|
 |
|


Suc sadece siyasilerde mi?
En curumus sakizlardan birini bugun Yargitay Baskani Eraslan Ozkaya'nin agzinda bir kez daha cigneyecegiz "Adli Yil yine kordugum olmus sorunlarla aciliyor..."
Neler o kordugum olmus sorunlar? 60 yildir, yani 1943'ten baslayarak geleneksellesen Adli Yil acilis konusmalarinda uc ana maddede toplandi
Yasalardan kaynaklanan sorunlar, yargi gorevlilerinin neden oldugu sorunlar, fiziki sorunlar...
Ilk madde, hic eksilmeyen, parlamento ve hukumet istedigi kadar cabalayip yasa cikarsin, yapilanin yerini yeni bir talebin aldigi uzun bir liste olarak her yil tekrarlaniyor. Liste ilk kez 1953'te donemin Yargitay Baskani Mehmet Bedri Koker'in dile getirdigi, 60 yildir gerceklestirilememis "Adli kolluk" onerisiyle basliyor, gecen yil Ozkaya'nin 15 maddelik paketine kadar gidiyor.
Ikinci madde egitim kalitesinin dusmesi sonucu nitelikli hukuk adami yetistirmedeki zorluklardan meslegin cekiciligini yitirmesine, yardimci adli personel eksikligine kadar bir dizi sikintiyi kapsiyor.
Ucuncu madde ise apartman dairelerinde adalet dagitmaktan, saniklari durusmalara goturecek yol ya da benzin parasina, bilgisayar caginda daktilo eksikliginin ihtiyac listesinde onemle sayilmasina kadar utanc verici bircok kalemi iceriyor.
Bu tablonun iki sorumlusu var Gelmis-gecmis hukumetler ve adalet dagiticilari.
Vur abaliya
Dogru; hukuk ve adalet reformu son 30 hukumetin programlarinda en onemli, en tarihi vaat demetlerinden birini olusturuyor.
Kabul; hukumetler programlarinda verdikleri sozlerin cogunu yerine getirmediler...
Bildiginiz en iri, en sivri uclu cuvaldizi hukumete, devlete, butcede yargiya yeterli kaynagi ayiramayan ilgili kisi ve kurumlara acimasizca batiralim.
Ancak savcisiyla, yargiciyla adalet mensuplarinin caga, yeni hukuk anlayisina, hepsinden vazgectim, kapisini caldigimiz AB'nin muktesebatina uyum saglamak icin yeterli caba harcadiklarini soyleyebilir miyiz?
Ilk kez Ozal Hukumeti'nin programinda soz edilen, son olarak Adalet Bakani Cemil Cicek'in tekrarladigi bir gercegi hatirlatmakta fayda goruyorum Ictihat hukuku. Yani yasalarin cagin gelismelerine gore degismesini sadece parlamento ve hukumetlerden beklemeyen, adalet adamlarinin cabalari ve kararlariyla saglanan gelismeler. Cicek, yargimizin bu konudaki pasifligi, tembelligi ya da cesaret eksikligini soyle elestiriyor
Ictihat hukuku
"Avrupa'daki hakimler, AIHM ictihatlari dogrultusunda, 'kanunlarin manasini hakim belirler' dusuncesiyle, parlamentolarin temel insan hak ve ozgurlukleri ile baglantili kanunlari degistirmesini beklemeden bir ictihat hukuku olusturmaktadir. Bizim de dahil oldugumuz ve yazili hukukun gecerli oldugu Avrupa hukuk sisteminin, son 30 yilda kendisini temel hak ve ozgurlukleri genisletici bir donusume tabi tutarak, ozgurlukler alanini 'istisnai bir ictihat hukuku alani' olarak gormeye basladigi gercegi, ne yazik ki, Turkiye ile AIHM arasinda iletisimsizlik ve uyumsuzlugun nedenlerinden biri olarak karsimiza cikiyor."
Cicek nezaket gosterip, hukukun siyasallastigi iddialarina guclu kanitlar tasiyan ters "ictihat"lardan soz etmiyor.
Alin size, bu hafta pimi cekilecek Yargitay'daki DEHAP bombasi.
Yarginin aleni hatasindan kaynaklanan bir skandalin bedelini Turkiye odeyecek. 20 yil sonra kavusulmus siyasal istikrar belki de bu karar nedeniyle tehlikeye dusecek.
Yargitay Baskani Ozkaya'dan konusmasinda bu konuda bir ozelestiri bekliyoruz.
Yetmez; Turkiye'nin siyasal ve ekonomik huzurunu korumasini saglayacak bir cikis yolu gostermesi de gerekiyor.
Yoksa bir Rus atasozune hak verecegiz
"Adaletten degil, yargictan kork..."
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|