kapat
26.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

MEHMET BARLAS


Irak'a asker göndermek, askeri bir karardır da!

Irak'a Türk askerini göndermek, siyasi olduğu kadar, askeri değerlendirmeleri de gerektiriyor.

4 aylık kısa devre askerliği, hayli ileri yaşta yapmış bir Türk erkeği olarak, askerlikle ilgili uzmanlığım, bir futbol seyircisinin futbol konusundaki uzmanlığı kadar.

Geçen akşam Beşiktaş'ın eski kaptanlarından Zekeriya Alp ile, Ankaragücü maçını, televizyon karşısında birlikte izliyorduk.

Kaleye çekilip, hepsi de avuta çıkan her şut için, "Ben olsam bunu mutlaka gol yapardım" diyordum.

Zekeriya Alp güldü.

- Televizyon karşısında attığınız golleri saydım. Tam 18 gol attınız. Ben olsaydım, en az 10 gol daha atardım oturduğum yerden, dedi.

Askerlik mesleğinin icrası da, müthiş profesyonelce bir iş.

Tıpkı, profesyonel politika gibi.

Generaller, günlük politika tartışmalarında görüş açıkladıkları zaman, çoğu kez, bu görüşlere biraz hoşgörü ile bakılıyor.

Son yarım yüzyılda dört kez askeri darbe yaşamış bir ülkede, bir generalin politik açıklaması, içerik açısından fazla değerli olmasa bile, önemli kabul ediliyor ister istemez.

Herhalde askerler de, eli silahsız kuvvetlere mensup siviller, askerlik mesleğinin ayrıntılarına girince, olaya hoşgörü ile bakıyorlardır.

Son dönemde Güneydoğu'da bölücü teröre karşı müthiş bir mücadele veren ve zafer kazanan askerler, herhalde, Irak'ta karşılaşılabilecek durumları, mesleklerinin bütün birikimini ortaya koyarak irdeliyorlardır.

Bir sivil olarak benim söyleyebileceğim şudur

Irak'a, profesyonel askerler gitmelidir.

Zorunlu askerlik görevinin gereği olarak, temel eğitim gören ve mesleklerinin gereği, akılları askerlikte değil "Tezkere"de olan kadroların, Irak bataklığında, ciddi bir sonuç almaları zordur.

Tabii ki, kısa dönem değil de tam dönem askerlik yapan ve mesela bir komando birliğinde eğitim görenlerin, askerlik mesleğine yakınlıkları, benden çok daha fazladır.

Şimdi ben, Irak'la ilgili bir durum muhakemesi yapsam, acaba ne tür askeri almaşıkları hesaba alabilirim ki?

Askerlik görevimi Antalya'da, yaz mevsiminde yaptım.

O kadar çok terledik ki, hergün üzerimdeki askeri giysileri yıkamaktan, uzman bir çamaşır yıkayıcı olmuştum.

Bu da kolay değil.

İki hafta, parmaklarımın dış yüzü kanadı, aşındı.

Meğer, yıkadığım giysiyi çitilerken, kumaşı birbirine sürtmek yerine, kumaşı parmaklarıma sürtermişim.

Bu bilgim, Bağdat'taki bir sokak çatışmasını bastırmakta, fazla yarar sağlamayabilir.

Bir de, subayların (veya komutanların), insan toplulukları hakkındaki bilgileri, biz sivillerden çok farklı.

Bir uzun talim ve sonra koşu ertesinde, bizim bölük oturmuştu.

Komutan "silahlarınızı temizleyin" komutunu verdi.

Yanına gittim.. "Komutanım, herkes zaten pestil gibi. Hiç olmazsa 5 dakika, silah falan temizlemeden, şöyle serilip, otursalar" dedim.

Komutan güldü. Cevap verdi.

- Barlas... İnsanları boş bırakırsan, ne yapacakları belli olmaz. Bak şimdi görürsün!

Sonra, oturan askerlere (silah arkadaşlarım), rahat etmelerini söyledi.

Bir dakika geçti geçmedi. İlerideki bir asker, minik bir taşı arkadaşına attı. Arkadaşı, ona başka bir taşla cevap verdi.

İki dakika sonra, havada taşlar uçuşuyor, herkes birbirine taş atıp, kendince şakalaşıyordu.

Komutan "Tüfek temizle" diye bağırdı.

Sonra bana döndü.

- Bir dakika daha boş kalsalar, bunlardan birinin gözü çıkabilirdi, dedi.

Düşünün ki, hepimiz 30'lu yaşlara gelmiş, yüksek tahsilli, koca koca adamlardık.

Belki de bu yüzden, bazı generaller siyasi demeç verip, sivil toplumu meşgul ediyor.

Neyse... Konuya dönelim.

Irak'a gidilecekse, buna ağırlıkla askerler karar vermeli.

Ve Irak'a, profesyonel askerler gitmeli.

ŞAKA

Mum sönmemeli!
Turizm Bakanı Erkan Mumcu, "Bundan böyle Antalya'da yeni turistik arazi tahsisi yok" demiş.

Bakarsınız işsiz kalmamak için Erkan Mumcu, bundan sonra "Bodrum'a yeni yollar var" der.

İNSANLAR

Magandalığın evrimi tamamlandı!
Fukayama, serbest pazar ekonomisine ve demokrasiye bakıp, tarihin sonunun geldiğini zannetmişti.

11 Eylül 2001 terörist saldırısından sonra anlaşıldı ki, Amerika için de, dünya için de, tarih yeni başlıyormuş.

New York Times'ın editörleri de, insanın ulaştığı noktaya bakıp, "Evrimin Sonu mu" konusuna takılmışlar.

Açıkçası ben insanın evriminin henüz başında olduğuna inananlardanım.

Özellikle trafikteki duruma bakıp, bazı sürücülerin neden ehliyetlerinin kontrol edildiğine şaşırıyorum.

Bazı sürücülerden nüfus kağıdı sorulsa ve onların insan olma sürecine girip girmedikleri kontrol edilse, daha doğru olmaz mı?

Bazı insanların magandalık konusundaki evrimi tamamladıkları iddia edilse, buna hiç itiraz etmem.

Sadece kendilerini düşünen.. Kendilerinden başka hiç kimseyi var saymayan. Yasaları da, kuralları da sakızla karıştıran... Yanlış ve kırıcı düşünceleri yüksek sesle söylemeyi açık sözlülük sanan magandalar, evrim sürecinin zirvesindeler.

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır