|
 |
|

REFIK DURBAS
Gazetecinin tanikligi...
John Steinbeck, "Gazap Uzumleri, Sardalya Sokagi, Al Midilli, Fareler ve Insanlar" gibi romanlariyla bizde bugun 60 yasini asmis kusaklarin lezzetle okudugu bir romanci... "Bitmeyen Kavga" romani ise 27 Mayis sonrasi gelisen ozgurluk ortaminda genclerce neredeyse Marksist felsefe dersi niyetine okunmaktaydi, ki bu yuzden olacak bir ara Turkcesi yasaklanmisti bile...
"Yazma"nin gerekcesini "insanlarin birbirlerini anlamalarina yardim etmek" olarak algilayan ve her okurun, anlattigi siradan insanlarda kendisinden bir seyler buldugu Steinbeck'in pek bilinmeyen bir yonu de gazeteciligi...
Steinbeck'in 1936'dan 1966'ya kadar gazete ve dergilerde yayimlanan makalelerinden yapilan bir derleme "Amerika ve Amerikalilar" basligi altinda Abdullah Yilmaz'in cevirisiyle Turkiye Is Bankasi Kultur Yayinlari arasinda cikti.
66 yillik omrunun yaklasik yarisini gazetecilikle gecirmis bir yazarin, elbette gazetecilik uzerine soyleyecekleri de olmali degil midir? 1956'da "Gazetecilikle ilgili ne soyleyebilirim ki?" diye soruyor ve cevabini da kendisi veriyor
"Gazetecilikte en yuce erdemi ve en buyuk kotulugu yan yana gorebilirsiniz. O bir diktatorun kontrol altina alacagi ilk seydir. O hem edebiyatin anasi, hem de bir supruntu yiginidir. Bircok durumda sahip oldugumuz tek tarihtir ama, yine de kotu insanlarin elinde oyuncaktir. Buna ragmen, bu kadar cok insanin urunu oldugu icin, gazetecilik belki de yaptigimiz en temiz istir."
Steinbeck, hem romanci hem gazeteci olarak tarihe taniklik ediyor, yasadiklariyla bezedigi yaratim surecini tutanaga geciriyor. "Arthur Miller'in Durusmasi" uzerine yazdiklari da bu tutanagin bir ornegi... Miller, ABD Kongresi'ni asagiladigi gerekcesiyle yargilanmaktadir. Steinbeck, Miller'e yuklenen suclamalari kendi uzerine alarak Kongre'yi yerden yere vurur. Cunku, "yasaya saygi, ancak yasa sayginsa anlamlidir" ve zulum karsisinda baskaldirma ihanetse, insan bu ihaneti bol bol kullanmalidir.
****
Steinbeck'in kitabini bitirdigim gunun aksami, 11 ulkeden 11 yonetmenin imzasini tasiyan "11 Eylul" filmini gordum. Iran'dan Ingiltere'ye, Japonya'dan ABD'ye 11 yonetmen 11 ayri halk ve cografyadan 11'er dakikalik 11 film ile 11 Eylul 2001'de meydana gelen "Ikiz Kuleler" olayindan sonra dunyanin nasil degistigini, farkli ve kisisel acidan yorumluyorlardi.
Steinbeck'in yillar once kelimelerle aktardigi teror, bugun goruntu olarak sinema perdesindeydi. Ikisinin kesisme noktasi ise tarihin tanikligini yapmalariydi.
Steinbeck yasasaydi, her filmden bir roman cikarabilirdi, cunku 11 yonetmen de gazetecilik misali temiz bir is cikarmislardi.
Fakat sinema salonunda benimle birlikte yalnizca on bir seyircinin bulunmasi ise herhalde bir tesaduftu.
Boylesine onemli bir sinema olayina ilgisizligi de benim anlamam mumkun degil...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|