|
 |
|

GOKMEN OZDENAK
Tek tarafli bakis acisi
Milli mac arasi oldu. Her yer sut liman. Super Lig bu hafta tekrar basliyor. Tabii, yine kaos ve tribun teroru olacak. Yine yoneticiler ilk siralarda gorunecek, yine takimlarin sahada futbolun guzelliklerini ne derece sundugu arka planda kalacak.
Her zaman "Azinliktaki seyirci tribune alinmasin" dedim. "Alinacaksa da yari yariya olsun." Bir de tel orgulerin kaldirip, Avrupa gibi cagdas bir yapinin olusturulabilmesi konusu var. Ama baktiginiz zaman senelerdir bu geyik muhabbeti hep yapiliyor.
Gecen hafta Bizim Stadyum'daydim. Sayin Ali Durust, Sayin Nihat Ozdemir ve Sayin Mete Duren de vardi. Soyle bir yoklayayim dedim. Gordum ki, tribun teroru konusunda samimi degiller. Yaklasimlari kesinlikle durustce degil. Varsa yoksa olayi kendi taraflarina cekebilmenin cabasi icindeler. Birlikte olabileceklerine dair bir kivilcim bile yok. Ve takimlari ve taraftarlari adina maksimum seviyede sorumsuzca davranarak sinekten yag cikarir misali cikar kavgasina tutusmuslar.
Bu sezon misafir takim taraftarina % 5 kontenjan tanindi ve her macta uygulanacak. Ben, bu duzenlemenin faydali olacagina inanmiyorum. Psikiyatr bir arkadasim var; Ayhan Koyuncu. Zaman zaman dusunuyordum. Bir de ona danistim. Dusunduklerimin aynisini o da soyledi.
O tel kafeslerin icindeki o azinlik taraftari dusunun. Iclerinde yonetici beslemeleri de var. Bunlar macla falan degil ya tel orgunun kenarindaki rakip taraftarla veyahut da hakikaten takimi icin tezahurat yapmaya gelmis gercek taraftari kizistirmakla ugrasir.
Savasta da ayni boyledir. Cesaretli, gozupek, yurekli askerleri secip oncu birlik olarak gonderirler. Iste bu taraftar azinligi da kendisini takimin basarisinda bir parca gorerek tribundeki yerini aliyor, sonrasi da malum. Bunlarin neler yaptiklarini tribunde goruyoruz.
Her zaman cogunluk tarafindan bakarak elestiri yapildi. Ben, tartisirken karsimdakinin yerinden de Gokmen'e bakarak dusunmeye calisirim. Boylece daha saglikli fikir edinebilirim.
Bu konuda da tribundeki o azinlik bireylerinden biri olarak, o kalabalik taraftarla nasil mucadele edebilirim diye dusundum. Ayni benim dusundugumu ayni o azinlik taraftar da dusundu ki, o sekilde davrandi.
Insanin da kendini koruma icgudusu vardir. Her zaman guclu tarafa karsi kendini koruma amacli, aklinin yettigi kadar, sartlar ne olursa olsun tedbir almaya calisir. O azinlik taraftarin yaptigi da zaten bu. Kulubun renklerinin bir parcasi, oncu birligi gibi o tel orgulerin icine kapatilmis, isyankar, asi, her cilginligi yapabilecek cesareti kendinde bulan, egitimsiz, cikacak olaylardan kendisine ne zarar, kulubune ne sekilde ceza gelecegini umursamadan neferlik vazifelerini kosullari maksimum zorlayarak yapabilmenin ugrasi icindeler.
Bizim Stadyum'da programda bulunan yoneticiler, "Biz bu tur taraftara karsiydik. Sayin vali ve emniyet mudurumuz yuzde 5'lik taraftari onayladilar" gibi sozler sarfettiler. Demek ki, defalarca birbirlerine kuluplerinde yemekler verip bu konuda samimi toplantilar yapip birbirlerine sozler vermelerine ragmen en ufak bir ilerleme kaydedilmemis. O aksam da Bizim Stadyum'da gordum ki, yine sorumluluktan kaciyorlar, "Vali ve emniyet muduru istedi diye biz de kabul ettik" demeye getiriyorlar. Yani bir olay cikarsa topu uzerlerinden atmis olacaklar. Guya...
Neden bastirmiyorsunuz?
Her konuda ortaliga cikip sartlari maksimum zorlayarak istediginizi elde ederken boyle hassas bir konuda "Kulupler olarak biz bu azinlik taraftari istemiyoruz. Ne zaman 'Olmeye, olmeye geldik' gibi tezahuratlar kalkar, ne zaman gercekten takimlarini destekleyecek bilinc ve zeka duzeyine geliriz, o zaman kontenjana variz" diyemiyor musunuz?
Sonra da cikip, turlu demeclerle, tekrar tekrar beyanlarla taraftarlari olaganustu geriyorsunuz. Sonucta sahadaki oynanan futboldan bihaber, zevk, kalite, heyecan gibi duygulari umursamayan kitleler, mac sonrasinda gergin, kizgin, hatta kindar taraftar kitleleri olarak, hele yenilmislerse - ki genelde boyle oluyor - polisle karsi karsiya getiriliyor.
Butun hafta bu gerginligi yaratanlar televizyon basinda olaylari seyrederlerken polisin dogal olarak bu kitleleri zaptedebilmek icin vurdugu joplar bir hafta gundemde. Sonuc "Suclu polis" veya "Ne kadar gaddarca jop vuruyor" gibi yorumlar.
8-10 saat ayakta bekletilen ve yorgunluktan bitap dusmus polisler burada en son suclanmasi gerekenlerdir. Tekrar soyluyorum Ben, azinlik taraftarin maca gelmesine kesinlikle karsiyim.
Sureyya Ayhan gercegi
Bizim medyada akbaba o kadar cok ki, yiyecek bir sey bulduklari zaman hemen corekleniyorlar. Hem de her konuda...
Acaba Avrupali, atletizmin tukendigi ulkemizde gelip bir arastirma yapsa, "Ya bunlarda atletizm yok, bu kiz nereden cikti" demez mi? Belki de biliyorlardir. Ve Sureyya Ayhan'in da ulkedeki bitmis sporda bir yildiz gibi cikmasini hayretle karsiliyorlardir.
O, yetisme doneminde sartlari maksimum zorlayarak calisma imkani yarattigi zaman hic mi ekonomik sikinti cekmedi? Beslenmesi, ekonomisi, calisma ortaminin rahatligiyla yoktan var ederken neredeydiniz?
Bu kizimiz Avrupa Sampiyonu olmadan once bu akbabalar neredeydi?
Sureyya, Cankiri'da dogdu. Olaganustu fedakarliklar yapilmasa altyapisiyla, egitimiyle, gidasiyla bu konuma gelebilir miydi? Kizimizin buyuk fedakarliklarla yaptigi isini severek, saygi duyarak, cok calisarak geldigi nokta dunya capinda.
Son Dunya Sampiyonasi finalinde son 30 metrede gecilip ikinci oldu. Neye bagladilar? Kadinlarin her ay yasadigi ozel gune...
Hic dusunmediler ki, bu kizcagiz ilk defa boyle buyuk bir kosu yapacak. Butun bir milletin sorumlulugunu, ilk defa cikacagi yaris heyecanini, butun devlet erkaninin bulunmasi sonucu yasayacagi heyecan sonucunda acaba hangi insan rahatlikla bir gece once rahat uyuyabilirdi?
Iste bu gercegi yasayarak bilmek lazim. Yoksa ekran basinda yahutta bilgisayarin onunde yuzeysel olarak agir ve haksiz elestiriler yapabilme egoizmini gosteren bu tescilli akbabalarin degil yazmaya, dusunmeye bile haklari yok.
Acaba Sureyya'ya sordular mi, "Boyle buyuk turnuvadan once ne yaptin? Heyecanin, bu kadar buyuk psikolojik baskilarin sende yarattigi arizalar neydi?" diye... Olur mu hic, sorarlar mi? Zaten geneline baktiginiz zaman Fatih Terim'e de, Mustafa Denizli'ye de, Senol Gunes'e de yapilan aynilari degil miydi?
Benim en fazla kizdigim buyuk dusunuyor goruntusu altindaki bu kucuk beyinlerin bir turlu islah edilememesidir.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|