|
 |
|

REFIK DURBAS
Ahlak kurallari gorecelidir
Sayin Dr.Ahmet Kemerli'ye,13 Eylul 2003'te "SABAH Posta Kutusu"nda yayimlanan "Ahlak kurallari" baslikli yazima gosterdigi ilgi icin tesekkur ederim.
13 Eylul tarihli yazimin kisa bir ozetini yapmak istiyorum. Yazimda, dinci egitimde cocuklara dogruluk, durustluk, sevgi, saygi, iyilik, kotuluk gibi kavramlarin genelde dini ilkeler dogrultusunda ogretildigini; "gunah" ya da "sevap" olan davranisinin doguracagi sonuclarin, yalnizca dinsel olcutlerde anlatildigini ve tum insanlik icin gecerli dunyevi baska gerceklerin ve nedenlerin soylenmedigini belirttim. Ayrica, din temeline dayanan ahlak kurallarinin cogunun da evrensel ahlak kurallari icinde mevcut oldugunu ifade ettim. Son olarak da ahlak kurallarinin kesin olmayip kisiye, zamana, mekana ve toplumdan topluma degistiginden soz ettim. Sayin Ahmet Kemerli'nin itiraz ettigi asil nokta, ahlak kurallarinin goreceli oldugunu savunmamdir. Olabilir; ama ben hala dusuncemin arkasindayim. Ahlak kurallari gorecelidir. Bunun icin pek cok ornek verilebilir. Ornegin, Eskimolarin, evlerine gelen erkek misafirlerine eslerini ikram ettiklerini herkes bilir. Bu tavir onlar icin bir ahlak sorunu degildir; toplum kulturunun geregi olan bir yasam seklidir. Fakat ayni davranis, baska toplumlarda, cok buyuk bir ahlaksizlik olarak kabul edilir. Kendi toplumumuzda bile dun, bir kiz ve erkegin el ele tutusmasi ya da bir agac altinda diz dize oturmasi bir ahlak sorunu yapilirken; bugun otobuste ve tramvayda sarmas dolas opusen genclere kimse aldiris etmemektedir. Bunlar, ahlakin goreceli oldugunu gosteren basit orneklerdir.
Yazimda, dini inanci olmayanlarin ahlaksiz oldugunu belirten bir ifadem yok; aksine, ahlakin, "gunah-sevap" olcutleri (yani dinsel olcutler) ile degerlendirildiginde, dini inanci olmayanlarin toplumdan soyutlanmis olabilecegini ifade ettim. Ateist olan vatandaslarimizin da en az dini inanci olan vatandaslarimiz kadar durust ve ahlakli olduguna inaniyor, hatta biliyorum. Onlar, dogruyu ve yanlisi, iyiyi ve kotuyu "din boyle soyluyor" diye degil, akillari ve mantiklari ile degerlendiriyorlar. Evrensel ahlak kurallarinin varligi, ahlakin goreceli oldugu gercegini degistirmez.
Dr.SERAFETTIN YAMANER - ISTANBUL
Istege bagli SSK primleri...
Gecen yil eksik olan primlerimi odeyip emekli olmak icin istege bagli sigortali oldum. Kadikoy Sigorta Mudurlugu'nun istege bagli sigortalilarla ilgili aciklamasina gore; "Odenecek aylik prim tutari 506 sayili kanunun 78. maddesine gore hesaplanan gunluk kazanc alt sinirinin 30 katinin yuzde 20'sinden az, ust sinirinin 30 katinin yuzde 20'sinden fazla olamaz. Prime esas kazancin alt ve ust sinirlari her yil nisan ayindan gecerli olmak uzere yeniden belirleneceginden primlerin her yil nisan ayindan itibaren yeniden belirlenen asgari ve azami prim tutarlari arasinda olmak kaydiyla odenmesi zorunludur."
SSK'nin bu aciklamasina gore nisan ayina kadar en az odenmesi gereken prim olan 66 milyon TL odeme yaptim. Bu aciklamaya gore en az odemem gereken prim 79 milyon TL oldugunu soylediler ve 79 milyon TL odedim. Sonraki ay 118 milyon TL odemem gerektigi bildirildi. Herhalde yanlis hesapladilar diyerek bunu da odedim, ama neden gecen ayin farkini istemediler diye de dusundum. Bu ay odemem istenen ise 138 milyon idi...
Bu nasil uygulamadir anlayamiyorum. SSK'nin amaci, istege bagli sigortalilari bezdirip sigortadan atmak ve odenmis primlerimizle tahsil edemedikleri alacaklarinin acigini kapatmak mi? Yoksa tahsil edemedikleri alacaklarinin acigini her ay bizlerin sirtina mi yuklemek istiyorlar? Bu nasil bir yonetim ki eksi enflasyon olduguyla ovunurken uc ay icinde sigorta primlerimize yuzde 100'un uzerinde zam yapiyor?
METIN MINTAZ - ISTANBUL
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|