kapat
03.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Bu zaferde Cimbom'un tuzu var

G.Saray'da ikinci Fatih Terim dönemi başlamış, Lucescu Beşiktaş'la anlaşmıştı. O günlerde başlayan 'Hangisi daha iyi?' tartışmaları bugün de sürüyor. Beşiktaş'ın şampiyon olmasıyla iyice kızışan kıyaslamada, Rumen hoca bir adım öne geçmiş gibi gözüküyor

Beşiktaş, Londra'nın zenginler kulübü, 250 milyon dolarlık Chelsea'yi 2-0 yenince, Türk futbolunun gündemine Lucescu oturdu. Ve hemen "dahi" yakıştırması yapıldı. Bu yakıştırmanın perde gerisinde Terim'li G.Saray'ın iki maçta sıfır çekmesi vardı. Oysa Rumen hoca Beşiktaş'ın başına geçtiğinde bu gündem oluşmuştu. Geçen sezon başı başlatılan "Terim mi büyük, Lucescu mu?" kıyaslaması yeniden ısıtılıp masaya kondu.

Beşiktaşlılar "İyi ki Lucescu'yu aldık" derken, G.Saraylılar arasında da Lucescu ile yolları ayırmanın büyük yanlış olduğunu düşünenler de vardı. G. Saray Başkanı Özhan Canaydın'a tepki gösteren bazı G.Saraylılar da, "Ellerimizle Lucescu'yu Beşiktaş'a ikram ettik" diye hayıflanıyorlardı. G.Saray'a Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynatan, mütevazı kadroyla ligde şampiyonluk yaşatan Lucescu nasıl ve neden gönderilmişti?

CANAYDIN'IN SÖZÜ VARDI
Canaydın seçim öncesi "G.Saraylılar'ın gönlündeki teknik direktörü getireceğim" sözünü vermişti. Bu, G.Saray'da efsane olmuş Terim'in geri dönüşüydü. 6 Mayıs 2002 gecesi Canaydın ve kurmayları Florya'da Lucescu ile bir araya gelmişti. Canaydın, Lucescu'ya hitaben, "Sayın Lucescu! G.Saray'a iki sezonda yaşattığınız başarılar için çok teşekkür ederim. Ama ben Fatih Terim'le anlaştım. Yolumuza onunla devam edeceğiz" deyince, Rumen hoca hıçkırıklara boğulmuştu.

Medya hemen "Şampiyon olmuş bir takımın hocasını göndermek doğru mu, değil mi?" tartışmasını açtı. Eski başkanlar Faruk Süren ile Mehmet Cansun "Biz olsaydık Lucescu ile devam ederdik" diyorlardı. Lucescu'yu gönderip evine kadar giderek, Fatih Terim'i lig arasında G.Saray'ın başına getirmek için dil döken eski yönetici Fatih Altaylı ise, Terim'in yeniden dönüşünü bu kez, "Aynı suyla iki kez yıkanmak hatadır" diye yorumluyordu.

Böyle bir olayın ilk kez yaşandığını savunanlar geriye dönük bakmadıkları için aslında yanılıyordu. Feldkamp ve Hollman G.Saray'ı şampiyon yaptıktan sonra ayrılmamışlar mıydı? Real Madrid, şampiyon hoca Del Bosque'nin işine son vermemiş miydi?

LUCE BEŞİKTAŞ'I TERCİH ETTİ
G.Saray 4 yıl üst üste şampiyon olduğunda ve UEFA Kupası'nı kazandığında tüm Avrupa'yı "Göze hoş gelen, pres yapan hücuma çabuk çıkan, yürekli, savaşçı" futboluyla büyülemişti. Lucescu döneminde, hücum eden değil, savunan bir takım olmuştu.

Lucescu G.Saray'dan gönderilmeyi gururuna yedirememişti. Avrupa'dan kendisine birçok kulüp teklifte bulunmasına rağmen sırf Fatih Terim'den 'öcünü almak' için Beşiktaş'ı tercih ettiği konuşuldu.

Beşiktaş'ın başına geçtikten sonra ilk özel röportajını 18 Mayıs 2002'de Sabah'a veren Lucescu, söze "Sihirbaz değilim" diye başlıyordu. Sonra da ekliyordu "G.Saray'ın benden vazgeçeceğine 6 Mayıs akşamına kadar inanmadım. Beni istemediklerini söylediklerinde sabaha kadar ağladım. G.Saray'dan intikam almak gibi bir niyetim yok. Çünkü o takım benim. Parlak bir miras bıraktım."

Konu Fatih Terim'e geldiğinde, ağzından çıkan sözler çok ilginçti "Terim başarılı bir hoca. G.Saray'la anlaşması çok normal, çünkü camia üzerinde etkisi çok büyük. Ama bana 'UEFA Kupası'nı kazanmak mı zor, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynatmak mı?' derseniz, tabii ki ikincisi.. G.Saray, Şampiyonlar Ligi'nde sürekli oynayan 5-6 takımdan biri haline geldi. Bu da kuçümsenecek bir başarı değil."

Terim'in G.Saray'a getirilişi Lucescu'yu daha da kamçıladı. Tatile bile çıkmadı. Dünya Kupası'na dahi gitmedi. Ardından da "Beşiktaş'ı 100. kuruluş yıldönümünde şampiyon yapacağım" iddiasında bulundu. Sergen Yalçın'ı G.Saray'dan Beşiktaş'a aldırdı. Türk futbolunun yaramaz çocuğu, onca yeteğine ve büyük kulüplerde top koşturmasına rağmen asla bir "İstikrar abidesi" olamamıştı. Lucescu Sergen için bulunmaz bir şans oldu. G.Saray'dayken Sergen'i Lucescu "Altın Top" ödülüne layık gördüğünü söylemiş ve kritik Avrupa ve lig maçlarını Sergen sayesinde kazanmıştı.

"İtalyan ekolünden geliyorum. Savunmak hücum etmekten kolaydır" diyen Lucescu, Beşiktaş'ı da savunma yönü güçlü takım haline getirdi. Ve Luce'nin yönetimindeki Sergen'li Beşiktaş 100. yılda tek yenilgi ve rekor puanla şampiyon olurken, UEFA Kupası'nda da çeyrek finale yükselmeyi başardı.

NE OLACAK G.SARAY'IN HALİ?
Lucescu'yu başarıya giden yolda dimdik ayakta tutan güç Terim'i alt etme hırsıydı. Bu sezon başı Terim'in almak istediği Okan, Ahmet Hassan, Sinan gibi isimleri Beşiktaş'a aldırdı. Lige yine fırtına gibi girip 7 maçta 6 galibiyet, bir beraberlik alarak zirveye kuruldu. Şampiyonlar Ligi'nde Lazio yenilgisiyle sararan umutlar Chelsea galibiyetiyle yeniden yeşerdi. Şimdi herkes iki soruya cevap arıyor Bu Beşiktaş'ı kim yenecek? Ve ne olacak bu G.Saray'ın hali? Gerçek şu ki; Lucescu kazandıkça, Terim kaybettikçe "En büyük kim?" sorusu hep gündeme gelecek.

Unutmadan; Lucescu G.Saraylı dostlarıyla hala görüşüyor. Her ne kadar "G.Saray defterini kapattım" dese de özel toplantılarda "G.Saray'a geri dönmeden Türkiye'den ayrılmam" diyor.

Son söz; Lucescu'nun başarılarını inkar etmiyorum. Ancak Lucescu benim için sağda solda "Bir Fatih Terim fanatiği" dese de ben hala Terim'in kendisinden daha büyük hoca olduğunu iddia ediyorum. Çünkü içimizden çıkan değerlerin kolay yetişmediğini ve sahip çıkılması gerektiğini savunuyorum. "Terim adam gibi adamdır" sözümden Lucescu ne demek isteğimi iyi anlar. Türkiye sınırları içindeki bir büyük olmaktansa, Avrupa arenasında kupa kazanan bir büyük olmayı tercih ederim.

Levent TÜZEMEN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır