|
 |
|

'Medya tekeli tehdit'
Cumhurbaşkanı'nın uyarılarına destek veren meslek örgütleri, "Sayın Sezer, Meclis'in adım atmasını bekliyor" dedi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yeni yasama yılının açılışı dolayısıyla yaptıkları konuşmalarda medyada tekelleşmenin demokrasiyi tehdit ettiği yönündeki açıklamaları gazeteci örgütleri tarafından övgüyle karşılandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Cumhurbaşkanı'nın bu konuşmayı Meclis'te yapmasını, "Cumhurbaşkanı Meclis'ten bu konuda adım atmasını bekliyor" şeklinde yorumladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Behzat Erkoç ise Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının sadece parlamentoya ve hükümete değil aynı zamanda medya sahiplerine de yol gösterici bir çerçeve çizdiğini söyledi.
UYARMA İHTİYACI HİSSETTİ
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç şunları söyledi "Çok sesliliği savunan Cumhurbaşkanı basındaki tekelleşmeye de dikkat çekiyor. Meclis'in açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı'nın basındaki tekelleşmeye değinmesi aynı zamanda Meclis'ten bu yönde adımlar atmasını beklediğinin bir kanıtı. Konuşma yeri Meclis olduğuna göre basında tekelleşme konusunda sanıyorum ki Meclis'i uyarma ihtiyacını hissediyor. Çünkü meclis'te basın yasası konusunda bir çalışma var. AKP de bunun Meclis açıldığında ilk ele alınacak konulardan biri olduğunu açıklamıştı. Bu arada tekelleşmenin engellenmesi için değiştirilen ticari yasalarda bu konuyu kapsamayan eksiklikler var. Örneğin televizyon sahipliğiyle ilgili sınırlama kaldırılırken bunun bu yasadan kaldırılmasına karşın başka yasalarda yer alacağı söylenmişti. Sanırım Cumhurbaşkanı bu konularda bir anımsatma yapmak istedi."
MEDYAYA YOL HARİTASI
Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Behzat Erkoç ise düşüncelerini şöyle ifade etti "Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı, her zaman olduğu gibi, çok güçlü hukuki birikiminin ışığında, sadece parlamentoya ve hükümete değil aynı zamanda medya sahiplerine de yol gösterici bir çerçeve çizmektedir" dedi. Erkoç şöyle konuştu "Medyada mevcut yozlaşmanın sorumluluğu, tüm medya sahiplerindedir. Çünkü sermaye sahibi olarak medya sektörüne giriş saikleri daha başından beri yanlış olmuştur. Sermaye sahipleri, medyayı, ticari faaliyetlerinin desteklenmesi için bir araç olarak görmüşlerdir. Artık bu devrin kapanması gerekir."
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Doğan Tılıç ise tekelleşme konusundaki sözlerin çok önemli olduğunu belirtti. Tınç şöyle konuştu "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın tekelleşme konusunda konuşmaları bir gerçeği daha doğruladı. Biz yıllardan beri bunları bağırarak söyledik.Bu işsizlikten ya da kötü çalışma koşullarında dolayı değildi. Tekelleşmenin, medya-siyaset ilişkilerinin demokrasiyi tehdit ettiğinden dolayıydı. Şimdi aynı gerçeği Cumhurbaşkanı söylüyor. Başbakan'ın ise bunları sadece söylemekle kalmayıp,s aynı zamanda söylediklerini de yerine getirmesi gerekir."
"Tekelleşme özgürlüğü yok eder"
Cumhurbaşkanı Sezer, Meclis'teki konuşmasında medyadaki tekelleşme tehlikesine değindi
Cumhurbaşkanı Sezer, yeni yasama yılının açılışı dolayısıyla Meclis'te yaptığı konuşmada medyadaki tekelleşme ile ilgili şunları söyledi
"Demokrasinin vazgeçilmez ögelerinden biri de bağımsız ve özgür basındır. Demokratik toplumlarda basının işlevi, kamu yararını ilgilendiren olay ve konularda açıklamalar yapmak, haber ve bilgi vermek, eleştiri ve değer yargıları sunarak kamuoyunu oluşturmak, toplumu aydınlatmaktır. Basınla ilgili yasal düzenlemeler yapılırken, basın özgürlüğünün demokrasiyi işleten ve ona yaşam veren en önemli öge olduğu ve Anayasal kurallar göz önünde bulundurulmalıdır. Basın özgürlüğü, kamu güçleri karşısında olduğu kadar, özel güçlere karşı da korunmalıdır.
'DEMOKRASİYİ YOZLAŞTIRIR'
Bu bağlamda, medyanın belli kişi ya da grupların elinde toplanmamasına önem verilmelidir. Tekelleşen medya, bir yandan ekonomik alanda haksızlık yaratabilecek bir güce ulaşırken, öte yandan haber alma özgürlüğünü kısıtlayabilecek, medya gücünün çıkar amaçlı kullanılmasına hizmet edebilecektir. Medya gücünün kötüye kullanılması, kamu yararı ve kamu düzenine zarar vermekle kalmayacak, demokrasiyi de olumsuz yönde etkileyecektir. Medyanın çoğulculuğunu koruyucu önlemler alınması, bağımsız ve tarafsız yayıncılığın sürdürülebilmesi için gereklidir.
'SAYGINLIK KORUNMALI'
Unutulmamalıdır ki, kamu hizmeti yapan medyanın tekelleşerek sorumluluk bilincinden uzaklaşması, bireysel çıkarlara hizmet edecek ticari nitelik kazanması, medya-siyaset bağlantısının güçlenmesi, medyanın devletle ticari ilişkiye girmesi, kuşkusuz demokrasinin yozlaşmasına zemin hazırlayacak, basının varlık nedeni ile çelişecektir. Basın görevini yerine getirirken, meslek ilkelerinin ve etiğini gözetmeli, kişilik haklarına, kişilik değerlerine, özel yaşama, gizlilik alanına saygı göstermelidir. Basın çalışanlarını statüleri yasal güvenceye bağlanmalıdır. Bu ilkelerin gözetilmesi, basının saygınlığının ve güvenilirliğinin korunması yönünden önemli ve zorunludur."
"Bu duruma izin vermeyiz"
Başbakan Tayyip Erdoğan da, salı günü Yerel Televizyonlar Birliği'nin kongresinde yaptığı konuşmada medyada tekelci zihniyeti eleştirdi. Erdoğan konuşmasında şunları söyledi "Teknik imkanları zengin, fakat insan kalitesi fakir bir medya anlayışı ile arzu edilen çağdaş toplum seviyesine ulaşmak mümkün değildir. Bu anlayışla varılacak yer, olsa olsa tekelcilik, hortumculuk ve yargısız infazcılığın karanlık çukurudur. Biz bu lanetli çukurları kapatmaya kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın bundan böyle bu ülkede devletin kasasını ve halkın kesesini hortumlayanların ellerindeki medya organlarını, emme-basma tulumbalar gibi kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.
Bu ülkede gazeteciler sosyal hakları ve alternatif iş imkanları ellerinden alınarak tekelci zihniyetin üç kuruşluk çıkarı uğruna yalanlar ve komplolar üretmeye mahkum edilmiş mahkumlar olmaktan kurtulacaklardır."
Nevzat ATAL
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|