|
 |
|

NECATİ DOĞRU
İdeal üniversite projesi!
Kim olursa olsun, arkasında psikolojik bir iz mutlaka bırakır, bu bir çeşit imzadır. İmzalar atıldı, "Kim nedir, necidir, ne peşindedir?" tabak gibi ortaya çıktı. Başbakan, rektörlere; "Edepsizler..." diye ad taktı.
Başbakan psikolojik iz bıraktı.
İze bakalım.
Anlamaya çalışalım.
Başbakan neyin peşindedir?
53'ü devlet, 23'ü özel toplam 76 üniversitenin rektörüne Başbakan "edepsizler..." diyerek ortamı niçin germektedir? Öte yandan YÖK Başkanı yanına bazı rektörleri alarak Kara Kuvvetleri Komutanı'na; "Başbakan'ı şikayet etmeye" gitti, "Bunlar gaflet içinde komutanım..." türünden laflar etti.
YÖK Başkanı da iz bıraktı.
İze bak otur ağla Üniversite rektörleri ve YÖK'ün başkanı güç almak, iktidarı yanlış yapmaktan alıkoymak ve "ideal üniversite yapısı oluşturacak proje geliştirmek" için kalkıp halka gideceklerine kışlaya komutana gidiyorlar.
Anlamaya çalışalım.
Rektörler neyin peşindedir?
****
Rektörlerden biri de Hükümeti, Başbakan'ı, Bakanları adres göstererek; "Sizin karşınızda hepimiz birer Kubilay..." olacağız dedi.
Derin iz bıraktı.
Sanki Başbakan...
Başbakan değil...
Bir Derviş Vahdeti'dir.
Kanlı karşı devrim yapıyor.
Rektörler de Atatürk'ün subayı Kubilay olacaklar, "karşı devrimci Derviş Vahdeti'ni geriletmeye" çalışacaklar.
Ne oluyor?
İdeal üniversite projesi mi tartışılıyor, yoksa "Üniversiteliler aslında bir çiftliktir, siz fazla sahiplendiniz, çekilin biraz da biz sahiplenelim" çekişmesi mi yaşanıyor?
****
152 üyeli Üniversitelerarası Yüksek Kurul ve 22 üyeli YÖK, TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi, Öğretim Elemanları Dernekleri, üniversite öğrenci temsilcilerini, işveren, işçi, memur örgütlerini, Tabib Odalarının, Baroların, Mimar Mühendis Odalarının, Ticaret ve Sanayi Odaları'nın temsilcileri dahil olmak üzere toplumun her kesiminden "İdeal Üniversite Yapısı ne olmalıdır?" konusunda görüş almış ve bu soruya cevap bularak Hükümet'in karşısına çıkmış değil. Rektörlere "Edepsiz..." diyen Başbakan da zahmet edip toplumun çeşitli kesimlerinden "İdeal Üniversite Projesi yapmak için" ortak akıl bulmak çabasına girmiş değil.
Ortada tasarı da yok...
Çiftlik ağası olma kavgası var. Nasıl bir üniversite yapısı kurmak istiyorlar? Yüksek bilimsellik, yüksek akademik özgürlük, yüksek demokratik yönetim, yüksek bilimsel kalite, yüksek akademik ahlak konularında Hükümet ne öneriyor, ona karşı "Dağbaşını duman almış marşı" söyleyenler hangi noktaları "daha özgür, daha bilimsel, daha demokratik üniversite için sakıncalı" buluyorlar?
İşin özü bu. Tartışılmıyor.
Bizdeki 76 üniversite; bilimsel makale üretiminde, bilimsel araştırma yapmada, dünya üniversitelerine ders versinler diye profesör gönderme ve dünya üniversitelerinden burada ders versinler diye profesör kabul etme kriterlerinde niçin geride kaldı? Ve sizin kavganız bu geriliği giderme kavgası mıdır?
İzlere bakalım, anlayalım!
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|