|
 |
|

EMRE AKOZ
Palavraya karnimiz tok
Gectigimiz pazar gunu Yapi Kredi Yayinlari'nin Istiklal Caddesi'ndeki merkezindeydik. Cukurova Holding'in Medya Grubu Baskani Tuncay Ozkan ile Sevket Rado'dan hareketle kose yazarliginin dununu ve bugununu konustuk.
Niye Ozkan? Cunku Sevket Rado'nun (1913-1988), 'Sozun Gelisi' adiyla derlenen denemeleri 50 yil kadar once Aksam gazetesinde yayinlanmisti. Niye ben? Cunku onemli bir kitap oldugunu burada yazmistim.
Onemliydi, cunku bugun palavra sikan nice kose yazarina siki bir cevapti. Ne diyor palavracilar "Eskiden hayati konulari ele alan, ciddi kose yazarlari vardi. Ya simdi? Yok efendim acik gobek modasiymis, vay efendim sevgilisi terk etmis... Boyle kose yazarligi olmaz!"
Yalan! Evet, kesinlikle yalan.
Bugun oldugu gibi gecmiste de 'gundelik hayat' uzerine yazanlar vardi. Ornegin Nazim Hikmet! Dolmuslardan sigaraya, soguk su icmenin zevkinden apartman isimlerine, gundelik hayatin bin bir konusu uzerine kalem oynatmisti.
'Gundelik hayat' Bati'da suruyle arastirma yapilan onemli bir konudur. 'Gundelik Hayatin Sosyolojisi' diye bir alt disiplin bulunur. Sosyologlar kamera ve teyp de kullanarak, alisveris sirasindaki davranisimizdan, is yerinde aska, sayisiz alani inceler.
Iste Sevket Rado'nun o harika yazilari da buna benzer. Ele aldigi konulara bakin Universiteli kizlarin ipek coraplari... Pipo icen kadinlar... 'Guler yuzlu, sakin ruhlu kapici araniyor' ilanlari... 'Bekarlik' vergisi... Plajlar... Cenazeler... Genc kizlarin elini open yaslilar... Fare biciminde pastalar!..
Gerek Rado, gerek gunumuzun 'gundelik hayat' yazarlari bize bizi anlatiyor. Ekonomik anaforlarin, siyasi tezgahlarin icinde basi donen insanlari konu ediniyor. Tabii bunun iyisini yapan var, kotusunu yapan var. Rado gibi yetenekler, aradan yarim asir gecmesine ragmen ilgiyle okunuyor. Dun bir seyler karalamis olan yeteneksizin yazisi ertesi gune dahi kalmiyor.
Olay budur.
****
Lafi uzattik. Ama deginmeden gecemeyecegim. Yalcin Peksen dun soyle yazdi "Konu mu yok! Ornegin tavla arkadaslarinla bir gece once yaptigin geyik muhabbeti ne gune duruyor. Ortaya 'Tavlada zar mi onemlidir, zeka mi' diye bir fikir (!) at. Nasil olsa pesinden gelenler olacak. Onlara cevap ver, bir yazi daha ciksin, Onlar da sana cevap versinler, koseler dolsun. Bir orman dolusu gazete kagidi 'Hep yek mi, ses bes mi?' ugruna heba olsun."
Arkadasin yaptigi komiklige bir bakin hele Neyi elestiriyor? Tavlanin tartisilmasini... Peki kendi konusu ne? Tavla tartismasi! Hemen soralim Madem bunlar sufli meseleler, ne diye gazetenin kagidini heba ediyorsun?
Hani dinime kufreden Musluman olsa Gecen gun trafikten bunalmis "Istanbul'da ulasim balonla saglansa ne iyi olur" diye yaziyordu. Tanidik bir durum Siritanlar bulundukca, insan esprilerinin giderek buz kestigini fark edemez.
Neyse... Tuncay Ozkan'a bir haber ucuralim da gazetenin tozlu ciltlerini arsivden cikarip Peksen'in masasina koydursun. Bugunku Aksam yazarinin o eski ustadan feyz almaya ihtiyaci var.
(Not Peksen'in bir de hoslanarak anlattigi Nadir Nadi anisi var ki... Evlere senlik. Ona da yarin deginiriz.)
Haksizlik etmissiniz Dogan Bey!
Dogan Hizlan hos bir yaziyla bilimdeki uzmanlik ile genel kultur arasindaki iliskiyi ele aldi. (Hurriyet, 9 Eylul). Yazisinin basligi "DNA'yi bulan adam Shakespeare'i bilmek zorunda mi?"
"DNA'yi bulan adam" derken Hizlan'in kastettigi 1962'de Nobel kazanan Amerikali bilim adami James Watson. Ancak bu ibareyle haksizlik ettigi suruyle insan var!
Bunlarin kimler oldugunu aciklamadan once sunu belirteyim Ayni haksizligi (ya da hatayi) hepimiz yapiyoruz. Sebebi Lafi uzatmamak, okuru sikmamak, carpici ifadelerle ilgiyi cekmek...
Simdi gelelim Watson'a "DNA'yi bulan adam" diyerek Hizlan'in haksizlik ettigi bilim adamlarina...
****
Canlilari olusturan yapi taslarini az cok biliyoruz Hucreler, kromozomlar, RNA, DNA, genler... DNA yani 'deoksiribonukleik asit'. Bu temel maddelerin canliligi nasil sagladiklari uzerinde uzun uzun durmadan konumuza gecelim
1) Nukleik asitler ve dolayisiyla DNA, Alman bilim adami Friedrich Miescher tarafindan 1869'da kesfedildi.
2) Bu alanda cok onemli katkisi olan bir baska kisi ise yasamin devamliligini proteinlerin degil DNA'nin sagladigini 1944'te ortaya koyan Kanadali bilim adami Oswald Avery.
3) Ve nihayet geliyoruz 'azizim' Watson'a... Bir kere tek basina degil bu bilim adami. DNA molekulunun 'ikili sarmal' biciminde oldugunu aciklayan unlu makalenin altinda sadece Watson'in degil Ingiliz bilim adami 'geveze' Francis Crick'in de imzasi var. Makale Nisan 1953'te Nature dergisinde yayimlandi. Zaten 1962 Nobel odulunu bu alandaki kesifleri sebebiyle uc kisi paylasiyor Watson, Crick ve Maurice Wilkins.
****
Kim bilir ben de kac bilim adamina haksizlik ettim bunlari yazarken. Ama sanirim mesele aydinlandi Crick ve Watson, DNA'yi 'bulan' degil, onun sarmal yapisini ve dolayisiyla bolunerek yeni hayatlar yaratma kapasitesini ortaya koyan kisiler.
Bu ukalaligi niye yaptim biliyor musunuz? Cunku Watson, 'Ikili Sarmal' adli kitabinda bu onemli kesfi gayet eglenceli bir dille anlatir. Kitabi TUBITAK, 1993'te Turkce'ye kazandirmisti. Ben daha gecenlerde okudum (bol bol kizlardan soz ediyor!)
Hadi Watson'dan bir alintiyla bitirelim "Gazeteler ve anneleri tarafindan desteklenen yaygin gorusun tersine pek cok bilim adaminin yalnizca bagnaz ve anlayissiz olmakla kalmayip dogrudan dogruya aptal oldugunu kavramaksizin, basarili bir bilim adami olunamaz."
KEYIF ESEKTE OLUR
Yerli yersiz kullanilan 'keyif' kelimesine taktim ya... Nereye baksam karsima cikiyor. 'Kitap-lik' dergisinin 'Edebiyat ve Keyif' dosyasinda bakin Hulki Aktunc ne diyor "Eskilerin bir sozu var Keyif esekte olur. Ne zaman? Merkepcik calismaktan eyer yorgunu duser. Sirtinda eyer yaralari olusur, yaralarda kurtlar turer. Esegi cayira salarlar. Saksagan da cayira salinmis esegin sirtina konup kurtlari bir bir temizler. Buyuk keyiftir esek icin, neseyle dolasir." Keyif esekte olur; ha... Ne sahane lafmis o oyle!
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|