.
Geçici Yönetim içindeki bazı kişilerin Türkiye'ye karşı negatif bir tavır takınmasının gerisinde birçok nedenin olabileceği vurgulanıyor.
ABD'nin kendi getirdiği kişilerin Türkiye aleyhine konuşmasını engelleyememesi sorununa gelince. Ankara'ya göre Washington'un bu konudaki sıkıntısı, şu an elinde kurulu bir yapı olarak tek parça halinde duran Geçici Yönetim içinde baskı dolayısıyla istifalar yaratmamak.
Washington, Geçici Yönetim Konseyi içinde bir çatlak çıkması veya istifaların oluşması ile bir de yönetim krizi çıkmasının zaten ağrıyan başını daha çok ağrıtacağına inanıyor.
Ayrıca, Ürdün gibi Irak'a komşu ülkelerden gelen, "Türk askeri gitmesin" yönündeki açıklamalar da Washington'un Türk askeri için bölgede zemin hazırlama çabasını zorlaştırıyor.
Öyle anlaşılıyor ki Washington da bu yöndeki sıkıntısını bir yolla Ankara'ya iletmiş.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konuşlanacağı sektöre gelince; Ankara'nın bu konuda çok güçlü itirazı yok.
Selahaddin ile El Anbar sektörünün içinde bulunan Er Ramadi ve Al Felluce'yi kapsayan alt sektörden birinde görev almaya hazır.
Her ne kadar doğrudan dillendirilmese de siyasi otoritenin tercihi Selahaddin bölgesi. Bununla birlikte Er Ramadi veya Al Felluce'yi kapsayan sektöre de Ankara'nın doğrudan bir itirazı söz konusu değil.
Türkiye'ye önerilen üçüncü sektör olan El Anbar'ın çöl bölümünden Suriye-Ürdün sınırına doğru kalan kesimine itirazı da, hafta başında zaten Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ açıkça dile getirmişti.
Sonuç olarak, Ankara'nın Irak'a asker gönderme konusunda ne bir kaygısı ne de baskın bir çekincesi söz konusu...
Müzakere sürecinin gecikmesi krize bağlı değil. Aksine, Washington'da yapılan iç değerlendirmeleri yakından izleme ve resmi tam olarak görme olanağını da vermesi dolayısıyla da Ankara sürecin biraz daha gecikmesinden memnun.
Aralık planı
Bütün bunlara bakıldığında Ankara bir-iki ay içinde Irak'a asker gönderme konusunda kararlı. Irak'a gidecek olan 28'inci Mekanize Tugayı'nda yapılan hazırlıklar da neredeyse son aşamaya gelmiş bulunuyor. İlk aşamada gönderilmesi planlanan asker sayısı ise 6 bin civarında.
Türk askerinin bütün lojistik ihtiyaçlarını bizzat kendisinin karşılaması gerektiği görüşünde kararlı olan Ankara, çöl koşullarına uygun helikopter, Hammer gibi askeri bazı ihtiyaçların ABD tarafından verilmesini de normal karşılıyor. Sonuç olarak, Ankara ile Washington hattında ne bir kopukluk ne de kriz görülüyor. Kriz olduğu iddialarına ise "müstehzi bir tebessümle" karşılık veriliyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|