kapat
26.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

MEHMET TEZKAN


İşgüzarlığın bile sınırı olmalı..

Başbakan'a yaranmak için bazen kantarın topuzu kaçıyor..

Hoşluk yapacağız diye bir çuval incir berbat ediliyor..

Aslında yapılan hoşluk falan da değil..

Resmen işgüzarlık..

AKP'nin kuruluşunun ikinci yılı nedeniyle Bilkent Odeon'da konser düzenleniyor..

Sahnede Tayyip Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Adnan Şenses var..

Erdoğan'ın karşısına geçip, sözlerini Cengiz Tekin'in yazdığı 'Deli Gibi Sevdim' şarkısını söylüyor..

"Neden saçların beyazlamış arkadaş / Sana da benim gibi çektiren mi var?" diye başlıyor..

Ardından.. "Görüyorum ki her gün meyhanedesin / Yaşamaya küstürüp içtiren mi var?" diye devam etmesi lazım..

Etmiyor.. Güfte bir anda değişiyor..

"Görüyorum ki her gün işte güçtesin / Yaşamaya küstürüp seni üzen mi var?"

Hoppala.. Yılların şarkısı değişir mi demeyin..

Adnan Şenses değiştirdi..

Gerekçesi şu.. Şenses "Koskoca Başbakan'ın karşısında sen neden meyhanedesin, sana içtiren mi var" diyemezmiş!

Bir hoppala daha.. Cengiz Tekin bu şarkının sözlerini Erdoğan'a hitaben yazmadı ki..

Şarkının sözleriyle Erdoğan'ın ne ilgisi var?

Başbakan bu şarkıyı çok seviyorsa, orijinal halini seviyordur.. Uyduruk halini değil..

"Görüyorum ki her gün meyhanedesin / Yaşamaya küstürüp içtiren mi var?" sözlerinin bir anlamı var..

Aslında her gün meyhaneye gitmek eleştiriliyor.. Yaşama küsen insanların her gün gittiği bir mekandan söz ediliyor..

Meyhaneye gitmek övülmüyor..

Şimdi Adnan Şenses'in değiştirdiği sözlere bakılım

"Görüyorum ki her gün işte güçtesin / Yaşamaya küstürüp seni üzen mi var?"

Başbakan dahil binlerce insan, milyonlarca insan her gün işte güçte.. Yani hepimiz yaşamaya küstüğümüz için mi çalışıyoruz?

Başbakan yaşama küstüğü için mi günde 15-20 saat çalışıyor?

Birileri onu üzmese yarın başbakanlığı bırakıp, yan gelip yatacak mı?

İşçisi, memuru, esnafı, işadamı her sabah işine gücüne yaşama küstüğü için mi gidiyor?

Anlaşılır gibi değil..

Belli ki Adnan Şenses bu sözcükleri düşünmeden uydurmuş.. Çünkü söylediklerinin mantığı yok..

Enfes bir şarkıyı da rezil etmiş..

Bunu niye yaptın diye sorulduğunda yanıtı aynen şöyle

"Müslüman Başbakan'ın karşısında meyhaneden söz edemezdim."

Niye? Meyhane sözcüğü telaffuz edilince müslümanlık sakatlanıyor mu? Meyhaneyle müslümanlığın ne ilgisi var?

Müslüman meyhaneye gitmez mi, içki içmez mi?

Bu herkesin kendi bileceği iş.. Müslümanlığın ölçüsü ne içkidir, ne de meyhane..

Şenses'in unuttuğu bir nokta daha var..

Erdoğan meyhaneye gitmedi mi, arkadaşlarını yollamadı mı?

Erdoğan'ın İstanbul Belediye Başkanlığı'nı kazandığı seçimleri hatırlayın.. Refah İstanbul'da kabuğunu Erdoğan'ın bu açılımıyla kırdı.. Ne yapmak istediklerini meyhanelerde bile anlatmadılar mı?

Adnan Şenses, 'Başbakan'ın önünde söylenmez' diye meyhane sözcüğünü ağzına almıyor.. Ama aynı Başbakan, ramazanda İtalya Başbakan'ı ile öğle yemeğinde buluşuyor.. Berlusconi'nin, yanında şarap içmesine ses çıkarmıyor..

'Bu devlet işi' diyor..

Hangisinin yaptığı doğru?

Demek ki işgüzarlığın bile sınırı olmalı..


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır