kapat
15.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL



GREENCARD

HINCAL ULUC


Bu ulkede herkes Sergen!..

Bakin benim Sergen'e zerre kadar ofkem yok.. Adam mutlu.. Mutlu olmak hakki, dunyanin yazili, yazisiz tum yasalarinda yer alan en kutsal "Insan Hakki"dir.

Hic kimse baskasinin mutlulugu uzerinde karar verme hakkina sahip degildir. Yani yargilama hakkimiz da yok. Tabii ogut verme hakkimiz sonsuz.. Oraya kadar..

Adam diyor ki..

"Ben Real Madrid'in, dunyanin stari olma pesinde degilim.. Ben kumari, seksi ve futbolu severim. Her ucunu de sevdigim kadar oynuyorum.."

Eeee..

Size ne?..

Kime ne?..

Sizin onu takima, kumar masasina ve yataga almama hakkiniz vardir o kadar..

Sergen gizlemiyor.. Sergen saklamiyor.. Sergen aldatmiyor.. Her seyi acik.. Acikta..

"Ben buyum, isterseniz" diyor.

Isteyen istiyor..

Eee..

Size ne?..

Kime ne?..

Aslinda ne yazacaktim, ne yaziyorum..

Sergen'e genelde kizan yok.. Futbol severler de bayiliyor, koynuna giren, girmeyen, giremeyen kadinlar da..

Victoria gibi bir imaj makerla evlense, belki o da Beckham gibi kurumlasirdi, o ayri.. Gene de Sergen'e bu ulkede fazla kizan yok..

Neden?..

Isimize, bize hayatimizi kazandiran, bizi une kavusturan isimize karsi genelde hepimiz Sergeniz.. Hepimiz keyfimize en az Sergen kadar duskunuz de ondan..

Prestij'in defilesine gittim, pazartesi gecesi ve podyumda yiginla Sergen gordum..

Yahu sen mankensin.. En buyuk servetin ne?..

Manken vucudun.. Bu vucut gitti mi, meslek hayatin biter..

Sana parayi, sana sohreti kazandiran bu vucut.. Uzerinde titremelisin..

Gel bak bakalim oyle mi?..

Podyumda bu ulkenin en top modelleri var..

Isimlerini yazmiyorum.. Yazamiyorum.. Kiyamiyorum..

Prestij defilesinde en aklimda kalan sey, tonlarca selulit..

Bir selulit resmi gecidi ki, minili kiliklara hele arkadan bakamiyorum..

Bu kadar genc kizda, hem de meslegi mankenlik olan genc kizda bunca selulit ne arar?..

Yedigine dikkat etmezsen, fast food cocugu olursan, spor yapmazsan, kendine bakmazsan, yasamini duzenlemezsen, yattigin yeri ve zamani bilmezsen, iste bu mide bulandiran goruntu olusur..

Bakin ben Sergen'e kizmam.. Bu kizlara da kizmam.. Mankenlik sporculuk gibidir. Cok duzenli hayat, adeta antrenman gibi hazirlik gerektirir bilirler, ama bos verirler. Hafta sonlari cikan "Bekar" dergilerine resim vermek, baslik olmak icin durmadan "Sevgili" degistirip gundem olmaga calisirlar. Selulit bu yasamin urunudur. (Ve de bacagin ust kismindaki morartilar..) Ama o yasam onlarin tercihidir. Bana ne?..

Benim sorum Ugurkan Erez'e..

Podyuma cikma, kostum sunma, hele mini, hele yirtmac giyme haklari olmayan bu selulit depolarini nasil secersin?..

Bu ulkede manken mi kalmadi?.

Sen bu tercihi yapmazsan, bu kizlar kendilerine bakma geregi duyarlar mi?..

Sergen'i Besiktas, Galatasaray, Fenerbahce, Trabzon ve milli takim paylasamayacagina, Siirtspor'da kalsaydi, bugun rahatca ortaya cikip meydan okuyabilir miydi, "Ben futbolu, kumari ve seksi severim ve iyi yaparim" diye..

Daha dune kadar bakmaya kiyamadigim, "Turkiye'nin sweetheartlari" diye koyacak yer bulamadigim dunya tatlisi kizlar, bir selulit ve sivilce yigini halindeler.. Tonlarca fon do ten kusurlari kapatmiyor..

Bir tek, bir tek Sebnem Schaffer vardi, gozlerimi alamadigim. Kendine bakmis.. Podyumda isini nasil severek yaptigini her cikisinda gosteriyor ve seyirciyi "Sebnem gelse" diye bekletiyor.. Otekiler ya silikti, ya selulitli..

Ugurkan'in tek yanlisi manken seciminde degildi. Defile oncesi kokteylde nefis Fransiz sansonlari dinliyor ve bir ruya gecesi hayal ediyorduk.

Bir muzik secimi.. Insanin kafasina kafasina inen davul tokmagi.. Yamyam tamtami.. Bu tempo ile yuruyen Hitler'in SA'lari.. Bu muzik, bu yuruyus moda olabilir. Bilmem.. Fashion TV izliyorum, rastlamiyorum.. Belki bizde moda..

Asagida oturuyor, yukari bakiyorsunuz.. Kizlar devasa.. Bir de sac yapmislar, yarim metre daha uzatan.. Uc metre gorunuyor boylari.. Ve 3 metre boyunda bir dev, kaz adimlari ve yiyecek gibi bakan gozleri ile uzerinize geliyor.. Ruyada gorseniz, kacacak delik ararsiniz..

Prestij'in cizgileri genelde fevkalade disi.. En romantik stillerde bile disilik var. Bu romantizmin, bu disiligin ille de davul tokmaklari ile boylesine erkeksi, hatta askersi sunulmasi neden?. Hani cat walk?.. Kedi yuruyusu.. Insanin ruhunu oksayan, icini giciklatan disi adimlar?.

Sevenler, begenenler olabilir. Zevk.. Ugurkan da bu isin ustasi, bir bildigi vardir elbet. Ama ben nefret ettim.. Yamyam tamtami ile Iskoc dansi yaptigini sanan Braveheart ozentisi dahil..

Prestij Logo degistirmis. Yeni yil koleksiyonu ile yeni logoyu da sunuyor. Logo felaket.. Cag disi.. Bir ilkokulda yarisma acilsa, cok daha iyileri cikardi. Buyuk harf kullanimi yanlis bir defa.. Bir de o ince uzun, garip karakter artik bilgisayar hafizalarinda bile kalmadi. "I" nin kirmizi noktasi.. Icinde bir M harfi.. Ne demekse.. Alttaki kirmizi cizgi.. Felaket..

Milano, Paris, New York Moda gunlerini en ciddi kaynaklardan izledim.. Yiginla yazi okudum.. Siyah yillar sonra nihayet ilk darbeyi yedi.. Tabii bunca yerlesmislikle birden kaldirmak mumkun degil.. Ama parlak ve canli renkler siyahin yaninda bol bol goruntuye girerek "Sonun baslangici" haberini verdiler.

Prestij'de tum abiyeler simsiyahti.. (Ve de mankenler siyah ve isikta seffaf siyahlarin altinda beyaz ic camasiri giyecek kadar bos vermis..)

Koleksiyon icinde beni buyuleyen bolumler, siyah ile kirmizi ve siyah ile sarinin birlikte kullanildigi bolumler oldu. Harikaydi..

Genc kizlar "Yesport" koleksiyonunu gormeden kislik secimlerini yapmasinlar..

Tesekkurler Tekfen'e ve Akcil'a..
Bu kacinci konserleri bilmem.. Her defasinda bir sey cikti gidemedim, ama sonunda yakaladim, Saim Akcil ve Tekfen Orkestrasi'ni.. Saim Hoca "Hincal tam senlik" derdi her defasinda.. Hakli.. Tam benlik..

Bir dostluk ve baris orkestrasi kurmus, Tekfen'le Saim Hoca.. Ermeni, Azeri, Turk yan yana.. Israilli, Filistinli konuklar bir arada caliyor.. Karadeniz, Hazar, Akdeniz.. Dunyanin en kritik bolgesi.. Bu orkestra bu Uc Deniz'i kardeslik denizi yapmis. Anlam guzel.. Muzik guzel.. "Uc Denizin Sesi" konserleri guzel.. Her konserde bu uc deniz ulkesinden konuklar var.

Bu defa once Ukraynali Bazhenov ve Duda "Iki keman"la sarstilar salonu.. Sonra Osman Yurdal Tokcan uduyla dinlendirdi.. Ardindan Kafkas kostumu ile bir Gurcu geldi.. David Kipiani.. Caldigi milli sazi Salamuri, bir nevi kaval.. Bre aman.. Bu nasil kaval.. Sabaha kadar dinleyebilirdim.. En son da Sefike Eyvazova.. Azeri.. Kemance caliyor.. Kemence'yi keman etmis bir saz bu.. Bir Largo caldi, agladi, aglatti.. Muthis..

Ve orkestra, Carmen Suiti ile actigi konseri, gene Carmen Suiti ile kapadi.. Seyirciyi bir kat daha costurarak..

Saim Hoca isi biliyor.. Bu tur, klasik muzigi halka getirmenin, genis kitlelere sevdirmenin yolu.. Kapiyi boyle acarsaniz, kisa zamanda Bach'a ulasmak mumkun.

Yanimda Zulfu ile Yasar Kemal oturuyor.. Zulfu'ye "Sovyetler Birligi'nin sporda ve sanatta biraktigi bosluk dolmaz" dedim.. Koyden baslayarak bir egitim sistemi kurulmus, buyuk butceler ayrilmisti sanata, her Sovyette.. Simdi o duzen de yok, o paralar da.. Bu izlediklerimiz Sovyet devrinden son kalanlar..

Konser Is Bankasi'nin guzel salonunda idi. Is Sanat'in konserleri de kasimda basliyor.

1 Kasim'da insallah orada olacagim, dogum gunumu, bu ulkenin en gozde iki piyanisti Huseyin Sermet ve Muhiddin Demiriz ile birlikte kutlamak icin..

17 Kasim'da da orada olacagim insallah.. Gecen yil kacirmis ve cok uzulmustum. Musfik Kenterli Orhan Veli.. Serdar Yalcin'in muziklendirdigi bir gece..

Is Sanat'in programi harika..

Haberlesme ve bilgi almak icin..

0 212 316 10 83..

" issanat@isbank.com.tr "

Burgazli Kahraman!..
Bu sahne gozumun onunden gitmiyor.. Kac gecedir, yataga uzaninca o kir sacli adami goruyorum..

Yanmis, komur olmus kondusunun kulleri uzerinde dolasirken, televizyon mikrofonu uzaniyor.

Halinden ne kadar fakir oldugu belli adamin. Sahip oldugu tek sey, o kondu da gitmis. Yatak, silte, kim bilir ne guclukle aldigi televizyonu, iki parca kabi kacagi da yok olmus.. Toplu ignesi kalmamis hayatta..

"Ev dedigin nedir" diyor, kameramana, o halde.. O sahip oldugu her seyin kulleri arasinda.. "Iki direk dikersin.. Ustunu ortersin.. Oysa burada yanan agaclar.. Onlarin geri gelmesi kolay mi" derken diyemiyor.. Goz yaslarina boguluyor ve gostermemek icin donup kayboluyor..

Iste cevreciligin sembolu olacak, iste Burgaz'a heykeli dikilecek "Mechul" Adali bu adam..

Tema Vakfi, atv'nin yangin ertesi ana haber bulteninden bu adami bulmali.. Yanan evinin yerine yenisini yapmali..

atv, Sabah nasil farkina varmadilar, nasil pesine dusmediler, nasil mansetlere tasimadilar?..

Icimizde ne "Mechul" kahramanlar yasiyor, farkina varmiyoruz, tanitamiyoruz..

Eloglu kahraman yaratiyor, tiraj icin, reyting icin, ulusal moral icin.. Bizim avcumuzun icine dusenlerden haberimiz yok.

BIZIM DUVAR
Okul servislerinin kazalari bitmek bilmiyor.

Cocuklarini okul servisinde zanneden veliler acil serviste buluyor.

Unal Turgut

SEVDIGIM LAFLAR
Basarmaya niyetli bir insan, konuyla sadece ilgili yuz insandan daha degerlidir.

Mary Crowley

TEBESSUM
Frish Kanunu; Erkekler, tanimadiginiz bir kisi size bakip garip garip guluyorsa on tane aciklamasi olabilir. Ama on kisi size bakip garip garip guluyorsa tek aciklamasi vardir Fermuarinizi kapatin!


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sari Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir