|
 |
|

KEMAL DİNÇER
Fener'in artıları
Geçen hafta Milan-Porto Süper Kupa karşılaşmasını izlemek üzere Monaco'daydım. Türkiye'deki lig maçlarının itiş-kakış, kavga-gürültü ortamından sonra Milan ve Porto'lu taraftarların en ufak bir sataşma dahi olmadan üzerlerinde formalarıyla, gün boyu sokaklarda yan yana gezmeleri, kahvelerde birlikte oturmaları, şarkılar söylemelerinin yarattığı güzel ortam görülmeye değerdi. UEFA'nın maçı bir şölen havasına sokması, taraftarların da bu havaya tamamen uymaları neticesinde yalnız bir futbol maçı değil, nefis bir atmosferde müthiş bir gün yaşadık.
O ortamı ve Milan'ı gördükten sonra Fatih Terim'in bu takımın antrenörlüğüne ulaşmasındaki başarısını bir kez daha takdir ederken, bu görevin bu kadar kısa sürmesinden hem onun adına hem de Türk Futbolu adına duyduğum üzüntüyü bir daha yaşadım. Yıllar önce Ajax'ın başkanı "Milan bir sirktir" demişti. Ben bu sirki seviyorum!
****
Fenerbahçe'yi yorumlayanların tespitlerinde önemli farklılıklar göze çarpıyor. Örneğin Sayın Ömer Üründül "Eksik, ileriye dönük orta sahada" derken, bir başka yorumcu "Sorun savunmada" diyor. Biri "Kanat adamlarının verimsizliğinden" bahsederken, bir diğeri "Van Hooijdonk dışında hücumda ne yaptığını bilen yok" diyor.
Bence Fenerbahçe'nin iki sorunu var. Birincisi takımın lideri, en etkili ve de en çok asist yapan oyuncusu Van Hooijdonk'un sezon içerisinde sakatlanması halinde alternatifinin olmaması ve onsuz takımın çok güç kaybedeceği. İkincisi de orta sahada teknik ayakların yanında, savunma özelliği ve mücadele gücü yüksek savaşçı karakterde bir oyuncunun olmaması. Bunun yanındaki diğer sorunlar Daum tarafından çözülebilir. Ancak bu iki sorunun çözümü şimdilik mümkün gözükmüyor.
Ancak "Takım eksik" demek de biraz insafsızlık olur. F.Bahçe bu kadrosu ve de takım kimyasıyla G.Saray'ın çok ilerisinde, Beşiktaş'tan da daha az sancılı. Bence geçen sezon sonundaki resimden bugüne gelmek büyük bir başarı ve gelişme. Tabii maharet, bu yeni kadronun futbol ve takım oyunu adına gelişiminin her geçen gün sürmesi.
F.Bahçe'nin en güzel tarafı, öncelikle F.Bahçe taraftarının özlediği türden, genç, yetenekli ve mücadeleci bir kadroya sahip olması. Daha sonra takım içerisindeki pozitif ortamın sahadaki dayanışmaya ve takım olmaya katkısı, Daum'un mutlak otoritesinin yanında oyuncularını devamlı motive eden babacanlığı ve de yönetimin tüm idareyi kayıtsız Daum'a teslim etmesi.
Rakipleri Beşiktaş ve G.Saray Avrupa Kupalar'ında yıpranırken, F.Bahçe'nin tam konsantre olacağı ligin ilk devresi bittiğinde önemli bir puan avantajı yakalayacağını düşünüyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|