|
 |
|

ŞELALE KADAK
Oğuz Satıcı bu kez kusura bakmasın!
Dün gazetelerde tekstil sektörünün önde gelen isimlerinden olan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı'nın Ekonomik Sorunları Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmayı okuyunca "Bu yazıyı yazmak şart" dedim. Düşük kur nedeniyle Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ye verip veriştiren ve "Süreyya Bey'i bir öğretmen edasıyla dinledik. Bize 8 aydır yaptıklarını anlattı. Vaktimiz geçti. Ekonomi ünversite sıralarından iyi görünebilir ama gelin reel sektörü dolaşalım" diyen Oğuz Satıcı, döviz kurundan şikayeti olan grubun liderliğini yapıyor.
İyi de reel sektörün diğer oyuncuları ne düşünüyor? Herkes Bakan Kürşad Tüzmen'in de desteğini alan tekstil sektörünün önde gelenleriyle aynı fikirde mi? Doğrusu benim bu soruya yanıtım evet olamıyor. Üstelik bunu oturduğum yerden, ahkam keserek söylemiyorum. Son günlerde ekonomi sayfalarında okuduğunuz pazar söyleşilerine konuk olan işadamlarının söyledikleri biraz sonra yazacaklarımın da ispatı aslında.
Onları kıskanıyorum!
Türkiye'yi ilk kez 'herşey dahil' sistemiyle tanıştıran ve turizm sektöründe önemli bir isim haline gelen Cem Kınay'ı da burada anmadan edemeyeceğim. Herşey biraz da iyi lobi yapmaktan geçiyor ne de olsa. Kınay şöyle demişti
"Biz gücümüzü yeteri kadar kullanamıyoruz. Bizimle hemen hemen aynı miktarda, yani 11 milyar dolar civarında döviz girişi sağlayan tekstilcilere gıpta ediyorum. Çok güzel lobi yapıyorlar. Bence son senelerin en önemli örgütlenmiş grubu onlar. Şahsen kıskanıyorum."
Oğuz Satıcı reel ekonomide işlerin hiç de iyi olmadığını dile getiriyor. İçinde olduğu sektörün sorunları için canla başla çalışan Satıcı'yı takdir etmemek mümkün değil ama TİM Başkanı olarak temsil ettiği reel sektörün diğer aktörlerinin düşüncelerinin de önemli olduğunu sanıyorum.
TÜSİAD'ın Çeşme'de yaptığı YİK toplantısında, Koç Grubu'nun tepe yöneticilerinden Mehmet Ali Berkman ile aynı masayı paylaşmıştık. Biliyorsunuz Koç Grubu bu yıl 2 milyar dolarlık ihracat hedefi yaptı kendisine. Yani düşük kur konusu onlar için de çok önemli diyebiliriz. O gün Berkman'a kur endişesi taşıyıp taşımadığını sorduğumda aldığım cevap şuydu "Biz de ihracat yapıyoruz ama asla kurlarda böyle bir ayarlama istemeyiz. Ekonomi için hiç iyi olmaz, bunun bilincindeyiz."
Bu yıl 500 milyon dolarlık ihracatı hedefleyen Mercedes Benz Türk'ün Alman Başkanı Dr.Till Becker'ın, görüşmemizde söyledikleri de çok ilginçti
"Kur makasındaki açık bizi tabii ki endişelendiriyor. Sırf bu yüzden 25 milyon dolar kaybettik. Ama eğer bu açık çok hızlı kapanırsa durgunluk olur ki o da ne ekonomi için ne de bizim için iyi olur. 2003 bizim için aslında olağanüstü bir yıl."
Gelelim bu yıl ilk kez fabrikanın siparişlerine yetişemeyen Hyundai'nin patronu Ali Kibar'ın söylediklerine... Türkiye'nin alüminyumda lideri olan ve dünyaya yaptığı ihracatla adından söz ettiren Assan Grubu'nun da ikinci kuşak temsilcisi olan Ali Kibar, piyasanın bir yerde kendi dengesini bulacağını, düşük kurdan dolayı endişe taşımadığı gibi, bu durumun otomobil fiyatlarında indirim yapmalarına yol açtığını dile getiriyor.
Katma değeri düşük
Şunu söylemeye çalışıyorum. Kuşkusuz tekstil sektöründe katma değeri yüksek ürünlerin ihracatından ziyade başını tişörtün çektiği mal gruplarının ihracatı yapılıyor ve bu noktada fiyat çok önemli.
Örneğin yabancı bir şirketle 5 dolardan ihracat pazarlığı yapan bir firmanın planları, doların sürekli aşağı doğru bir trend izlemesiyle alt üst oluyor ama tüm bunlar bile reel ekonominin de aynı durumda olduğunu göstermiyor. Henüz ekonomideki iyileşme işsizlik oranlarına yansımadıı ama en azından kimse yeni işten çıkartma duyurusu yapmıyor. Tek vardiyalar ise ikiye çıkıyor. İşte bu yüzden ben de diyorum ki bu kez Oğuz Satıcı kusura bakmasın.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|