|
 |
|

UMUR TALU
Vicdanımız ne kadar büyüyebilir ki!
Pazar günkü "Dışlamayı nereden öğrendiniz siz!" başlıklı yazıya devamla...
HIV (ya da AIDS) taşıyıcısı Y.O.'nun sınıf arkadaşı çocuklardan, onların velilerinden üç, beşinin...
Tarihimizin, ananelerimizin tüm korkuları ve dışlamaları arasında yine de olağanüstü insanlar olarak ortaya çıktıklarını...
Kendilerine bakmadan, onlara akıl, fikir ve vicdan dersi vermeye soyunan nice devlet yetkilisi ve medya elemanından çok daha yürekli ve vicdanlı olabildiklerini...
Onlar kadar kendilerini aşamamış velilerin de, tüm alışkanlıkları, tüm geleneksel korkuları ile de olsa, kendilerince, çocukları adına, "vicdan kuşatması"na direndiklerini söylemek isterdim bugün.
****
Aslında, o yazıya devamla...
AIDS ya da başka bireysel-toplu felaketlerin hangi ekonomik, siyasal, sosyal denklemlerin de içinde yer aldığını...
Küresel adalet sorgulanmadan, onun bir parçası haline gelen AIDS'in de sadece gündelik ve tekil "merhamet" konusu olmaktan ileri gidemeyeceğini...
Her yıl 3 milyon kişinin öldüğü, her yıl AIDS'liler arasına çoğu bebek 5 milyon kişinin katıldığını, 40 milyon AIDS'liden sadece 300 bininin herhangi bir tedaviyle buluşabildiğini...
Patent hakkı yüzünden, büyük ilaç sektörünün tekelinde olan üç ilaçlı karma AIDS tedavisinin yıllık 10-15 bin dolara çıktığını...
Korsan da olsalar, Hintli firmaların 300 dolara sağlayabildiği muadil ilaçların, büyük şirketlerin yasal takibi sonunda Afrika'da yasaklandığını...
Kara Afrika'da AIDS ile homoseksüellik bağlantısının filan kalmadığını, esas olarak anneden çocuklara ölümcül bir miras olarak devredildiğini ve geometrik çoğaldığını...
Batı'da belli tedbirler yaygınlaştıktan sonra, AIDS'in artık ezici çoğunlukla bir yoksulluk, dışlanmışlık meselesi haline geldiğini...
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan'ın çabasıyla 2001'de, meşum 11 Eylül'den hemen önce, oluşturulmasına çaba harcanan yıllık 10 milyar dolarlık "global fon"a "Bush ABD'si"nin sadece 200 milyon dolar çıktığını...
O yüzden, sadece 1.5 milyar dolar toplanabildiğini...
ABD'den küresel sorumluluk adına çıkan 200 milyon doların, Kara Afrika ülkelerinin her hafta ödedikleri dış borç faizi miktarına eşit olduğunu...
ABD'nin küresel hakimiyet adına bol bol kullandığı bir B-2 bombardıman uçağının ise 2 milyar dolara geldiğini...
Pentagon'un, Afrika'da 20 yılda 40 milyon kişinin hayatına mal olan malarya programına ayırdığı bütçe 9 milyon dolarken, ordu mensuplarına dağıtılacak Viagra'lar için bunun beş katının bütçelendiğini...
Botswana'da AIDS yüzünden ortalama insan ömrünün 20'ye kadar indiğini...
"Vicdan" meselesinin sadece "vah vah"lardan ve "ben olsaydım"lardan ibaret kalamayacağını...
Dünyada, bu felekatler karşısında ortak insani sorumluluk duyarak "asıl denklemler"i göstermek için çabalayan, hayatını adayan "gerçek iyi insanlar"ın da var olduğunu...
Bunların gözünde...
Sağlık-yoksulluk-yoksunluk-borç- piyasa düzeninin aynı zamanda temel insan haklarına erişimde ayrımcılık, ekonomik süreçlerdeki gizli ırkçılık, insan haklarında iki yüzlülük anlamına geldiğini...
Ve bu eşitsiz, kıyıcı, kıyımcı küresel anlayışı...
"Şirket odaklı soykırım... Küresel ırkçılık... Karlı vicdansızlık" olarak adlandırdıklarını söyleyecektim.
****
Söyledim ve durdum. İnsan, ölümün çengelindeki kendi ömrünün meşgalesini ne kadar aşabilir de...
Milyonlarca kara çocuğun ölümüne dair bir vicdan büyütebilir ki?
Hem ömür dediğin ne ki?
İşte Sevgili Tuğrul'un 52 yaşına karşılık Elia Kazan'ın 94 yaşı, Yukichi Chuganji'nin 114 yaşı.
Mesajlarınız için:
utalu@turk.net
Fax: 212 280 05 51 Tel: 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|