|
 |
|


Baris gucu mu, savas gucu mu?
TUSIAD Baskani Tuncay Ozilhan'in dun Irak'in ele alindigi MGK toplantisina saatler kala yaptigi cikis bircok cevrede saskinlik yaratti.
Cunku, 1 Mart'ta reddedilen tezkere oncesi herhangi bir uluslararasi mesruiyet kosulu aramadan Irak'a asker gonderilmesinin atesli savunucusu olan Ozilhan simdi BM Guvenlik Konseyi karari olmadan kuvvet sevkine karsi cikiyor.
Hatta "Sadece insani yardimla yetinelim" diyerek etliye-sutluye pek karismamayi bile tavsiye ediyor.
Ozilhan'in bu onerisi "saf degistirdi" turunden sert degerlendirmeleri hak etmese bile, en azindan TUSIAD'in Fransa-Almanya eksenine belirgin bicimde yaklastigi anlamina geliyor. Saniriz bu yeni bakis acisinda -o unlu tezkerenin aksine- kamuoyundaki hakim goruse duyarli olmak kaygisi ile Irak'ta ABD kayiplarinin artmasinin getirdigi korku onemli bir rol oynadi. Ayrica Turkiye'nin AB uyeligi icin son sozu soyleyecek Fransa-Almanya blokunu hosnut tutma cabasinin ipuclarini da bulmak mumkun.
TUSIAD'in BM kosulu talebine saygi duyuyoruz ancak su sorularin da cevabini bekliyoruz
Kibris gibi degil
BM Guvenlik Konseyi bugune kadar "Savas gucu" gonderme karari aldi mi?
BM semsiyesi altinda gonderilen ve "Mavi bereliler" diye bilinen kuvvetlerin gorevi hep "baris"i korumak oldu. Zaten o yuzden "Baris Gucu" diye adlandirildilar. Oysa Irak'ta sorun barisi korumak degil, saglamak. Daha acik soylersek, orada baris degil, savas var. Baas artiklariyla savas, Saddam milisleriyle savas ama hepsinden onemlisi uluslararasi terorle savas.
O yuzden Irak'a gonderilecek kuvvetin Kibris'ta Yesil Hat boyunca mevzilenmis, Akdeniz gunesi altinda hayatlarinin en keyifli tatilini gecirmekten baska birsey yapmayan "Baris Gucu" askerlerinden farkli ozellikler tasimasi gerekiyor. Baskan Clinton doneminde Ulusal Guvenlik Konseyi'nde gorev yapan Nancy Soderberg'in dedigi gibi, "Irak'ta becerikli askerler lazim. Orada bir savas yapiliyor. Barisin saglandigi yerlerde iyi olan Ucuncu Dunya ulkelerinin askerleri burada hicbir ise yaramaz."
Ya Bush bunalirsa
Bir baska soru ABD-Almanya-Rusya cephesinin onerisi kabul edilirse, Irak'ta isgal suresi uzayacak mi, kisalacak mi?
Bilindigi gibi, bu uclu, egemenligin hemen Iraklilar'a birakilmasini, onlarin sececegi mesru yonetimin BM'ye cagri yapmasini, ancak ondan sonra cokuluslu guc gonderilmesini istiyor.
Peki, Neo-Con ekolunun beyinlerinden Richard Perle'un uyarisina ne demeli "Biz Amerikalilar, Irak'tan mumkun olan en kisa surede ayrilmak istiyoruz. BM ise hep mudahale ettigi ulkede uzun sure kalma egiliminde oldu. Cunku BM burokratik bir kurum ve gorevin uzamasinda cikari var. Biten her gorev, yiginla kisinin isine son verilmesi demek..."
Son bir soru Bush'un kayiplara ve yalnizliga daha fazla dayanamayip, her turlu siyasal tehlikeyi goze alarak Irak'taki kuvvetlerini geri cekmesi, Turkiye'nin isine gelir mi?
Bu gerceklerden sonra demokrasi acisindan can sikici buldugumuz bir gozlemi de aktaralim Ozilhan'la ayni saatlerde CHP Grup Baskanvekili Mustafa Ozyurek de "BM karari saglanmadan" asker gonderilmesine karsi olduklarini acikladi.
TV'ler Ozilhan'in sozlerini yorumlatmak icin uzmanlari ekrana cikarmakta yarisirken, Ozyurek'i es gectiler.
Ana muhalefet Meclis disina mi kayiyor?
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|