|
 |
|

UMUR TALU
Dislamayi nereden ogrendiniz siz!
Medya gruplarinin, holdinglerin "sefkat, merhamet, vicdan" subeleri de vardir.
O sayede, HIV tasiyicisi Y.O, basyazar ile basyonetmen arasina oturtulmakta, ismi Y.O.'lanabilmekte, masum yuzu kapatilabilmekte, cekistirildigi TV'de de ancak kaza neticesi gorulebilmektedir.
Bu subeler yakaladiklari "populer" vakalarda "populer iyilik" sacar.
Zirhli arabalarda korumalar arasindan, sille, darbe yemis cocuklara el sallar.
Bir cocuga sahip cikilabilmesinin ardindaki en kuvvetli sivil teskilattir, medya vicdani.
Bu yuzden, toplumun, devletin, medyanin tum vicdan yukunun de, Serif Remzi Ilkokulu 1-B sinifi velilerine yikilmasi dogrudur.
Dislayici, tipik anne-baba, tipik veli, tipik vatandas tedirginlikleri pis bir seydir.
Cumhuriyet'in tum insani sorumlulugu artik 1-B velilerinin ustundedir.
1-A velilerinin herhangi bir huzursuzluk duymasina gerek yoktur. Onlar, "Ben olsam cocugumu gonderirdim" diyebilirler.
****
Oysa, 1-B velileri de, muhtemelen 1-A'ninkiler gibi, muhtemelen 2, 3, 4, 5 A ve B'lerinkiler gibi, istisnai bir nufus disinda, tum veliler, tum aliler gibi...
"Dislama"yi medyadan ogrendiler.
"Dislama"yi devletten ogrendiler.
Onlar da cocuktu, Veli idi, Ali idi, Y.O. idi. Bilmeden, dusunmeden, tahlil etmeden, sorgulamadan korkmayi, urkmeyi, tehlikeli bulmayi, bulasmamayi, ilismemeyi, yanasmamayi, dusmanlik ve hinc duymayi, sessiz lincleri ya da seytan taslamalari medyadan ve devletten ogrendiler.
Onlerine "hainler" atildi, onlerine "anarsistler" atildi, onlerine "komunistler" atildi, onlerine "Kurtler" atildi, onlerine "dinsizler" ya da "yobazlar" atildi, onlerine "ekalliyet" atildi, onlerine "sirfintilar" atildi, onlerine "kahpeler" atildi, onlerine "canavarlar" atildi...
Ofkeyle ya da sukunetle vurdular.
Onlerine atilanlarin sulale boyu parcalanip yenmesine, basharflerle sifrelenmis, fotograflari aile albumlerinden calinmis, mahkeme koridorlarinda, hane enkazlarinda, cezaevi kapilarinda gozyaslariyla kameralanmis, fotolanmis... titrek, saskin, huzunlu cocuklarindan korkulmasina, uzak durulmasina egitildiler yillar boyunca.
"Ondan uzak dur, seyin cocugu o evladim"lar, bu ulkeyi sokak sokak, hane hane, aile aile ziyaret etti; yatilara kaldi, yatsilara sindi, sabah ezanlariyla uyandi, "dislama"lar kusandi.
Onlar "dislama"yi, bir suru yonetmenden ve bir suru yonetmelikten, bir suru basyazardan ve bir suru basyasadan, bir suru mansetten ve bir suru siddetten ogrendiler.
"Bi sey" oldugu icin isten kovulan, ordudan atilan, hapse tikilan, iskenceden gecen, is bulamayan, universiteden kazinan, kapilardan alinmayan, okuldan uzaklastirilan, ev verilmeyen, sokaga firlatilan, yerlerde suruklenen, kafasi kazinan, afislenen fislenen, bitlenen mitlenen, izlenen gizlenen, yorgun surgun, kose bucak kacak yakinlari, komsulari, arkadaslari, tanidiklari, hic tanimadiklari oldu.
Hep hepsini her halukarda "dislama"yi ve o sayede devletine ve isine sadik, ailesine duskun, kendi halinde, etliye sutluye karismayan, ortalama medya vatandasi olmayi bellediler.
Devletten duyduklari, medyada gordukleri ile...
Dusmanlik, kin, hinc, ofke, otekileme... ihbar, istihfaf, istihkar, istinkaf, istiskal, istismar... ne varsa ogrendiler, yeni Turkce'ye cevirdiler, babadan ogla, anadan kiza, kusak kusak kucak kucak aktardilar.
Dislamayi, ayiklamayi, sakinmayi, uzak durmayi, uzaklastirmayi, kacmayi, kacinmayi, kacirmayi ogrene ogrete buyuduler ve buyuttuler.
****
En iyi bilinebilecek vakalarda bile, devlet-medya manipulasyonu yalan-korku-nefret hamuruyla yogrulan 1-B velileri, simdi pek de bilmediginiz bir vakada, tarihimizin tum vicdani sorumlulugu uzerinizdedir.
Devlet ve medya artik boyle buyuruyor!
Mesajlariniz icin:
utalu@turk.net
Fax 212 280 05 51 Tel 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|