kapat
08.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

AHMET HAKAN


Enver Oren olayi

Hicbir zaman Enver Oren'i kendime yakin hissetmedim.. Ne dostu oldum onun, ne de dusmani.. Bir zamanlar onun sahibi oldugu televizyon kanalinda kisa donem calismisligim olmasina karsin, sag camianin cok bayildigi Enver Oren dedikodularina da hic merak sarmadim. Benim icin Enver Oren oradaydi ve benden, benim gundeminden alabildigine uzakti.

Oysa onun macerasini biliyordum. Zaten onun macerasini bilebilmek icin ozel bir caba sarf etmeye gerek yoktu.. Cunku her sey 'camia'nin gozleri onunde olup bitiyordu..

Islam tarihinin en tutucu ilmihal kitabi Saadeti Ebediye'yi biliyordum. Islam adina biri 'farkli bir sey' mi soyledi? Ona yonelik 'mezhepsizlik' suclamasinin devreye sokuldugunu goruyordum. Sadece bunlari degil tabii ki Evliya menkibelerine duyulan o buyuk askin da farkindaydim, ictihat kapisinin bir daha acilmamak uzere siki sikiya kapatildiginin da.. Caycilara bile 'abi' denilerek uygulanan sahte ve baygin alcakgonullulugun de bilincindeydim.

Aramizdaki 'derin gorus ayriligi'ni, mesrep farkliligini hicbir zaman bir sorunsal olarak gormedim. Epey uzakta hissettim kendimi ondan.. Hep 'bana ne?' deyip gectim. Olaya biraz daha sosyal acidan baksam ve isi ciddiye alsam "ihtilafta rahmet vardir" derdim. Bunu bile demedim. Onun buyuk degisimine de kafayi takanlardan olmadim.. "Neden degisti?" sorusunu bir kez bile gundeme getirmedim. Tamam, hicbir hesaplasma yapmamisti, kamuoyu onunde 'tek bir soru'nun bile yanitini vermemisti, bu yuzden 'kafaya takilmasi' gereken bir degisimdi bu belki.. Ama dedim ya, benim boyle bir gundemim yoktu.. O kendi yolunda gidiyordu, ben de kendi yolumda..

****

Bugun ilk defa cizgi disina cikiyorum.. Bugun ilk kez kendimi Enver Oren olayini mesele ederken goruyorum. Neden mi?

Cunku dunku Vatan gazetesinde yayinlanan "28 Subat anilari" beni cok sarsti. Dusunun Bir medya patronu olarak Enver Oren, Genelkurmay'a cagriliyor. Donemin anli sanli komutanlari Oren'e firca atiyorlar. Enver Oren konusma ilerledikce terlemeye basliyor. Bobrek rahatsizligi cektigini soyluyor ve su istiyor. Ust uste birkac kez su isteyince Cevik Bir, gorevli askere "Oglum surahi getirin" talimatini veriyor.. Korku, heyecan ve panikten kipkirmizi olan Enver Oren, surekli su iciyor. Elleri titriyor ve surahiyi yere dusuruyor. Surahi gurultuyle kiriliyor, Oren'in ustu basi su icinde kaliyor. Neredeyse bayilmak uzere olan Enver Oren "Ben mesaji aldim" diyor..

Bunlari okudugumda gercekten sarsildim..

Demirel'in "Enver Oren hicbir durakta beklemez, ilk gelen otobuse biner" dedigini biliyordum. Hatta yakinlik gostermek amaciyla elini Bahceli'nin dizine koydugunda MHP Lideri'nden "Elinizi ceker misiniz" uyarisini aldigini da biliyordum..

Ama dunku Vatan'da yazilanlarin yasanabilecegini tahmin etmiyordum...

****

Isikcilik, Saadeti Ebediye, degisim, ictihat kapisi, mezhepsizlik suclamasi... Bunlarin hepsini bir tarafa birakmistim ama bu "28 Subat anilari" beni derinden sarsti.

Simdi su sorunun yanitini ictenlikle merak ediyorum Dogru mu bunlar Enver Oren? Gercekten surahi kirildi mi?

Dogruysa neden katlandiniz buna? Neyin karsiligi olarak katlanilabilir buna?

Ya da soyle sorayim Deger mi hic?


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir