|
 |
|

MEHMET BARLAS
AK Parti sukretsin... Millet siyasetten oyle bikti ki!
Siyaset Turkiye'de cozumsuzluk anlamina geldigi icin, insanlar siyasetten bikti.
Bu durum bir anlamda AK Parti'nin ve Tayyip Erdogan'in sansini da ifade ediyor.
Iktidarda tek parti var.
Muhalefet var olsa bile, etkisiz.
AK Parti'ye oy vermeyenler bile, "Birakalim, ne yapacaklarsa yapsinlar. Insallah basarili olurlar" havasindalar.
Medyanin hali de ortada.
Herkes bir yerinden devlete ve dolayisiyla iktidara bagimli.
Bu yuzden, eskisi gibi "muhalefete muhalefet etmek", daha gecerli bir yontem.
Peki ama, AK Parti ve Tayyip Erdogan, bu elverisli ortami, hakkini vererek degerlendiriyorlar mi?
Acikcasi bu soruya hemen "Evet" demek de pek mumkun degil. Galiba, basta Basbakan Erdogan olmak uzere, AK Partili yoneticiler biraz fazla konusuyorlar.
Fazla konustukca da, galiba, biraz tutarsiz ve kafa karistirici oluyorlar.
Ornek mi istiyorsunuz?
TL degerlendi, dolar ve Euro dusuyor mesela.
Bu iyi mi, kotu mu bir gelisme?
AK Parti sozculeri kimi gun Merkez Bankasi'na catip, faizin dusmesini ve boylece kurlarin yukselecegini soyluyorlar.
Kimi gun de, kurlarin dusmesini, ekonominin basarisinin kaniti olarak gosteriyorlar.
Dolarin ve Euro'nun, TL karsisinda dusmesi, ekonomi acisindan iyi mi, kotu mu?
Ihracatciya bakarsaniz, satislari karsiliginda daha az TL aliyorlar. Ama basta enerji ve iscilik olmak uzere, butun girdiler, TL duzeyinde yukseliyor.
Boyle giderse, yakin zamanda buyuk olcude isten cikarmalar baslayabilir.
Icinizde, bu durum karsisinda AK Parti ekonomi kadrolarinin tutumunu bilen var mi?
Veya alin su Amerika'nin vermeyi vaat ettigi, 8,5 milyar dolarlik kredi meselesini.
Turkiye bu krediyi istiyor mu, istemiyor mu?
Kimi AK Parti'li "Bu kredi olmasa da olur" diyor, kimisi de kredinin onaylanmasi icin, Washington'un nefesini izler goruntu veriyor.
Kibris konusundaki tutumlari ise iyice kafa karistirici.
Once Annan Plani'ni destekleyip, "Kibris'ta cozumsuzluk cozum degildir" dediler. Sonra da hepsi, Denktas'tan daha cok Denktas'ci demecler vermeye basladilar.
Ya Irak konusundaki Turk-Amerikan isbirligi meselesinde soylenenlere ne demeli?
"Tezkere TBMM'den gecmeli. Bu sarttir" dediler.
Sonra tezkere gecmeyince "AK Parti icinde demokrasinin varligi kanitlandi" diye konustu AK Parti sozculeri.
Son olarak yeniden Irak'a asker gonderilmesi ihtimali dogunca, yine AK Parti yoneticilerinin, Washington'la duzeyli birliktelikleri gundeme geldi.
Ve onceki gece Tayyip Erdogan, Samanyolu TV'ye "Irak halki Saddam yonetimini arar hale gelmistir" diye demec verdi.
"Vergi Barisi" diye, zarar eden sirketleri bile korkutup, kazanc gostermeye zorladilar. Ek vergiler salip, milleti aracindan ve evinden bezdirdiler.
Sonra da bu vergilerle butceyi denklestirecek yerde, bedava okul kitabi, bedava komur dagitmaya, bilmem kac bin kilometre cifte yol yapmaya, Ankara-Istanbul arasinda hizli tren insaati baslatmaya karar verdiler.
"Ozellestirme yapiyoruz" dediler ve CEAS ile Kepez'e el koydular. Petkim ozellesmesini, imkansiz hale getirdiler..
Soylemek istedigimiz su.
Bereket muhalefet yok..
Bereket millet siyasetten bikti.
Eski zamanlarda olsaydi, bu iktidar hergun silkelenirdi.
SAKA
En iyi 10 hela!
Hurriyet'in eklerinde, "Turkiye'nin en iyileri" diye, lokantalar, kofteciler, dondurmacilar falan seciliyor ya.
Radikal'de Hakki Devrim, onermis.
"Biraz da, Turkiye'nin en iyi 10 helasini secseniz ya" demis.
Bence "Alaturka" ve "Alafranga" olmak uzere iki dalda secim yapilirsa, olay daha ciddiye alinir.
POLO RUSYA'DA
Post-komunist kapitalistler!
Rusya'nin yeni zenginleri, bizim yeni zenginlerden daha hizli ciktilar.
Rusya'daki internet servislerinin ilk kurucusu Victor Huco, iki tane "Polo" sahasi yapmis.
Moskova'daki ilk uluslararasi polo turnuvasinda, seyirciler ya da davetliler arasinda Brunei Sultani, Jaipur Mihracesi falan da varmis.
Bildiginiz gibi, at sirtinda oynanan top sporu polo, "prenslerin sporu" diye de biliniyor.
Huco, Moskova yakinlarinda 30 milyon dolara yeni bir polo ve golf sahasi yapiyormus.
Daha once de, bir baska yeni Rus zengini Abramovic, Ingiliz futbol kulubu Chelsea'yi satin almisti.
1917-1991 arasi komunist olan bu ulkeden son on yilda cikan zenginler, karma ekonomi ile uzun yillar yonetilen devletci Turkiye'deki benzerlerine, tas cikartiyor.
Neden bizde polo oynayan bir zengin-seckin hala yok.
Bu durum utandirici degil mi?
Mesajlariniz icin:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|