kapat
10.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

ILKER SARIER


Medyanin kara kutulari

Turk medyasi, Tanzimat aydinini bile solladi.Halk, issizlik ve pahalilikla girtlak girtlaga bogusurken; egitime butceden ayrilan para Zimbabve'nin bile altina dusmusken; sagliga ayrilan para ise Amerika'nin fareler uzerinde yaptigi deney masraflarindan daha az iken,

Guzide medyamiz 28 Subat'ta hangi komutanin kimin yakasina yapistigini tartisiyorlar.

Cevik Bir, komutani Karadayi'nin yakasina yapismis!..

Ben, Istanbul gazetecilerine nazaran Ankara gazetecilerinin, medyanin "kara kutulari" olduguna inandigimdan, ulkenin zirveleri ile ilgili yazi ve haberleri hep ihtiyatla karsilarim.

Iki komutanin da hemen ertesi gun "Boyle bir sey olmadi, olmasi da mumkun degildir" diye aciklama yapmalari da o kadar onemli degil...

Onemli olan su

28 Subat'ta veya daha oncelerinde, Turk medyasinin hangi durtu ve sebeplerle nasil bir durus sergiledigi bugun hala samimiyetle tartisilamiyor, tartisilamaz da kolay kolay...

Turkiye'nin ne "gucler dengesi" buna izin verir, ne de guc zihniyetleri!

Ote yandan, Turk medyasi bugun de "antidemokratik" bir ruzgara gogus gerecek ne anlayisa ne de halk destegine sahip. Tam tersi, ulkede halk destegine en fazla sahip olan kurum Silahli Kuvvetler.

Ben omrum oldukca sunu bekleyecegim

Bakalim kim cikacak da, "28 Subat'ta medya olarak biz de aslan gibi esas durus gostermistik" diyecek.

Kabul etmek de az ilerleme sayilmaz.

Fakat ne mumkun?

O donemin bas aktorlerinden bir gazetenin sahibi, gogsunu gere gere hala "biz devletin gazetesiyiz" diyebiliyor. Genel yayin yonetmeni de "derin devlet olmadan olmaz" diyebiliyor. Onlara soran varmis gibi!..

O zaman, "komutan komutanin yakasina yapisti" dizileri ne anlama geliyor?

Bana ne? Cok ilgimi cekse, o gece, Cevik Bir'in musakkanin yaninda pilav yiyip yemedigini de merak ederdim.

Netice itibariyle, sansasyondur butun bunlar, tiraj kovalamaya matuftur, "politik dedikodu"dan oteye gecmez.

Ben mi ne dusunuyorum 28 Subat hakkinda?

Butun askeri mudahalelere karsiyim.

28 Subat, olmayabilirdi. Ama oldu.

Turk medyasi da buna karsi cikamazdi. Sikardi biraz!

Yine olsa yine karsi cikamaz!

Boyle basa boyle tras!..

Boyle demokrasiye boyle ayar!

Bir valinin olumu
Recep Yazicioglu oldu. Allah rahmet eylesin...

Aglamaktan bizim medyanin gozleri sisti. Cunku olenin arkasindan dovunmeyi severiz.

Ayni adam, kizaga alindiginda "unutulmustu" ama...

Cunku o donemde cok mesgulduk, Ankara'da "holding avantalari" kovaliyorduk, kusurumuza bakmayin!..

Oldukten sonra hakkini verdik ya, o da bir sey...

Simdi palavralari bir yana birakip gercegi konusalim

Yazicioglu, Turkiye'de herhalde bir "devrim"e imza atmis falan degildi...

Oteki valilerden farki, halkla butunlesmesi, vatandasa kulak vermesi ve dusunduklerini yutkunmadan soyleyebilmesiydi. Cesur yuregi idi one cikan!

Su kayagi yapmasi onemli degildi ama "durusuyla" ortaya koydugu en buyuk gercek suydu

"O, burokrasi tarafindan en fazla ezilmis bir burokratti!"

Ve ne yazik ki sonunda, yine Ankara'ya dert anlatmaya giderken olecekti.


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir