|
 |
|

KEMAL DİNÇER
Tarihten bugüne
Bizim neslin büyük oranda F.Bahçeli olmasının arkasındaki ana neden cumhuriyetin kurulduğu yıldan bizim çocukluk yıllarımıza kadar gelen ve bizleri büyüten, bizlerin örnek aldığı jenerasyonun da büyük oranda Fenerbahçeli olmasıdır. Bizim yaşlardakiler çocukluktan, gençliğe, oradan da orta yaşlara doğru yol alırken, tuttuğumuz takımla birlikte yaşadığımız büyük başarılar, coşkular bu 'taraftarlığı' büyük bir kuvvetle perçinlemiştir.
Son iki gündür, dostlarımla G.Saray ve Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi maçlarını bu duygularla seyrediyorum. Çevremdeki F.Bahçe'liler rakip takımları tutuyorlar. Bu başka ülkelerde de böyle, anlaşılabilir. Ancak UEFA Kupası'nda dahi olmayışımızın, ezeli rakiplerimiz oynarken bizim yalnızca seyretmemizin, yine çevremdekilere çok büyük üzüntü vermediğini de şaşırarak ama daha da çok, üzülerek görüyorum. Kendi başarılarıyla coşan, mutluluğu doyasıya paylaşan camiadan, başkalarının mutsuzluğuyla sevinen bir camiaya dönüşmekteyiz. Deyim çok klasik, alaturka ve de üzücü ancak 'acı ama gerçek'.
Bu kısır döngüden çıkmak için neler yaptığımıza baktığımızda bazı adımların doğru atılması, insanın yüreğini bir nebze rahatlatıyor. Artık genç, yetenekli ve sonuna kadar mücadele eden bir kadromuz var. İsimlere değil, takımı için oynayan, paylaşmaktan zevk alan, profesyonel anlayışa ve geleceğe yatırım yapmışız. Bu bile F.Bahçe için çok ciddi bir gelişmedir. Takımın başında teknik bilgisi ve iş disiplinine her kesimin saygı duyduğu, buraya yalnız para kazanmaya değil, 'başarmaya' gelmiş bir antrenör var. Bu nedenlerle yalnız bugüne değil yarına da umutla bakıyoruz. Bize çok zarar veren bir olgu da artık gerilerde kalmış 'antrenörün işine ne başkan ne yöneticiler karışıyor'
Bunlar gerçekten güzel gelişmeler.
Yalnız bir kısım seyircinin içlerindeki, dinmek bilmeyen öfkeyle bu güzelliği tam yaşayamadıklarına da şahit oluyoruz. Bu iş, yöneticilerin "Seyircimizi tahrik ettiler veya bunlar çok küçük bir grup" söylemleri sürdükçe, devam edecektir.
Popülizm bırakılıp önlem alınmak istendiğinde bu iş bir günde bitirilir. Muhalefete karşı 100 bin kişiyle yürüyecek kadar güçlü olduğunu iddia eden bir yönetimin bu gücü 'birkaç münferit!' olayı engellemek için kullanamamasını da anlayamıyorum!
Diğer yandan 'muhalefet toplantısı' kabul edilen toplantıdan çıkan mesajlar ise çok sığ ve ümit kırıcı. Yönetimi doğruya yönlendiren, pozitif fikirler üreten, yapıcı muhalefet görüntüsünden uzaklar. Bir grup F.Bahçe'li ağabeyimizin toplanıp sohbet etmeleri tabii ki kendi tasarruflarıdır. Ancak bir kısmının Sn.Ali Şen'in karizmasının arkasına sığınıp, adını duyurmak için orada olduğunu da görüyoruz.
Ayrıca bu toplantıya bu ismi kim verdiyse 'Fenerbahçe Senatosu' adını vermek Fenerbahçe'ye saygısızlıktır. Senatolar seçimle işbaşına gelirler.
Tabii askeri dönemler hariç!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|