kapat
28.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Türkiye'yi üretim üssü yapmak için savaşıyorum

Mercedes-Benz Türk Başkanı Becker, 'Almanya, kamyonda üretim üssünü seçecek. Adaylardan Brezilya ve Almanya karşısında Türkiye için mücadele veriyorum' diyor

İş dünyasında en sık rastladığım yabancı işadamlarının başında Dr. Till Becker geliyor. Kimi zaman kulağında simultane çeviri kulaklığıyla oradan oraya koşuşturuyor ama bu arada, toplantıda neler konuşulduğunu da kaçırmak istemiyor. Kimi zaman da Türk işadamlarıyla derin ekonomik ve sosyal içerikli sohbetlere dalıyor. Yüzünde hep bir gülümseme var. Bu ülkede olmaktan da, Türk dostlar edinmekten de pek bir memnun.

Otto Schily'nın ricası
3.5 yıldır İstanbul'da yaşayan Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı olan Almanya vatandaşı Dr Till Becker, dışarıda ise ateşli bir Türkiye savunucusu. Bazen öylesine savunuyor ki, geçtiğimiz ay Berlin'de ofis açan TÜSİAD'ın verdiği kokteyle katılan Alman İçişleri Bakanı Otto Schily, yanına gelip, kulağına fısıldıyor "Hani 9 ay önce İstanbul'da Alman konsolosluğu'nda yaptığınız konuşma var ya, işte o süperdi. Lütfen aynı konuşmayı, gelip Almanya'daki muhafazakâr gruplara da yapar mısınız?"

Unutmadan, Becker'ın konuşmasının içeriğini Türkiye'nin AB'ye neden girmesi gerektiği konusu oluşturuyormuş.

En iyiden daha iyi!
Becker, 15 yıldır Almanya'nın dışında çalışıyor. O yüzden bir Alman'dan ziyade kendisini dünya vatandaşı adlediyor. Türkiye'ye gelmeden önce tersden gidersek, Hindistan, Portekiz, Belçika, Almanya ve Brezilya'da Mercetes şirketlerinde çalıştı. Ama şimdi kendisine sorarsanız, 'Bu ülkeler arasında en çok tercih ettiği, çalışmaktan en çok mutlu olduğu ülke hangisi' diye. Şu cevabı duyarsınız "En iyisinden bile daha iyi Türkiye, buradaki çalışma arkadaşlarım ve Mercedes-Benz Türk."

Bilmem Dr. Till Becker'ın ne kadar Türk dostu olduğu yeteri kadar açık mı? Türkiye'nin lobisi için her fırsatı değerlendiren ve Türk şirketleri ile Alman şirketlerini evlendirmek için kendi deyimiyle 'çöpçatanlık' da yapan Till Becker'ın sorularımıza verdiği ilginç cevapları aşağıda bulacaksınız.

* Mercedes'in ilk aracı üretmeye başladığından bu yana 40 yıla yakın süre geçmiş. 65 ülkeye ihracat yapar hale gelen bir Mercedes-Benz Türk var karşımızda. Çin'e bile ihracata başlamışsınız, öyle mi?

Herşeyden önce şunu söylemek istiyorum, biz yüzde 100 Türk şirketiyiz. Bu çok önemli. 3 bin 500 kişiyiz şu anda ve herkes bizim otomobillerimizi bilir ama otobüs ve kamyon üretimimiz de çok önemli ve biz yani Mercedes Benz Türk bu konuda çok iddialı. Şu anda ürettiğimiz otobüslerin Polonya'dan İsrail'e kadar ihracatından sorumluyuz. Çin pazarına da bu yıl 40 adetle test girişi yaptık, gerisi de gelecek. Şöyle söyleyebilirim, ana şirketimiz DaimlerChrysler'in geleceğin otobüs, kamyon ve çekici modellerinde Türkiye önemli rol oynayacak.

500 MİLYON $ İHRACAT
* Nasıl bu kadar iddialı konuşuyorsunuz?

Çünkü üretimimizi çok geliştirdik ve şimdi üretim üslerinden biri haline geldik. Günde 7 otobüs üretiyoruz ve ihracatta rekor yılımız 2003. Olağanüstü bir yıl! Düşünebiliyor musunuz, şu anda Avrupa'daki her üç otobüsten biri Türkiye'de üretiliyor. Bu yıl 1800 otobüs ihraç ediyoruz. Toplamda 500 milyon dolarlık ihracata ulaşacağız. Ben DaimlerChrysler'de hem otobüs, hem de kamyon bölümünde yönetim kurulu üyesiyim. Şu günlerde merkezde, Almanya ve Brezilya ile savaş veriyorum. Kamyonun bir modelinde hangi ülke üretim üssü olacak diye kavga ediyoruz. Mutlaka biz olmalıyız.

Üretim üssü için savaş
* Brezilya'nın şansı var mı? Bizim hangi özelliklerimiz üretim üssü olmamızı kolaylaştıracak sizce?

Almanya 60 bin, Brezilya 12 bin ve Türkiye'de 20 bin kamyon üretiyor. Biz diyoruz ki, Brezilya Güney Amerika pazarını alsın. Kuzey Amerika'da zaten başka bir marka altında üretim var. Biz yani Türkiye ise zaten Ortadoğu'ya daha yakın. Ortadoğu, Kuzey ve Güney Afrika'ya ihracat bize kalsın istiyoruz. Modellerden birini Batı Avrupa'ya ihraç etmek istiyoruz. Savaşımız da bu noktada başlıyor. Bunun fiyat ve kaliteyle ilgisi var. Brezilya'nın kamyonda pazar payı yüzde 80'den yüzde 40'lara gerilemiş. Bu nedenle ihracat yapmak istiyorlar ama ben Türkiye'nin üretim üssü olması için çabalıyorum.

* 3.5 yıldır Türkiye'desiniz. Yapmak istediklerinizden oluşan listenin uzunluğunu görüyorum. Bunları yapmadan gitmezsiniz umarım?

İnşallah! 3 ay ile 5 yıl arasında kalabilirim. İhtiyaçları olduğunda arıyorlar zaten. Ama sanırım beni Almanya'ya çağırmaktan daha kötü bir şey olamaz.

* Almanya'da Türkiye'nin imajının neden kötü olduğunu en iyi siz bilirsiniz herhalde. TÜSİAD'ın bazı lobi seyahatlerine katıldınız. İmajımızı nasıl düzelteceğiz sizce?

Türkiye'nin Almanya'daki imajını, yıllar önce çalışmak için Almanya'ya göç eden ancak kültürüne karışmayan, dilini öğrenmeyen Anadolu'nun insanları oluşturuyor. Almanlar'ın gözündeki imaj da böyle. Ben sürekli olarak Alman arkadaşlarımı, iş çevresini Türkiye'ye davet ediyorum. Gelip gördükleri başka bir Türkiye. Türkiye kendini daha iyi tanıtmalı Avrupa'da.

Havalimanı çirkindi, hava kirliydi
* İstanbul'da yaşamaktan memnunsunuz şimdi ama merak ettim, ilk ayak bastığınız günkü ruh halinizi?

İlk izlenimim bir felaketti! Yeni havalimanına değil, çirkin olanına indim. Hava kararmak üzereydi ve aylardan kasımdı. Yağmur yağıyordu, hava çok griydi. Şoförüm Adnan, bunu yazmalısınız, hayatında ilk ve son kez gecikmişti. Bu arada belirteyim, Adnan dünyanın en mükemmel şoförü, olağanüstü biri. Bavullarımla havalimanının dışında ayakta beklerken etrafa bakıyordum. Hava kirliydi, binalar gözüme çok çirkin görünüyordu. Kendi kendime, "Allah aşkına, ne yapıyorum ben burada?"demeye başlamıştım. Kendimi kötü hissettim anlayacağınız. Sonra Adnan geldi ve beni Çırağan Sarayı'na götürdü. Otel muhteşemdi. Rahatladım. Sonra birer birer güzel insanlarla tanışmaya başladım. Zaten sonrası çok hızlı gelişti.

Çöpçatanlık yaptım, 20 şirketi evlendirdim
* Sohbete başlarken değindiğiniz şu çöpçatanlık konusunu da açar mısınız?

Evet çöpçatanlık yapıyorum ama sadece sanayide! Türkiye'deki otomobil yan sanayicileriyle Alman yan sanayicilerini evlendiriyorum. Bugüne kadar 20 tanesi evlendi. Bugün Türkiye'den 100'den fazla yan sanayi şirketi ihracat yapıyor ve Mercedes'in bir çok yan sanayi ürünü Türkiye'den gidiyor.

Türkiye'nin yana sanayide ne kadar kaliteli üretim yaptığının Almanya'da lobisini yapıyorum. Bir amacım daha var. Almanya'nın yan sanayide Türkiye'yi merkez yapmasını istiyorum. Biz yan sanayinin gelişmesi için çok çalışıyoruz. Onlara teknoloji veriyoruz, yardımcı oluyoruz. Bu sosyal bir iş. Ne de olsa binlerce işçi ve ailesinden söz ediyoruz.

Almanlar bize dahi diyor!
Almanlar geldi, kalitemizi ölçtü. 8 aydır onlardan daha kaliteli üretiyoruz

* Mercedes-Benz Türk 8 aydır Almanya'dan daha kaliteli kamyon üretmeye başlamış. Bu Almanlar'ı kızdırmadı mı?

Üstelik Almanlar gelip, kendileri kalite ölçümlemesi yaptı. Biz daha iyi çıktık. Bu tabii bizim keyfimizi bir kat daha artırıyor. Harika bir duygu. Almanya'dan davet ediyorum, gelip fabrikaları geziyorlar ve bizim "dahi" olduğumuzu düşünüyorlar. Bizim burada muhteşem bir şirket kültürümüz var. Ben pek çok ülkede yöneticilik yaptım ve diyorum ki, bu en iyisinden bile daha iyi. Hep bir adım daha öndeyiz. Almanya'daki ünümüz çoktan yayıldı! Para kazanıyoruz. İyi bir şirketiz ve başarılıyız. 'Türkiye yatırım yapmaya değer' demek için çok sebebimiz var anlayacağınız.

* Ekonomideki bahar havası size de yansımış sanırım...

Bütün işaretler, Türkiye'nin iyi yolda olduğunu gösteriyor. Ama tabii borç ve kur makasındaki açık konusu bizi endişelendiriyor. İhracat ve ithalat yapıyorum, etkilenmemem mümkün değil, bu yüzden para kaybettik. Ama eğer bu açık çok hızlı kapanırsa, durgunluk olur ki o da ne ekonomi için ne de bizim için iyi olur.

* Siz aynı zamanda Yabancı Sermaye Derneği üyesisiniz. Hükümetin yabancı sermayeyi çekmek için bazı çalışmaları oldu. Yeterli mi?

Yeterli değil ama örneğin Promosyon Ajansı kuruldu, bu çok iyi. Yabancı sermayede Nijerya'nın arkasından gelmemiz inanılmaz bir şey. İstikrarın sürmesi çok önemli. Türkiye'nin sürekli zigzaglar çizmesi yabancı sermayeyi rahatsız ediyor. Benim için hiç önemli değil. Ben Brezilya'da da çalıştım, alıştım böyle ekonomilere. Ama Avrupalılar'ın bunu anlamasını beklemeyin. Biz şimdi YASED olarak bir çalışma yaptık ve doğrudan yabancı sermaye için kritik faktörleri sıraladık ve yatırım ikliminin iyileştirilmesi için bazı önemli tavsiyelerde bulunduk. Bunu Ankara'yla paylaşıyoruz ve onlar da bizi dinliyor.

Şelale KADAk


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır