kapat
20.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Barış gücü mü, savaş gücü mü?

TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın dün Irak'ın ele alındığı MGK toplantısına saatler kala yaptığı çıkış birçok çevrede şaşkınlık yarattı.

Çünkü, 1 Mart'ta reddedilen tezkere öncesi herhangi bir uluslararası meşruiyet koşulu aramadan Irak'a asker gönderilmesinin ateşli savunucusu olan Özilhan şimdi BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan kuvvet sevkine karşı çıkıyor.

Hatta "Sadece insani yardımla yetinelim" diyerek etliye-sütlüye pek karışmamayı bile tavsiye ediyor.

Özilhan'ın bu önerisi "saf değiştirdi" türünden sert değerlendirmeleri hak etmese bile, en azından TÜSİAD'ın Fransa-Almanya eksenine belirgin biçimde yaklaştığı anlamına geliyor. Sanırız bu yeni bakış açısında -o ünlü tezkerenin aksine- kamuoyundaki hakim görüşe duyarlı olmak kaygısı ile Irak'ta ABD kayıplarının artmasının getirdiği korku önemli bir rol oynadı. Ayrıca Türkiye'nin AB üyeliği için son sözü söyleyecek Fransa-Almanya blokunu hoşnut tutma çabasının ipuçlarını da bulmak mümkün.

TÜSİAD'ın BM koşulu talebine saygı duyuyoruz ancak şu soruların da cevabını bekliyoruz

Kıbrıs gibi değil
BM Güvenlik Konseyi bugüne kadar "Savaş gücü" gönderme kararı aldı mı?

BM şemsiyesi altında gönderilen ve "Mavi bereliler" diye bilinen kuvvetlerin görevi hep "barış"ı korumak oldu. Zaten o yüzden "Barış Gücü" diye adlandırıldılar. Oysa Irak'ta sorun barışı korumak değil, sağlamak. Daha açık söylersek, orada barış değil, savaş var. Baas artıklarıyla savaş, Saddam milisleriyle savaş ama hepsinden önemlisi uluslararası terörle savaş.

O yüzden Irak'a gönderilecek kuvvetin Kıbrıs'ta Yeşil Hat boyunca mevzilenmiş, Akdeniz güneşi altında hayatlarının en keyifli tatilini geçirmekten başka birşey yapmayan "Barış Gücü" askerlerinden farklı özellikler taşıması gerekiyor. Başkan Clinton döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi'nde görev yapan Nancy Soderberg'in dediği gibi, "Irak'ta becerikli askerler lazım. Orada bir savaş yapılıyor. Barışın sağlandığı yerlerde iyi olan Üçüncü Dünya ülkelerinin askerleri burada hiçbir işe yaramaz."

Ya Bush bunalırsa
Bir başka soru ABD-Almanya-Rusya cephesinin önerisi kabul edilirse, Irak'ta işgal süresi uzayacak mı, kısalacak mı?

Bilindiği gibi, bu üçlü, egemenliğin hemen Iraklılar'a bırakılmasını, onların seçeceği meşru yönetimin BM'ye çağrı yapmasını, ancak ondan sonra çokuluslu güç gönderilmesini istiyor.

Peki, Neo-Con ekolünün beyinlerinden Richard Perle'ün uyarısına ne demeli "Biz Amerikalılar, Irak'tan mümkün olan en kısa sürede ayrılmak istiyoruz. BM ise hep müdahale ettiği ülkede uzun süre kalma eğiliminde oldu. Çünkü BM bürokratik bir kurum ve görevin uzamasında çıkarı var. Biten her görev, yığınla kişinin işine son verilmesi demek..."

Son bir soru Bush'un kayıplara ve yalnızlığa daha fazla dayanamayıp, her türlü siyasal tehlikeyi göze alarak Irak'taki kuvvetlerini geri çekmesi, Türkiye'nin işine gelir mi?

Bu gerçeklerden sonra demokrasi açısından can sıkıcı bulduğumuz bir gözlemi de aktaralım Özilhan'la aynı saatlerde CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek de "BM kararı sağlanmadan" asker gönderilmesine karşı olduklarını açıkladı.

TV'ler Özilhan'ın sözlerini yorumlatmak için uzmanları ekrana çıkarmakta yarışırken, Özyürek'i es geçtiler.

Ana muhalefet Meclis dışına mı kayıyor?

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır