kapat
04.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

NECATİ DOĞRU


Tekelci Basın! Sahibinin sesi medya! Patrona satılan gazete!

Dişçi koltuğunda ağzını açabilmenin son sınırına kadar açmış hastanın çenesindeki "üç çürük dişi" gösterip dikkat çekmeye çalışan konuşmalardan birini Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, diğerini de Başbakan Tayyip Erdoğan yaptılar.

3 çürük dişi tarif ettiler.

Tekelci basın!

Sahibinin sesi medya!

Patrona satılan gazete!

Gazetelerde; "tekelci basın, sahibinin sesi besleme medya, patrona satılan gazete diye isim koyduğumuz bu 3 çürük dişi anlatmaya çalışan ve çekilip atılmasını isteyen" 5-6 yazardan biri de, söylemesi ayıp, ben olduğum için heyecanlandım.

Açıkçası çok sevindim.

Cumhurbaşkanı da haklı.

Başbakan da...

Gazete sosyal bir üründür.

Sosyal faydası olan bir ürün.

****

Gazeteler ve gazeteciler; topluma faydalı bilinç, kirlenmemiş bilgi taşır. Gazeteler okurlarına; tarafsızlık, adalet, vicdan, eşitlik, medeniyet, tam rekabetin yürümesi, insan hakkına, hayvan hakkına, doğa hakkına saygı taşır. Hepsinden de önemlisi yasama, yürütme, yargının bir olup tekel kurmasını ve "demokrasiyi oligarşiye dönüştürmesini" önlemeye çalışarak her çeşitten egemenin halkı ezmemesi için dayanma gücü taşır.

Gazete dayanma gücüdür.

Nicedir...

Dayanma gücü erimekteydi.

Türk gazeteciliğinin tarafsız haber yazma, yorum yapma, dikkat çekme, düşündürme, alternatif önerme, halkın sesi olma, acı çekenin acısını acı çekmeyene duyurma değirmeninde bu "3 çürük diş" engel koyucu, saptırıcı, gazetecinin tarafsızlığını alıcı, onu halktan uzaklaştırıcı, kalemini besleme yapıcı duruma gelmişti.

Bilenler bilirler.

1980 yılı öncesi başbakanlar, iktidar partileri; "SEKA'dan kağıt tahsisleri devlet bankalarından ve KİT'lerden ilan ve reklam pompalayarak" kendilerini destekleyen gazetecilerin çalıştığı gazeteleri "besleme basın" durumuna getirmişlerdi. 1980'den sonra da yine başbakanlar ve iktidar partileri; basın sektörüne "ikinci el kullanılmış makine ithal etme imtiyazı vererek ve Kaynak Kullanımı Destek Fonu'ndan yüzde 25 destek sunarak" beslemeliği devam ettirdiler.

****

Ve 1990'dan sonra da gazetecilik gücü, bankacılık gücü, televizyonculuk gücü, elektrik dağıtım şirketi gücü, sigorta şirketi gücü, cep telefonu şirketi gücü, dergicilik gücü, film şirketi gücü, gazete dağıtım şirketi gücü, inşaat şirketi güçlerini tek patronda toplayan yapıya girildi. Tek patronlar da gazetelerinin ve televizyonlarının gücünü "bankacılık, sigortacılık, telefonculuk, inşaatçılık şirketlerinin çıkarlarını koruma aleti, aracı, levyesi, silahı haline" getirdiler. Gazetelerin genel yayın müdürleri iş takipçisi oldu, patronun gözdesi bazı yazarları tetikçiliğe soyunarak "sınıf atlama" yolunu seçtiler.

Gazete halkın sesi olmaktan çıktı.

Sahibinin sesi medya oldu.

Halk için değil, gazetenin patronunun çıkarları için yayımlanan, patron özelleştirmeden pay alsın, diğer şirketelerine teşvik alsın, destek alsın, banka kurma izni alsın, devlet koruması alsın diye çıkan yayınlar haline geldi. Gazeteler gazete sahibinin "koruması, kalkanı, bodygardı" oluverdiler. Birkaç aykırı yazı yazan yazara da köşe vererek "beslemeliği gizlemeye" çalıştılar. Genel yayın müdürleri ile başyazarlar da; "Bizim patron diğer sektörlerde de iş yapıyor, böylece daha rahat gazete çıkarmamızı sağlıyor, bize hiç karışmıyor" diye demeçler bile verdiler.

3 çürük diş böyle oluştu.

Şimdi Cumhurbaşkanı da...

Başbakan da...

"Çürük dişleri çekelim" diyor.

Hadi çekelim.

Mesajlarınız için: ndogru@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır