|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Moskova'da bir kelime, bir iÅŸlem
Prut Savaşı'ndan Osmanlı'nın istenen verimi neden alamadığını araştırmaya gitmedim. Katerina'nın Baltacı'yı nasıl kafaya alıp Çarlığı kurtardığı üzerine yapılan tarihi spekülasyonların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını öğrenmek gibi bir derdim de yoktu.
Sadece kafa dinlemeye gittim Rusya'nın başkenti Moskova'ya.
Mah cemalimi göremeyişiniz ondandır.
Şimdi eğer sap takılacaksanız, dilini az biraz bildiğiniz bir yere gitmemenizi şiddetle tavsiye ederim. En azından harflerin aşina olmasına özen gösterin. Aksi takdirde sürüm sürüm sürünürsünüz.
Bu anlamda Rusya yanlış bir tercih oldu diyebilirim. Geçirdiğim bir haftanın sonunda okuyabildiğim tek şey "Salat Bar" oldu. O da tıkınmaya girdiğim lokantanın bir köşesinde salata tezgahının tepesinde yazılmış olduğundan. Girişe yazmış olsalar bağlantı kuramazdım.
Hal böyleyken yaşam fevkalade zor. Uzay istasyonları kurma konusunda en ileri seviyelerde olan bu ülkenin dilinde galiba sesli harf kullanılmıyor. Joker hakkı kullanılarak da kalıcı çözüm sağlanması zor gibi.
Sonra taksi fiyatları aynı mesafe için dolar cinsinden üç ila otuz dolar arasında değişiyor.
Bir gün önce üç dolara gittiğim mesafeyi ertesi gün otuz dolara gidince, doğal olarak tantana yaptım sesli harflerin bol olduğu kendi dilimde. Şoför öyle bir baktı ki, sindim üstüne bahşiş bile verdim.
Adettendir, genelde havaalanına zamanında yetişemeyip uçağı kaçırırım. Buna mahal vermemek için erkenden koyuldum yola ve taksiye havaalanı dedim. Adam bir şeyler söylüyor ama anlamam mümkün değil. Ne dediyse kafa salladım. Fiyatta anlaştık, yola koyuldum.
Meğer üç havaalanı varmış Moskova'da ve tabii ki biz yanlış olana gittik. Adam hangisi diye söylemeye çalışıyormuş. Başka bir taksiyle doğrusunu öğrendiğim havaalanına gazladık. Neyse ki uçağı kaçırmadım ama şoför iyi kafa buldu. Zira dönüp dönüp bir şeyler söyleyip vay hıyar bakışlarıyla gülüyordu.
Vay hıyar bakışıyla sık sık karşılaştım bu gezide. Eşe dosta votka aldım. Çok ucuz. Bir doların altında. Beş altı şişe aldım. Birini de Emre Aköz'e verecektim ama...
Evine çöktüğüm dostum o votkaların genelde kaloriferlerin donmaması için kullanıldığını, bir nevi anti-friz olduklarını yine vay hıyar bakışlarıyla anlattı. Bilmem ne votkası alacakmışım!
Moskova Fenerbahçeliler Derneği gezi boyunca huzur bulduğum tek yer oldu.
Kalbi Kanarya aşkıyla yanıp tutuşan bu değerli iştirakçilerle Galatasaray maçını izlemekten gurur duydum. Muhteşem bir lokal ve muhteşem bir organizasyon yapmışlar. Statta olmaktan daha iyiydi. Pastırmalı kuru ve pilav eşliğinde Kanaryam'ı destekledik. Bir de o adını bilmediğim iyi votkaya dadandık.
Moskova şöyle güzel, böyle şahane, metrosu, otoban genişliğinde caddeleri, devasa binaları, bale, müze, meydan detaylarını pas geçip esas meseleye geliyorum
Kızlara veya daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse Nataşalar'a...
İsterseniz onlar yerine Özbek pilavının ne kadar güzel olduğunu anlatayım.
Sanırım istemezsiniz.
O zaman yarını bekleyin...
Yarın Alemde röveşata
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|