kapat
20.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

MEHMET BARLAS


Schroeder ve Fischer'in ruh sağlıkları problemlidir!

Almanya'nın Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, 4'üncü eşinden de boşanmış. Gazete haberleri doğru ise, 20'li yaşlardaki bir genç kızla, yeni evliliğinin antrenmanını yapmaktaymış.

Fischer, 1948 (12 Nisan) doğumlu. Yani 55 yaşında.

20 yaşında evlenmeye başlamış olsa, 35 yıla 4 evlilik sığdırmış...

Olur mu demeyin, oluyor demek!

Bizim mesleğin rahmetli ustalarından Turan (Deli) Aytul da, durmadan evlenip, boşanırdı.

Alay ederdik.

- Sen, flört etmekle evlenmeyi karıştırıyorsun, derdik.

Tamam.. Diyelim ki Alman Bakan, aradığını bulamadı... Araştırmalarını sürdürmeye de kararlı.

Ama Almanya'daki Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonunun Başbakanı Gerhard Schroeder de, şu anda dördüncü evliliğini yaşamaktaymış.

Aile yaşamı olanlar, evli çiftler, karı-koca kavgalarının ve kronik uyumsuzlukların, insanları nasıl mutsuz ettiğini, çok iyi bilir.

Düşünün ki, bu uyumsuzluklar sonunda boşanmaya kadar dayanıyor.

Benim, bu bunalımları yaşamış ve yaşayan arkadaşlarım, tanıdıklarım var.

Ayrılmak veya boşanmak, insanları perişan ediyor.

Hele belirli sürenin ötesinde bir beraberliğiniz varsa, evlilik, yaşamınızın vazgeçilmez düzeni oluyor.

Bir anda, bir mahkeme kararı ve bir boşanma ilamı ile, yapayalnız kalıyorsunuz.

Yeniden doğmuş gibi, hayata silbaştan, yeniden başlıyorsunuz.

Diyelim ki, bu krizi bir kez yaşadınız.

Eğer aynı şeyleri 4-5 kez yaşadıysanız, sizde ne sinir, ne ruh sağlığı, ne de istikrar kalır.

Bilmiyorum. Alman Dışişleri Bakanı Fischer'in ayrıldığı eski eşleri olan hanımlar da, daha sonra dörder defa evlendiler mi?

Ama bir erkek olarak düşünün...

Dört tane kadını, hayat yolculuğunda, yarı yolda, kalbi kırık ve ümitsizlik içinde bırakmışsınız.

Doğrudur.. Evlilik, kadın için de, erkek için de, kolay iş değildir.

Apayrı karakterde, farklı dünyalardan gelmiş iki insan, karşılarındakileri kendilerine benzetmek için, ölesiye mücadele verirler.

Ya da erkekler için evlilik, bekar olunduğu takdirde hiç karşılaşılmayacak problemlerde, bir kadının size destek olmasıdır.

Ama bütün bunların ötesinde evlilik, müthiş bir beraberliktir de..

Ortak yapıların yapılması, ortak anıların oluşturulması, ortak çevrenin oluşturulmasıdır evlilik. 55 yaşında bir adam eğer dört defa boşandıysa, onun geçmişi yok gibidir.

Durmadan arkadaş çevresi, durmadan mahalle, durmadan alışkanlıklarını değiştirmiştir. Dördüncü veya beşinci eşi ile dönüp geriye baktığında, hiçbir şey göremez birlikte inşa edilen.

Ve evlilik en fazla da, yaşlandıkça anlam kazanan kurumsal beraberliktir.

Geçmişte paylaşılan iyi ve kötü günler, çiftlerin birbirlerine olan sevgilerini de, tahammüllerini de artırır.

Hastalıklar, kayıplar, iki kişi tarafından değil, adeta bir kişi tarafından paylaşılır.

Ben Alman seçmeni olsaydım ne Schroeder'e, ne de Fischer'e oy verirdim.

Bu kadar bunalımlı, böylesine geçimsiz ve uyumsuz insanların, ülkelerine huzur getirmeleri zordur.

Canı istemeyen evlenmez.

Hadi diyelim ki, ilk evlilikte mutluluk bulunmadı.

İnsan dört defa boşanıp, yeniden evlenir mi yani?

ÅžAKA

Köy-Memleket!
Güngör Uras, Ecevit'in "Köy-Kent"ini görmek için Mesudiye'ye gitmiş.

Milliyet'te yazdığına göre, müthiş yatırımlara rağmen, sonuç fiyasko. Zaten Mesudiye'den de DSP'ye 3 oy çıkmış.

Allah sakladı.

Bu projeler devam etseydi, bütün Türkiye, "Köy-Memleket" olacaktı.

TARHAN ERDEM

YSK deÄŸil TBMM karar versin!
Diyelim ki, Yargıtay, DEHAP'ın sahtecilik yaptığını onayladı.

Diyelim ki Yüksek Seçim Kurulu da, bu kararı değerlendirip, 3 Kasım seçimlerini tümden geçersiz saydı.

Düşünün Türkiye bir anda parlamentosuz ve hükümetsiz kalıyor.

Ya da, Yüksek Seçim Kurulu Yargıtay kararını değerlendirip, 3 Kasım sonuçlarını, DEHAP'ın oylarını yok sayıp, yeniden ilan etti.

TBMM'ye DYP girerken, Tayyip Erdoğan'ın milletvekilliği iptal edildi.

Bütün bu durumların önlenebilmesi için, Tarhan Erdem bir çözüm üretmiş.

Diyor ki

-YSK, Yargıtay kararından yeni bir karar çıkarmak yerine kararı TBMM'ye bıraksın...

Bence de doğru bir öneri bu.

Adaletin yarattığı siyasi kargaşaya, ancak kanun koyucu siyasi ve hukuki çözüm bulabilir.

Belki de doğru olan, 2004 Nisan'ında yapılacak yerel seçimlerle, bir erken genel seçimi birleştirmek olur.

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır