|
 |
|

MEHMET BARLAS
Hortumculari kim hortumladi acaba?
Gecen hafta bir aksam, Liberal Demokrat Parti'ye buyuk emek veren Nizam Kagitcibasi'nin Yenikoy'deki yalisinda toplanip, palamut mevsiminin baslamasini kutladik.
Tabii Besim Tibuk da vardi, maydanozlu sogan piyazina palamutlari katik edenler arasinda.
Her Turk gibi, karnimiz doyduktan sonra, "Ne olacak bu memleketin hali" muhabbetine girdik.
2001 Subat Krizi'nden bugune uzanan gelismeleri, batan ve el koyulan bankalari, TL'nin deger kazanmasi olayini falan da konusup, tartistik.
Besim Tibuk, o kendine ozgu bakis acisi ile, olaylara daha saglikli yaklasmayi saglayacak bir benzetme yapti.
Dedi ki
- Dusunun... Bir mahallede sekiz tane bakkal var.. Bu bakkallardan biri, isini iyi idare edemedigi icin batiyor. Ne olur bu durumda? Geride kalan yedi bakkal, batip yok olan bakkalin musterilerini ve islerini paylasir. Mahallenin ekonomik hayati aksamaz..
Ama eger, o mahalleye gelen yollarin hepsini belediye kazar, ne insan, ne arac giremez hale gelinirse, o zaman sekiz bakkalin sekizi birden batar. Mahallede ekonomik hayat durur..
Besim Tibuk bunlari anlatirken, Nizam Kagitcibasi'nin Yalova'daki ciftliginde uretilen kaymaklarin esliginde, cesitli hamur tatlilari gelmisti sofraya.
Hepimiz, "Tatli baligi oldurur" umidi ile, bu tatlilari da, midemizdeki palamutlarin uzerine yerlestirdik.
Sonra yine donduk Besim Tibuk'a ve "Ne olacak bu memleketin hali" konusuna..
Tibuk, 2001 Subat Krizi ile baslayan sureci, ayni mahalledeki sekiz bakkalin birden batmasi olayina benzetti.
Bu kriz sonrasinin, gerek devlet ve siyaset, gerekse medya tarafindan, dogru ve saglikli algilanmadigini vurguladi.
Yine bir ornek verdi..
- Batan bankalara devlet el koydu ve sonra bu bankalar daha fazla zarar ettiler. O bankalarin karli isletmeleri eridi, yok oldu. Ama ayni donemde faizsiz finans kurumlari Bankalar Kanunu kapsaminda olmadigi icin, mesela Ihlas Finans'in tasfiyesi, BDDK veya TMSF'ye degil Enver Oren'e dustu. Adam isletmelerinde kemer sikti, malini mulkunu satti. Borcunu azaltip, odemeye calisiyor.
Tibuk'un bu sozleri, tabii her zamanki gibi tartismalara, tepkilere yol acti..
Bazilari, "Yani hortumcularin mallarina el koyulmamali miydi" falan dediler.
O geceki tartismalar bir yana..
Soylemek istedigim su
Aklin yolu bir degildir. Devlet adina izlenen her politika da, dogru degildir.
Dusunun ki, krizi ureten de devlet, kriz sonucu batanlari cezalandiran da devlet.
Bari bunu, hukukun ustunlugu ve ekonomik akilcilik cercevesinde yapsa!..
Gecen gun BDDK Baskani, 2001 Subat krizi ertesindeki bankacilik felaketleri sonunda, devletin 43,6 milyar dolarlik bir yuku sirtlandigini acikladi.. Kamu bankalarinin "Gorev Zarari" 21,9 milyar, ozel bankalarin "Hortumlanmasi" ise 21,7 milyar dolara malolmus devlete.
Peki, bu paralari kim cebe indirdi?
Bu bankalarin herseyini satsaniz, paranin yuzde 20'si cikmiyor.
Hurriyet'te Ege Cansen, paralarin nereye gittigini bulmus..
- Bu 43 milyar dolarin onemli bolumu, yuksek reel faizler alan yerli ve yabanci tasarruf sahiplerine gitmistir!
Ozetle, bankada paraniz varsa ve yuksek reel faiz aldiysaniz, siz tasarruf sahipleri de, hortumculari hortumlamissiniz!
Hos bir durum degil mi?
SAKA
Washingtonizm!.
Haberturk'un haberi dogru ise, YOK Baskani Kemal Guruz, emekli olduktan sonra Amerika'ya yerlesip, orada bir universitede ders verecekmis.
Herhalde bu arada Amerikalilari da uyarir ve "Kurucunuz Washington'un ilkeleri tehlikede" seklinde uyarilar yapar.
Mesajlariniz icin:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|