kapat
08.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

EMRE AKOZ


'Koseteci' kiskancliklari

Biz tavla tartismasini coktan bir yana biraktik. Cunku belli basli fikir obekleri ortaya cikti.

Ama hala bu eglenceli konuyla ilgilenenler var. Bu kisiler ikiye ayriliyor.

1) Tartisma surerken... Tavlaya bayilmalarina, her firsatta oynamalarina ve bu konuda suruyle anilari olmasina ragmen olayi pas gecen 'koseteciler'. Bunlar gele atan oyuncular gibi yazilanlari giptayla izlediler. Ama bagirlarina tas basip sustular. Neden mi? Neden olacak, bizim medyanin eski kompleksidir 'Sevmedigin kisiden sakin soz etme!' Yani 'Sizi kaale almiyorum' numarasi... Tartisanlar kim? Hasbelkader Mehmet Barlas, Emre Akoz... Bu ikisinden birine gicik misin? Giciksin.... O halde tavla hakkinda yazma arzusu icini kemirse de, 'ha, kim, ne, valla farkinda degilim' ayaklarina yatarsin. Ya da konuyu oyle bir acidan ele alirsin ki yazinin icinde MB ve EA gecmez; tali karakterleri basrol oyuncusu gibi gosterirsin. (Engin Ardic bosuna mi 'Babiali pustlari' deyip duruyor.)

2) Bir de bu konuda fikirleri, ilginc anilari ve sorulari olan okurlarimiz var. Onlar mesaj gondermeye devam ediyor. Iste Turgut Ekinci'nin yazdiklari

"Rahmetli babamin bulusu olan, 'zarsiz tavla' diye adlandirabilecegimiz, sans faktorunu minimuma indiren bir oyun tarzini tanitmak istiyorum

* Baslamak icin oyuncular yazi tura atar. Kazanan baslar (oyunun sansla ilgili kismi bitti).

* Oyuncu 'cift olmamak sartiyla' istedigi 'zari' oynar (6-5, 1-6, 4-2, 3-1 vs., vs. ) Ve boyle devam eder...

* Eger bir oyuncunun elinde kirik pul olursa mutlaka cift oynar (1-1, 2-2, 3-3, 4-4, 5-5, 6-6.)

Rakibin durumunu ve muhtemel hamlelerini dusunerek yapilan plan sonunda zarlarini iyi soyleyerek pullarini once toplayan oyunu kazanir."

****

Bu ilginc ve eglenceli bir oneri. Hatta bir fantezi! Ancak benim bu aralar deneme olanagim yok. Eger okurlarimiz arasinda yukarida onerilen 'zarsiz tavla'yi aralarinda oynayip sonucu bildiren olursa sevinirim. Burada yayimlariz.

Tahminimi hemen yazayim 'Zarsiz tavlanin' ciddi bir sorunu var. 'Zari atmayip soylemek' olasiliklari azaltacagi icin, 'pullari en iyi oynama bicimi' cok kisa bir sure icinde ortaya cikacak ve sonucta oyunu hep ilk baslayan kazanacaktir. Sanirim...

Maksimum yarar nasil saglanir?
Gazetelerde okuyorum, ekranlarda izliyorum Hala F.Bahceli milli futbolcu Tuncay'in sol kanatta oynayabilecegini iddia edenler var. Bu iddialar iki noktaya dayaniyor 1) Iki macta bes gol atti. 2) F.Bahce'ye gelmeden once Sakarya'da solda oynardi.

Cevap verelim...

1) Evet sol kanatta gorevlendirilmis olarak ciktigi maclarda bes gol attigi dogrudur ama pozisyonlara iyi bakin. Hangi golu soldan inerek atti? Hicbirini! Tamaminda ya ortadan, ya sagdan daldi... Ve bu yaptigi 'gorev yerini' terk etmekti. Aslinda orada bulunmamasi gerekiyordu! Ama macin kaosundan yararlanarak kendine firsat yaratti.

2) Ikinci nokta cok daha onemli. Nihat Kahveci'yi dusunun. Iyi hatta gayet iyi bir oyuncuydu Turkiye'de. Ama bir yildiz degildi. Peki nasil yildizlasti? Hep beraber gorduk Real Sociedad'in hocasi onun baska ozelliklerini kesfetti. Herkese apacik tanimlanmis gorevler verirken Nihat'i serbest oynatti. Nihat simdi nasil da kufrediyordur sag kulvarda kaybettigi yillara!

Iste Tuncay da benzeri bir durumda. 'Solda oyna' dersin, gikini cikarmayip oynar, elinden geleni de yapar. Ama ne isi var o kanatta? Iste son milli mac Iki golun mukemmel asistleri Tuncay'dan. Birinde sagdan inerek, digerinde ortadan dalarak verdi o 'al da at' turu paslari. Senol Gunes uyandi ama Daum, Petkov'u alana dek bir baska cozum bulamadi.

(Not 'Bu Tuncay meselesini amma uzattin' diyenler cikacaktir. Evet Tuncay'i cok seviyorum. Onun oyununu seyretmeye bayiliyorum. Karakter acisindan da su ana kadar ciddi bir yamuklugu olmadi. Ancak Tuncay bu yazilar sadece bir vesile... Asil derdim Tuncay'dan (ve Nihat'tan) yola cikarak, 'bir yetenegi en yuksek verimi alacak bicimde degerlendirme' konusunu tartismak.)

'Turkiyeli' Vedat Gunyol
Bu ara yine "Turk mu, Turkiyeli mi" diye tartisiliyor ya... Aklima geldi

Sanat-kultur-fikir tarihimizde onemli bir yeri olan 92 yasindaki Vedat Gunyol'un 'Kendimce Denemeler' adli son kitabi temmuzda cikti (Dunya Kitaplari).

Her firsatta Ataturk'u oven Gunyol, denemelerinde bakin sunlari (da) soyluyor

"Hep dusunmusumdur, 'Ben Turk muyum, Turkiyeli miyim' diye. (...) Ben Kurt asilli bir buyukbabadan, Arnavut asilli bir dededen, Kafkas asilli bir anneanneden aliyorum varligimin ozunu, aslini astarini. Ben bugun Turk yurttasi olmanin onurunu, sevincini ve de mutlulugunu nereden aliyorum dersiniz? Turk diline olan hayranligimdan. Ben Turksem, Turk diline olan tutkumla Turkum. Ben kendime artik Turk degil, Turkiyeliyim diyorum. (...) Turkiyeliyim diyor ve bununla da ovunuyorum. Oldu mu?"

****

'Peki, oldu' diyelim ve yeni kusaklara bir iki kelimeyle Gunyol'u tanitalim 1911'de Istanbul'da dogdu. Hukuk okudu. Paris'e gitti. Milli Egitim Bakanligi'nda klasik eserler danismanligi oldu. Fransizca ogretmenligi, cevirmenlik, gazetecilik yapti. Bir suru kitabin yani sira Ufuklar ve Yeni Ufuklar dergilerini yayimladi. Artik 'yasam bilgesi' mertebesinde.

CABANIN DEGIL IHTIYACIN SONUCU
Prof. Nur Vergin kadin kose yazarlari konusunda ozetle soyle demis "Yillarca ugrastilar ve sonunda 'koseleri' kaptilar..." Hayir, oyle olmadi. Basinda kadinlar epeydir var. Erkekler kadar cok calismalarina karsin ikinci planda birakildilar ve esas olarak magazin ilavelerinde gorev aldilar, kose yazdilar. Ne zaman ki toplumda kadinlar is hayatina atilip kariyer yapmaya basladi... Iste onlara hitap etsinler diye kadin gazetecilere 'ana gazetede' de kose verildi. Yani varliklari (maalesef) cabanin degil, ihtiyacin sonucu.


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir