kapat
20.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

MEHMET ALTAN


Alçaklara kar yağıyor...

On yıl önce yazdığım bir yazının başlığı. "Gümrük Birliği avantayı bitirir."

Dokuz yıl önce yazdığım bir yazının başlığı

"Son ve büyük umut Gümrük Birliği..."

Sekiz yıl önce yazdığım bir yazının başlığı "Rekabet üreten topluma dönüşüyoruz..." Ve bu yazıdan ufak bir pasaj. "Dün oylanan Gümrük Birliği, işte Türkiye'nin rekabet üretemeyen toplumsal ve tarihsel hastalığının yok edilmesini sağlayacak.

İçeride rekabete düşman olunarak kireçleştirilen hımbıllığı silip süpürecek.

Yeteneksizlik, ahlaksızlık, üçkağıtçılık, milliyetçilik paravanı altında sürgit başımıza bela olmayacak.

En kalitelisini, en ucuzuna üretemeyen toz olup gidecek, toplumun kaynaklarını kene gibi ememeyecek. Evrensel ölçekler, Türkiye'nin de benimsediği standartlar haline gelecek. Cicozluk kader olmaktan çıkacak."

****

Gümrük Birliği sürecinin en keskin muhalifi o zamanlar otomotiv sanayii idi. İç pazarın tatlı karlarından vazgeçmek istemiyorlardı.

Dünya piyasalarında rekabet etmek yerine, gümrük duvarlarıyla çevrili iç pazarı talan etmek yeğleniyordu. Otomotivcilerin de ittirmesiyle o dönem neler yazılıp, neler söylenmedi ki. Türkiye'de arşiv konuşturmak gibi bir gelenek yok. Halbuki bu bir saydamlık sağlar. İkiyüzlülüğü bitirir, tartışmalardaki yalanı, palavrayı ayıklar. Kimse, "nasıl olsa unutulur" rahatlığıyla hamaset ve demagoji batağında boğulmayı göze alamaz.

****

Prof. Dr. Eser Karakaş'ın çarşamba günü Finansal Forum'daki "Otomotiv Sektörü" başlıklı yazısını okurken, ister istemez on yıl öncesine ve ondan itibaren süren Gümrük Birliği tartışmalarına geri gittim.

Ağustos 2003 itibariyle tüm motorlu araçların üretimi bir yıl içinde yüzde 57 oranında artmış. Binek arabalarındaki üretim artışı ise bundan da fazla, yüzde 77 oranında. Üstelik, iç pazardaki ithal otomobillerin payı yüzde 67'ye yükselmişken...

Bunlar, tüketicinin rekabet ortamından alabildiğine yararlandığını ortaya koyarken, otomotiv sanayiinin de yapısal bir dönüşüme uğrayarak içte ve dışta rekabet edebilir hale geldiğini ortaya koyuyor.

O zamanlar Türk arabasını dışa ihraç etmek hayal bile edilemezken, bugün beş milyar dolar civarında bir ihracat söz konusu.

Gümrük Birliği muhalifleri yanıldıklarını söyleyip özür dilemek yerine, bu gerçekleri görmezden gelmeyi tercih ediyor...

****

Türkiye kendini soğukkanlı bir üçüncü gözle izlemiyor. Günlük konuşup, günlük yaşadığı için "süreç analizi" hayatımızda yer almıyor...Halbuki, sadece otomotiv sektörü bile Gümrük Birliği'nin nasıl bir toplumsal viraj olduğunu ispatlıyor. O virajı alarak neler kazandığımız, teknolojiden zihniyete kadar nelerin değiştiği ise derinlemesine incelenmiyor.

****

Aynı şey şimdi AB sürecinde yaşanıyor. Gümrük Birliği gibi AB sürecinde de birkaç zaman sonra dönüp geriye bakmamız halinde nasıl derinden değiştiğimizi göreceğiz...Muhtemelen AB muhalifleri o zaman da utanmayacak.

Tüm yakınmalara, sızlanmalara ve tabii ki hayatı karartan yoksulluk, işsizlik ve pahalılık üçgenine rağmen Türkiye değişmeye devam ediyor...

Gümrük Birliği sürecinden başlayarak, Derviş Yasaları'nı, IMF ve Dünya Bankası anlaşmalarını ve uyum yasalarını topluca bir değerlendirin, bakın bakalım ne göreceksiniz...

Emin olun gördüğünüz sizi şaşırtacaktır.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır