|
 |
|


Sezer'in uyarisi
Sezer, Meclis'teki konusmasinda bu yasama yilinda ele alinmasi gereken sorunlari siralarken, "Medyada tekellesmeye karsi duzenleme"yi ilk siralardan birine koydu.
Tekellesen medyanin demokrasiye karsi en buyuk tehditlerden birini olusturdugunu vurgulayan Sezer su uyarida bulundu
"Unutulmamalidir ki, kamu hizmeti yapan medyanin tekelleserek sorumluluk bilincinden uzaklasmasi, bireysel cikarlara hizmet edecek ticari nitelik kazanmasi, medya-siyaset baglantisinin guclenmesi, medyanin devlet ile ticari iliskiye girmesi, kuskusuz demokrasinin yozlasmasina zemin hazirlayacak, basinin varlik nedeniyle celisecektir."
Sezer medyada tekellesme tehlikesine karsi alarm zillerini calmaya Anayasa Mahkemesi Baskanligi doneminde basladi, Cumhurbaskanligi'na secildiginden bu yana da her firsatta tekrarladi. RTUK Yasasi'ni veto gerekcelerini de, Iletisim Surasi'ndaki tarihi konusmasini da bu tehlikeye ayirdi...
Neden? Cunku demokrasinin varligi kuvvetler ayriligi ilkesinin korunmasina bagli. Yasama, yurutme, yargi ve denetim. Medyada tekellesme, bu piramiti alt-ust ediyor. Dorduncu guc, denetleyici olmasi gereken medya "yurutme", yani ulkeyi yonetme gorevini ele gecirmeye kalkisiyor. Bir hucrenin kanserlesmesi gibi. Turkiye 1990'larda bu deneyi yasadi, cok aci sonuclari oldu.
Simdi yine boyle bir gelismeye yol acabilecek kosullarin olusmaya basladigini gosteren isaretler var. Basbakan Erdogan'in uc gun once Yerel Televizyonlar Birligi'nde yaptigi konusmadan hukumetin de bu tehlikenin farkinda oldugu anlasiliyor. "Medya tekeli bitecek" dedi Erdogan ve ekledi "Basinda tekelcilik, hortumculuk ve yargisiz infazin olusturdugu lanetli cukurlari kapatmaya kararliyiz."
Zaten AK Parti bu konuda taahhutte bulundu "Medya, siyaset ve ticaret iliskilerinin, toplumun dogru haber alma ozgurlugunu kisitlamasi onlenecek. Yazili ve gorsel basin sektorunde tekellesme ve kartellesmenin onlenmesi icin, ilgili mevzuat yeniden duzenlenecek." (Kalkinma ve Demokratiklesme Programi)
Bu sozlerin hayata gecirilmesini sabirsizlikla bekliyoruz.
Cunku hastaligin metastas yapmamasi icin habis urun bir cerrahi mudahaleyle kesilip atilmasi sart...
En guclu silah
Sendikacilarin grev tehdidinde bulunurken tekrarlamaya bayildiklari bir klise var "Uretimden gelen gucumuzu kullanacagiz."
Turkiye de Isvicre ile patlak veren krizde kullanacagi cok onemli bir guce sahip.
Disisleri Bakani Micheline Calmy-Rey'in ziyaretinin Ankara tarafindan askiya alinmasi, Isvicre'yi fena karistirdi. Ankara Buyukelcisi Kurt O. Wyss, "Iliskiler agir yara aldi" dedi. Isvicre parlamento heyeti 3-7 Kasim tarihleri arasinda Turkiye'ye yapacagi ziyareti iptal etti. Milletvekili Ruth Gabi Vermont, "Iliskiler soguyacak, belki de ekonomik onlemler dusunmek gerekecek" diye konustu.
Ancak bu misilleme tehdidine ilk karsi cikan Isvicre basini oldu. Ve hatirlatti "Turkiye'nin Avrupa'da 8'inci buyuk musterimiz oldugunu bilmiyor musunuz?"
Dogru. Gecen yilin rakamlarina gore Isvicre'ye ihracatimiz sadece 284 milyon dolar, buna karsilik ithalatimiz 2 milyar 76 milyon dolari geciyor.
Isterlerse denesinler. Avrupa'yi inleten bu resesyon doneminde "Ticaretten gelen gucumuzu" kullanmaya kalkarsak, neler olacagini gorurler.
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|