|
 |
|

ALİ KIRCA
Rekorlara veda!
Bizim kuşağın dünyaya geldiği tarihlerde, o dünya bıçakla ikiye kesilmiş hallerdeydi..Biz başka bir dünya bellemedik hiç..
Hep böyleydi sandık alemi..
Ortasından kalın bir hudutla ayrılan bir "küre-i arz" manzarası..
Bir tarafı doğu, bir tarafı batı..
Bir tarafta komünizm cehennemi, öte yanda kapitalizm cenneti..
Ya da tam tersi..
Neresinden baktığınıza, duvarın neresinde durduğunuza göre değişirdi gördüğünüz manzara..
Duvar da lafın gelişi değil yani.. Ete kemiğe bürünmüş, ya da tuğla betona dökülmüş haliyle "arz-ı endam" ederdi kilometreler boyunca..
Sanal olanı "demirperde", gerçek olanı da "utanç duvarı" namıyla anılırdı dört bir yanda..
Ülkelerden çok bloklar vardı siyasal arenada.. Ulusal ordulardan çok askeri paktlar koşardı sorunlu coğrafyalara..
Unutanlar için; Doğu Bloku-Batı Bloku.. Varşova Paktı-NATO.. Hür Dünya-Esir Dünya.. vesaire.. vesaire..
Doğal olarak da bloklar, paktlar, dünyalar arasında amansız bir yarış..
Uluslararası siyasette egemen olma yarışı, askeri alanda üstün olma yarışı, teknolojide amansız bir savaş..
Çok çabuk alıştığımız "tek süper" güce dayalı dünyada hayal etmesi zor, ama işte öyle "iki süper güç"lü bir dünyaydı yaşadığımız..
Casusların kol gezdiği; CIA'lerin, KGB'lerin her iki yanda da insanlara korku saldığı bir dünya..
Akla havsalaya sığmayacak bir silahlanma ihtirası.. Neredeyse her metrekareye düşen nükleer füzeler.. Devasa konvansiyonel silahlar.. Ve elbette silahlanmaya harcanan milyarlarca dolarlar, trilyonlarca rubleler..
Ve en çok ta duvarın doğu yanında, silahlanmaya harcanan her ruble karşılığında "müreffeh bir hayat"a ödetilen bedeller..
(Doğu Blokun'un çöküş macerası da böyle başladı aslında.. Batı, duvarın ötesini daha çok silahlanmaya zorladıkça, sosyalizm soluksuz kaldı.. Gorbaçov işin farkına varıp tarihi silahsızlanma anlaşmalarını gündeme getirdiğindeyse artık çok geçti..)
Silahlanma yarışının insanlığa kazandırdıkları da oldu.. İki taraf ta teknolojiye inanılmaz yatırımlar yaptılar.. Bugün hayatlarımızı zenginleştirip kolaylaştıran bilgisayarlar ve hatta internet, o "silahlanma telaşı" içinde geliştirildi..
Ya uzaydaki amansız ve anlamsız yarış?
Uzaya ilk aracı, ilk hayvanı, ilk insanı, ilk kadını hep Sovyetler gönderdi.. Ama en medyatik şovu ABD yaptı ve Ay'a insan indirdi.. Büyük yarışta ipi Amerikalılar göğüsledi..
****
Bütün bunları neden mi hatırladık
Dünya Atletizm Şampiyonası'nda, Süreyya'nın gölgesinde kalan bir ayrıntı için.. İlk kez Hıncal'ın dikkati çektiği önemli bir ayrıntı için
Atletizmde rekorlar kırılmıyordu artık..
Hem de çoktandır..
Sebebi ne ola ki diye araştırınca..
Sebebi yazının uzun girişinde saklı aslında
Yarış bitti..
Soğuk savaş yıllarının belki en "harikulade" yanı olan ve spor alanlarını, pistlerini, pisinlerini, olimpiyatları aydınlatan, mutlandıran, heyacanlandıran yarış bitti..
Evet.. Yarış yok, koşu var artık tek başına..
İki kutuplu bir dünyanın sonu; "dünya barışı"na yaradı mı, daha çok tartışılır ama "dünya yarışı"ndan çok şeyler alıp götürdü.. Bu kesin!
Mazi kalbimizde bir yaradır, heyhat! Ve...
Kalbimiz hüzünlü ve kırıktır; mazide kırılıp kalmış rekorların hatıralarından...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|