|
 |
|

Devrimi ve aşkı seven son dinozor
Küba lideri Fidel Castro ile görüşen ünlü yönetmen Oliver Stone, onun bilinmeyen yüzüne ışık tuttu. Devrimci lider, "Hayatım aşk ve sevgiyle dolu geçti"diyor
Küba'nın 44 yıllık lideri, yılların devrimcisi Fidel Castro'nun Amerikalı ünlü yönetmen Oliver Stone'a verdiği röportaj, dünyanın en sert liderlerden birinin bilinmeyen yüzünü ortaya çıkardı. 1959'da gerçekleştirdiği "Küba Komünist Devrimi"yle iktidara gelen ve o günden beri ülke yönetimini elinde tutan, hakkında sayısız kitap ve makale yazılmış Castro, ilk defa duygusal ve "kendini ölüm fikrine hazırlamış" biri olarak konuştu.
FAKİRLERİN UMUDU
"Dinozorların Sonuncusuyla Görüşme" başlığıyla Fransız dergisi Paris-Match'ta yer alan röportajda, "Gezegenin kutsal son dinozorlarından biri. Sevmeyebilirsiniz, ama onu tanımalısınız" dendi. 5 gün boyunca hergün 10 saat süren röportajı gerçekleştiren Stone, "Merak ettiğim her şeyi sordum. Son derece açıkgörüşlü ve bilgili bir insan" diyerek Castro'nun devlet yöneticiliği ve devrimci kişiliğinin arkasında kalmış insani yüzünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. 50 saat süren görüşmeler boyunca artık hepimizin tanıdığı haki yeşil askeri kıyafetiyle sorulan sorulara tüm içtenliğiyle cevap veren Castro, "Hayatım aşk ve sevgi dolu geçti. Ben onurun, insanlığın, sevginin hüküm sürdüğü bir ülke yarattım" dedi.
Yaptıklarından asla pişmanlık duymadığını ve yapılması gerekeni yapmak dışında hayatı boyunca hiçbir adım atmadığını belirten Castro, dünyanın "orman kanunları"yla değil de insani kanunlarla yönetilmesi için elinden gelen çabayı gösterdiğini belirtti. "Ülkemin yararı için öldürülmesi gereken insanlar bile benim için çok büyük üzüntü kaynağı oldu. Keşke her şey hiç acı çekilmeden gerçekleşseydi" diyerek bugüne kadar çizdiği imajın dışında çok daha yumuşak ve toleranslı bir imaj çizdi. "Ülkemde her zaman terör eylemleri oldu. Ben bu eylemleri kökünden engellemek durumundaydım. Aldığım kararlar da hep bu yönde oldu" diyen lider, ilk görevinin her zaman masum halkını korumak olduğunu ifade etti. "Ülkem fakir ülkeler için bir model. Burada kurmaya çalıştığımız sosyalist ve eşitliğe dayanan yönetimi benimsemek isteyen birçok fakir ve umudunu yitirmiş ülke için biz ayakta durmayı başaran nadir örnek ülkelerden biriyiz" diyen Castro şöyle devam etti
"Benim ilk görevim halkımı ve ülkemi korumak ve bunun için gerekli olanları yerine getirmektir. Bunun karşısında bulunan her güçle savaşmak durumunda kaldım. Kötülük kökünden kurutulmalıdır. Hep bu amaç doğrultusunda çalıştım. İnsanları ölüme yollamak en çok benim canımı acıttı, en çok beni üzdü... Fakat yapılması gereken ne yazık ki buydu" diyen Castro genel tavrının dışında dünya ve Amerika hakkında da oldukça yumuşak bir dille konuştu.
11 EYLÜL'E ÜZÜLDÜM
Dünyayı derinden etkileyen, 11 Eylül saldırılarından üzüntü duyan Castro, "Gerçekten, bu olay beni derinden yaraladı. Benim ülkem de terör saldırılarından dolayı çok zarar gördü. Sorun bazı şeylerin sadece paraya dayanması... Bu yüzden istihbarat teşkilatları tam olarak koordinasyonu sağlayamadı. Burada olaylar bu şekilde gelişmiyor. Benim ve halkım için önemli olan görev duygusu ve takım çalışmasıdır. Bu sayede hala ayakta durabildiğimize inanıyorum" dedi. 2002 yılında Berlin Film Festivali'nde de gösterilen "El Commandante" belgeseliyle daha önce de onun hayatına ışık tutan Oliver Stone'un filmi 2004 yılında sinemalarda vizyona girecek.
CASTRO HESAPLAŞIYOR
Artık kendimi ölüm fikrine alıştırdım
"Ben önce halkı düşünüyorum. Geri kalan herşey daha sonra geliyor benim için. Hiçbirşey sonsuza kadar değil."
Fidel Castro önyargılardan yakınıyor Herkesin hakkımızda önyargıları var. Küba'da 11 milyon nüfusa 70 bin doktor var. 20 öğrenciye 1 öğretmen düşüyor. Seçimlerde halkın % 95'i oy kullanıyor. Olimpiyat madalyası kazanan birçok sporcumuz var. Halkın % 85'i kendi evinde oturuyor. Maddi olarak en iyi durumdakiler de tarlasından iyi ürün alıp, dünya piyasasında satan ve bankada iyi değerlendiren çiftçiler" diyerek ülkesinin geldiği başarı noktasını tüm dünyayla paylaştı. Ülke de ne kendisinin ne başka bir liderin resmi ya da haykeli olmadığını belirten Castro, "Bunu istemedim. Burada diktatörlük var sananlar yanılıyor. Ben hiçbir yakınımı kendi arzum doğrultusunda bir mevkiye getirmedim" dedi. Çok uzun yıllardır başta bulunmasının ise söylenenin aksine kendisini daha az egoist ve hırslı yaptığını vurgulayan Castro, "Ben önce halkı düşünüyorum. Geri kalan herşey daha sonra geliyor benim için. Hiçbirşey sonsuza kadar değil. Kendimi ölüm fikrine hazırladım"dedi. Röportajın son bölümünde hayatına giren kadınlar hakkında konuşan lider, "Hepsi özeldi. Hiçbirinin ne resmini ne anısını kimseyle paylaşmadım... Sadece bilinen isimler var... Benim hayatım aşk dolu geçti. Tek bir ilkem oldu o da aşkımla yani özel hayatımla işimi karıştırmadım" diyerek bir devrimci olarak hayatının en büyük ilkesini ifade etti.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|