kapat
01.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

YAVUZ SEMERCİ


Kesintisiz kriz

Mehmet Barlas köşesinde, "Türkiye'de en iyimser olmamız gereken dönemlerde bile, insanlarda bir genel kararsızlık ve sürekli bir 'kriz beklentisi' var. Öyle değil mi?" diye sorarak, şöyle devam ediyordu

"Örneğin T.L. değerleniyor, faizler ve enflasyon düşüyor. Borç döndürme sorunu, bir süre için çözümlendi. Ama çoğunun zihninde, 'Ya Çankaya'da biri birine Anayasa atarsa' ve 'Ya derin devlet adına birileri psikolojik hareket yaparsa' endişesi yok mu? Bu kuşku ortamı bir kader olmaktan çıkmalı artık. Devlet artık, modern ve çağdaş bir devlet olmalı."

Barlas olumlu düşünceye prim veriyor ama yapısal hale gelmiş ağır borç yükü durduğu sürece "Her an kriz çıkabilir" psikolojisinden kurtulmak mümkün mü?

Çağdaş ülkeler açısından kriz nedir? İşsizliğin artması, büyüme oranlarının düşmesidir.

Türkiye'de kriz denildiğinde batan firmalar, yükselen faizler, patlayan döviz kurları akla geliyor. Türkiye'ye özgü grafikler, istikrar kazandığında umutlanıyoruz. Ancak kesintisiz kriz içinde yaşadığımızı unutuyoruz. İşsizliğin artması, sermaye birikiminin yetersizliği, tek bir istihdam kapısının bile açılmaması, bizim için kriz göstergesi sayılmıyor. Çağdaşın "kriz" saydığına, biz "istikrar" diyoruz.

Peki ama neden?

Bu soruya yanıt vermeden önce 2000 yılı Ağustos ayında ekonomistlerin yorumlarına dikkat çekerim. Hemen hepsi pembe tablo çiziyorlardı. Çok değil 3 ay sonra Kasım krizi patladı. Ardından Şubat krizi..

Yanlış anlaşılmasın. İşlerin rayına girdiği tespitine katılıyorum.

Ama Gayri Safi Milli Hasılası 242 milyar dolar olan bir ülkenin, 265 milyar dolar iç ve dış borcu var, bu borçların da vadesi sadece aylar ile sınırlı ise, o ülke risk depolamış demektir. Olumlu gelişmeler, risk stokunu sadece azaltıyor. Yapısal problemi çözmüyor.

Eğer iç ve dış borç stokunu GSHM'nin yüzde 90'larına indirebilir, vadeyi 3-5 yıla çıkarabilirsek, Cumhurbaşkanı ve Başbakan değil kitap fırlatmak, birbirlerine silah çekse bile, kriz yaşamayız. Yüksek Seçim Kurulu nasıl karar verirse versin, faizler yükselmez, dolar bir inip, bir çıkmaz.

Yaşanan olumsuzluklar da olsa olsa geçici travma kabul edilir.

Bana gerçeğini göster...
Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Osman Arolat hem gazeteci, hem de Dardanelspor yöneticisi olarak Anadolu'yu adım adım dolaşıyor. KOBİ'leri, çalışma yöntemlerini, sorunlarını iyi biliyor. Arolat'ın Türkiye'de kayıtdışılığa ilişkin anlattığı fıkrayı sizinle paylaşmak istedim

"İki ortaktan genç olanı, işin başındaymış. Yaşlı ortak, bir gün defterleri görmek istemiş. Vermişler. Adam deftere bakmış, bakmış, "Yahu bu Maliye'ye verdiğiniz defter. Bana gerçeğini getirin" demiş.

Aradan zaman geçmiş. Genç patronun karısı gelip, para istemiş. Koca, önüne bir dosya koymuş. İncelemeyi bitiren kadın durumu çakmış

"Sen kimi kandırıyorsun. Bu ortağına gösterdiğin defter. Bana aslını göster"

Bir zaman sonra, bu kez işyerine adamın metresi uğramış. Derdi para kopartmak.

"Durumum müsait değil" denilerek kendisine uzatılan deftere şöyle bir göz atan metres patlamış

"Hadi canım sen de, bu karına gösterdiğin hesaplar. Bana aslını göster"

Fıkra, Türkiye'deki iş yapma biçimini, kayıtdışı çalışmayı anlatmıyor mu?

Türkiye'de bankacılık kesiminden kredi kullanan kaç firma var? Rakam 4 ile 5 bin arasında değişir. Daha fazla değildir.

Peki kaç tanesi, dünya standartlarında kayıt tutar, şeffaf bilanço açıklar?

Yüzde 10 rakamı bile iyimserdir. Bu nedenle, banka bilançolarında şahsi teminat oranı yüksektir. Yani banka şirkete kredi verir, patrondan da şahsi teminat ister. Patronların şirketten daha zengin olduklarını bilir. Bu yüzden şirketler de, patronun özel kasasına aktarım yapacak tarzda çalıştırılır...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır