|
 |
|

Once bir aglama hissi ardindan ofke duydum
Insan Haklari Komisyonu Uyesi Cavit Torun "Bir insani sevmezsiniz ama saygi duymaniz gerekir, Aydin Cezaevi'ndeki cocuklari gorunce isyan ettim!" diyor
Cavit Torun 1952 Diyarbakir Cermik dogumlu. 11 yasina kadar nufus cuzdani yokmus, kayit yaptirmamis ailesi. Anne ev hanimi, baba tuccar, ikisi erkek dort kardesi var. Bir gun babanin Ankara'dan bir is almasi gundem gelmis. Torun'un deyimiyle o ve ablasi sabah aksam turku soylemisler "Ankara Ankara seni gormek ister her bahti kara" diye ama is olmamis, buyuk sehir hayalleri suya dusmus. Torun kucuklugunde yardimseverligiyle taninirmis. Ilkokul 3. Siniftayken bir gun hocasi bir ogrenciyi dovdu diye okulu terk etmis, "Okumayacagim" demis, zor ikna etmisler. Diyarbakir Imam Hatip Lisesi'de okurken en buyuk hayali zengin olmakmis. Hatta zenginler gibi oturmaya calisirmis. "Nasil olur zengin oturusu?" diye soruyorum gulumseyerek yanitliyor "Hani soyle ayaklarinizi dikersiniz ya, rahat rahat iste oyle oturmaya calisirdim camide!" 1969 yilinda Canakkale'de oturan agabeyini ziyaret etmek icin Istanbul'dan gecmis. Hem de sirtinda annesinin agabeyine gonderdigi yatak takimlariyla. Cok sevdigi, sanat tarihine merakli oldugu icin yapilarini ezbere bildigi bu sehre ancak I.U Hukuk Fakultesi'ni kazandiktan sonra gelmis. Hic bir talebe olayina katilmamis, uzak durmus. Hem okumus hem de para kazanmak icin her tur is yapmis. "Babam ben 11 yasindayken vefat etti, ben de okumak icin para kazarmak zorundaydim. Tezgahtarlik yaptim, Sultanhamam'da mal tasidim."
Okul bitince Diyarbakir'da avukatlik yapmaya baslamis. Ardindan AK Parti Ilce baskanligina talip olmus ama hakki yenmis. Torun, "Bir kez Ozal'a sonra hep Erbakan'a oy verdim, en son da AK Parti milletvekili adayi oldum. Hep Adalet Komisyonu'nda gorev almayi istedim, bana Insan Haklari Komisyonu'nu uygun buldular" diyor.
AK Parti milletvekili Cavit Torun gectigimiz gunlerde milletvekili Faruk Unsal ile Aydin Cezaevi'ne baskin duzenlemesiyle gundeme gelmisti.
BENIM DE COCUKLARIM VAR
* Aydin Cezaevi icin ihbar mi aldiniz?
-Biz aslinda Izmir'deki bazi karakollari denetlemeye gitmistik. Ama bu yonde bir seye rastlamadik. Sonra Yesiltepe Hastanesi'nde bir kisinin Aydin Cezaevi'nde ugradigi iskencelerden oturu tedavi edildigi haberini aldik ve bu sebeple oraya gittik.
* Kapida bir sorun cikmis galiba...
-Kapida bizi sokmak istemediler. Ilkonce cep telefonlarimi biraktirdilar, ardindan kemerlerimizi cikarmamizi istediler. Biz kemer olayini kabul etmedik. Milletvekili olarak yetkilerimizi biliyoruz, denetim yetkimiz var o yuzden soylediklerini dinlemedik ve iceri girdik. Icerde manzara korkunctu.
* Ilk dikkatinizi ceken ne oldu?
-Dehset veren goruntuler vardi. Cocuk kogusu timarhaneye benziyordu. Cocuklarin uzerinde sadece sort var, tisort yok. Bazilarinda pantalon ve esofman bile yok. Vucutlari yara bere icerisindeydi. Gayri ihtiyari "Etraf kan kokuyor" dedim. "Kendilerini zarar veriyor" diye cevap verdi gorevliler.Yatak,carsaf,battaniye yok, kendilerinin temin etmesi gerekiyormus ama zaten ailelerinden destek gormuyorlar ki. Bu cocuklarin sutten cikmis ak kasik olduklarini soylemiyorum. (Gozleri doluyor)
BIZ ASLA DURMAYACAGIZ
* Nasil bir duyguydu hissettiginiz?
- Ilkonce yogun bir aglama hissi ardindan buyuk bir kizginlik. Biz orada o cocuklarla diyalog kurabildik. Cogu irza gecmekten, gasptan, livatadan, kapkactan yatiyorlar. Birini sevmeyebilirsiniz ama ona saygi duymaniz gerekir. Orada herseyden once kimseye saygi duyulmadigini gordum. Cok etkilendim. Benim de cocuklarim var. O gece eve gittigimde buyuk bir ofke duyuyordum. Oylesine icim acimisti ki.
* Daha once milletvekili Sema Piskinsut de benzeri olaylari gunisigina cikarmisti ama duzelme olmadi.
-Olmadiginin bir gostergesi zaten Aydin Cezaevi. Biz durmayacagiz, en azindan kendi adima bunun sozunu verebilirim. Zor bir yola girdigimin farkindayim ama hos da bir yol bu, dikenli bir yol ama sonunda gullerin hos kokulari var.
* Demin cocuklari anlatirken gozleriniz doldu, neredeyse aglayacaktiniz.
-Bu konuda cok duyarliyim. Aglama anlik bir duygu ama kizginlik, gorulenlerin agirligi, sorunlarin cesitliligi cok daha onemli bir duygu. Insan haklari ihlali konusunda yilmayacagim, bu kesin.
Apo oldu lafi dolasiyor
* Apo'nun avukatlari Insan Haklari Komisyonu'nun Imrali'ya gitmesi icin basvuruda bulundu mu? Siz "Imrali'ya gidecegiz" diyorsunuz, baska uyeler "Boyle bir program yok" diye aciklamalar yapiyorlar.
-Cevremde konusulmadi ama duydum.
* Niye Imrali'ya gideceksiniz?
-Apo'nun yakinlari, avukatlari basvurdu. Sabah dokuz kosteri uzun zamandir hava sartlari yuzunden kalkmamis ve avukatlar gorusememisler. Tam sekiz hafta kimse ondan haber alamamis. Diyarbakir'da bir "Apo oldu" lafi dolasiyor. Yorenin cocugu oldugum icin hassasiyetleri biliyorum, Elkatmis Bey'e "Hareketlenmeler olabilir yerinde gorelim" dedim.
* Sonra siz "Apo F Tipi Cezaevi'ne nakledilebilir" dediniz. Kiyamet koptu. Nereden cikti bu fikir?
-Bu kimsenin hastalandigini, bobrek rahatsizligina maruz kaldigini, nefes darligini cektigini falan soylediler avukatlari. Bu kimse oranin kosullari itibariyle rahat bir hayat surmuyormus.
* Siz Imrali'yi gordunuz mu?
-Hayir ben sadece Mudanya'yi gordum. Avukatlarinin aktarmasindan biliyorum.
Secmenlerim Apo'ya asla yakin degil
* Apo'nun avukatlarinin talepleri nedir?
-Imrali kosullarinin bu kimsenin yasam standardini cok dusuk bir seviyede seyretmesine izin verdigini soylediler. Ayrica bu kimse iklim nedeniyle yogun bir hastalik geciriyor. Ben de bu konuda komisyonun karsi durusunun olmadigini soyledim. Cunku zaten ceza kanununun 13 maddesinde muebbet, idam cezasi ya da muebbet agir hapis cezasi almis olanlarin ne kadar bir sure tecritte kalabilecegi belli.
* Ne kadar kalabilir?
-Sekiz ay. Ayrica bir sey daha var. 647 sayili cezalarin infazi hakkinda bir kanun var. O kanunun 9/2'inci maddesi ve gecici 4. maddesine gore bu tecrit suresi iki aya indirilmis. Yani 60 gun. Halbuki kendisi 4 yildan beri tecritte tutuluyor. Simdi ben kendimi disardan bir insan olarak gormeye calisiyorum. Ben bir Alman'im, Kenyali'yim, Amerikali'yim. Niye sadece bir insan cezaevinde, bir insani getirmissiniz bir adaya hapsetmissiniz niye bu yapiliyor diye dusunurum.
* Biraz abartmiyor muyuz yani bahsettiginiz adam herhangi bir adam degil, kac kisinin katili, Apo Turkiye'ye cok buyuk zararlar vermis teror orgutunun elebasiydi.
-Dogru bunu kabul ediyorum ama Turkiye acisindan baktigimizda buyuk bir yuk diye dusunuyorum. 200-250 kisilik bir grup buna bakiyor, asker jandarma, her gun yuk tasiniyor, koster gidiyor geliyor, bir suru masraf. Ayrica musaade suresini coktan asmissiniz. Hem Turkiye icinden hem de Turkiye disindan bakildiginda ben ortada bir yanlis oldugunu dusunuyorum. E tipi degil ama F Tipi'ne nakledilebilir.
* Ne fark olacak Imrali ile F Tipi arasinda?
-Bir kere onun talebi yerine getirilmis olacak. "Ben ada kosullarinda yasayamiyorum" diyor ya kara kosullarina aktarilacak. Ayrica F Tipi'nde gunduz 3 kisiyle ortak yasami paylasacak.
* Diyelim F Tipi'ne gitti, butun hassasiyetleri bir yana birakiyorum. O gunduz gorustugu uc kisiden bir tanesi tutup da Apo'yu oldururse ne olacak? Bu distan ve icten Turkiye icin daha buyuk kriz degil mi?
-O zaman F Tipi'nde tecrit edilir, kimseyle gorusturulmez. Bu tehlike her zaman olabilir ama yasaya bakmak lazim. Bu ulke herseyden once bir hukuk devleti, siz bu insana idam cezasi verdiniz ama asamadiniz. Neden? Cunku kanunlari AB'ye uygun hale getirmeye calisiyorsunuz.
* Sizin bu cikisi Diyarbakirli secmenleriniz icin yaptiginiz soylendi. Dogru mu?
-Sayin Adalet Bakani da boyle bir sey soylemis. Benim secmenlerim icerisinde HADEP, DEHAP uyesi ya da Abdullah Ocalan'a yakin insanlar yok. Benim secmenlerin AK Partili insanlar. Ben hicbir yere mesaj vermek istemedim, hic kimse de bir yerlere mesaj vermek icin kanunu asmamali diye dusunuyorum.
YARIN
* Turkiye'de din ozgurlugu var mi?
* Bati Calisma Grubu hala mevcut mu ve ne is yapiyorlar?
* Hizbullah saniklarina af tartismasi.
Balcicek PAMIR
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|