|
 |
|

Geri dönüş faciası
Muş'ta sağanak yağışın neden olduğu sel, "Köye Dönüş" kapsamında geri dönenleri vurdu. Çadırlarda yaşamını sürdüren iki aileden altı kişi sel sularına kapılarak öldü
Muş'ta aralıksız devam eden yağış, 'Köye Dönüş Projesi' kapsamında köylerine geri dönerek çadırlarda yaşamını sürdüren iki aileden altı kişinin ölümüne neden oldu. Merkeze bağlı Derecik Köyü'nde çadırda yaşayan Çetinbaş ailesinden anne ve üç çocuğu, Ilıca Köyü'nde ise karı-koca sel sularına kapılarak hayatlarını kaybetti.
Muş'ta önceki akşam saat 19.00 sularında aniden başlayan yağmur kısa süre içinde sele dönüştü. Muş-Bingöl-Diyarbakır üçgenindeki dağlık alanda etkili olan yağış, Derecik Köyü'nde ise faciaya neden oldu. 1991-1993 yılları arasında yaşanan terör olayları nedeniyle terkettikleri köylerine dönen ve çadırda yaşayan Çetinbaş ailesi nden anne Nazime Çetinbaş (40), çocukları Hediye Çetinbaş (16), Zeynep Çetinbaş (3) ve Eyüp Çetinbaş (1) gece uyurken sel sularına kapıldı. Suların yaklaşık iki kilometre sürüklediği çadırda bulunan anne ve üç çocuk kayboldu. Süren aramalar sonucu anne ve çocukların cesedi sabaha karşı bulundu.
BABA KURTULDU
Sel sularına kapılan Çetinbaş ailesinin reisi Sait Çetinbaş ile okula başlayacakları için Muş'a götürdüğü 8, 12 ve 14 yaşlarındaki üç çocuğu ise büyük bir şans sonucu hayatta kaldı. Yaşadıklarını inanamadığını söyleyen baba Sait Çetinbaş, "Ben çocuklar okula başlayacağı için üçünü de alıp Muş'taki yakınlarımızın yanına geldim. Gece burada kalıp sabah onları okula götürecektim, sonra da eve dönecek-tim. Sabah namazında sel haberini aldım. Eşim ve üç çocuğum ölmüş. Şimdi ben ne yapacağım, bu çocuklara nasıl bakacağım ?"diye konuştu.
Bölgede yaşanan terör olaylarının kesilmesinden sonra bir süre önce köylerine geri dönen Sabri Kar (45) ve eşi Havai Kar da (40) sel felaketinin kurbanı oldu. Ölüm onları da yaşadıkları naylondan yapılan derme çatma çadırda yakaladı. Gece gelen sel suları Kar çiftinin kaldığı çadırı da sürükledi. Çadırda uyumakta olan Sabri ve Havai Kar çifti boğularak yaşamını yitirdi. Cesetler jandarma tarafından Hayatını kaybeden altı kişi dün yakınlarının katıldığı cenaze töreniyle toprağa verildi.
Geriye dönenler 'açız' diyor
BEBEĞİM AÇ!
"Beş çocuk annesi Fatma Kılıç, Diyarbakır Şaklat köyünde yaşıyordu. Bir gün bütün köyle birlikte onlar da köyden çıkardı. Evleri, ahırları yakıldı. Aile önce iş bulmak için Mersin'e ardından Adana'ya gitti. Bulamayıp Diyarbakır'a geri döndüler. Dört ay önce kayınvalidesi Selime Kılıç, beş çocuğu ile köyüne döndü. Kocası çalışmak için İzmir'e gitti. Fatma bir yıldır kocasını görmüyor. Anlatırken gözyaşlarını tutamıyor ve kucağındaki çocuğu gösteriyor "Akşamdan beri aç, süt yok; sütüm yok! Çay veriyorum. Çoluk çocuk hepimiz açız. Kayınbiraderim Diyarbakır'da çalışıyor, aile 100 milyon gönderiyor. Bununla geçinmeye çalışıyoruz."
"BİZE YARDIM EDİN"
Zeynep Filizay, Şaklat Köyü'nde yaşıyor.Yaşını 70'in üzerinde tahmin ediyorlar. Vücudundaki yaraların nedeni evinden bir türlü temizleyeme-diği akrepler. Zeynep Filizay'ın evi iki odalı, eşya yok, göz gözü görmüyor. "Sefalet" tabiri, evin durumunu anlatmaya yetmiyor. Burada yaşlı bir kadının yaşadığına inanmak zor. Bir kavanoz şekeri, bir de çay demliği var. Köy boşaltıldığında o da Diyarbakır'a gitmiş, kapıcılık yapmış. Oğlu Mehmet Halit ise son parasıyla Seyrantepe'den 30 dönüm tarla almış. Fakat aldığı tarla belediyeye ait. Parasını da geri alamamış, çünkü ona satış yapan adam öldürülmüş. Şimdi tarlanın yerinde toplu konutlar yükseliyor. O ise çaresizliğiyle baş başa.
KÖYE DÖNÜŞ DRAMI
Aktüel Dergisi son sayısında Güneydoğu'da köyüne dönenlerin yaşadıkları sorunları 'Köyü Dönüş Dramı' başlığıyla ele alıyor. Dergide anlatılan "Köye Dönüşün" hikayesi özetle şöyle "Bölgede 1990'ların başında gündeme gelen köy boşaltmalar 1994'e gelindiğinde yoğunlaştı. Bölgede yaklaşık 15 yıl süren çatışmalar sonucu Haziran 1997'de kurulan TBMM'de İç Göç Komisyonu'nun Ocak 1998'de Meclis'e rapor halinde sunduğu rakamlara göre çoğunluğu Şırnak, Hakkari, Van, Bitlis, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Muş, Ağrı, Tunceli ve Bingöl'de olmak üzere toplam 25 kentte 3 milyona yakın insan göç etmek zorunda kaldı. OHAL Valiliği rakamlarına göre ise 3 bin 165 köy boşaltılarak 378 bin kişi köyünden uzaklaştırıldı. Üç yıl önce başlayan ve devletin de desteklediği 'Köye Dönüş' hareketi ise varolan ama pek görülmeyen sorunların da açığa çıkmasına neden oldu. Sonuçta şu ana kadar köylerinden ayrılmak zorunda kalanların ancak yüzde 10'u geri dönebildi. Yetkililer, köye dönmeye karar verenlere yardım edileceğini duyurdu. Ancak yolları kapanan, elektriği, suyu kesilen köylere dönenler harabeyle karşılaştı. Köye dönmesine izin verilenlere çimento, demir gibi sembolik yardımlar yapıldı. Yardımların çok yetersiz olduğunu söyleyen Diyarbakır İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Selahattin Demirtaş, bir an önce devletin yakılan köylerdeki sorunları çözmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Murat YILDIRIM
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|