kapat
26.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

İLKER SARIER


Bonozedelere çözüm

22 Ağustos Cuma günü "Uzanlar" ile ilgili bir yazı yazdım.

O yazı başından sonuna kadar bir "hukuk duruşu" idi.

Anlayan okurlarımız anladı. Ama "yazının ruhunu" sökemeyen birkaç okur tarafından da "Uzancı"lıkla suçlandık.

"O yazı için kaç para aldın?" diyen de oldu ama bir "diyet" karşılığında herşeyin yapılabileceğini zanneden insanlara ne anlatabilirsiniz ki?

Yazının ruhu şuydu

"Hukuk devletlerinde 'kovboy adaleti' olamaz, her dönem ellerinde yağlı iple çıkıp birilerini ağaçta sallandırmak hukuk değildir."

Var mı itirazı olan?

Beğenmeyenler, bir anayasa hukukçusuna danışabilirler.

Benim, Uzanlar konusunda hayli soğukkanlı duruşumun sebeplerinden biri, Hürriyetçiler ile aynı çığırtkanlığın içinde yer almamak ise diğeri de şudur

Türkiye'de, herkesle oyun oynayabilirsiniz ama devletle şakalaşamazsınız bile...

Türkiye'de devlet bir fildir, yatağa giren ceremesini öder. Bir gecede neye uğradığını şaşırır. (Bkz, Uzan İmparatorluğu!)

Dev yatırımlarla kendilerinin fil kadar büyüdüğünü zannettiler, "devletle maytap geçmeye" kalkıştılar, şimdi bedelini ödeyecekler.

Uzanlar hadisesinin "asrın üç kağıdı" olmaya ve rakip tanımaksızın Giuness rekorlar kitabına girmeye aday olduğundan kimsenin kuşkusu yok.

Fakat "toplumsal nitelikli" ve tabii ki "hukuk içerikli" asıl olay şu (Bu arada Hürriyet grubunun, meselenin sadece Uzanlar'ın ortadan kaldırılması boyutu ile ilgilenmesi de, hukuksuzluk anlamında bir rekor denemesidir, geçiniz) Asıl soru, devlete inanarak, İmar Bankası'ndan devlet tahvili almış masum vatandaşların parasını ne olacağıdır.

Devlete inanıp güvenmek suç mu ki, cezası olsun?

Devletin tahvil satmasına izin verdiği bankaya inanmak da suç değil.

Vatandaş, bankayı yönetenler tarafından "iğfal" edilmiş ise, hukuk buna ceza kesebilir mi veya seyirci kalabilir mi?

Veya Uzanlar'ın içeri tıkılması, bono almış vatandaşın parasını kurtarır mı?

Tam tersi özel hukuk, "insanların birbirini iğfal etmesi" halinde kayıp hakları gözetmekle mükellef.

Öyleyse ne yapılmalı?

Bonozedelerin "alacak hakları" yeni bir "devlet tahvili" ile teslim edilmelidir.

Kimse çıkıp da "Ama hazineye yeni bir yük biner" demeye kalkışmasın!

Kamu bankalarındaki 30 milyar dolarlık batak bir kalemde "görev zararı" oluyor da, vatandaş iğfal edilince mi "yük" olmuş oluyor?

Üstelik, Uzanlar'dan devralınan ÇEAŞ ve Kepez'e akacak trilyonlar, bu yükü haydi haydi karşılar.

Devletten beklenen böyle haysiyetli bir davranıştır.

Hürriyet grubunun zil takıp oynadığına bakmayın, onlar kendi duygularının tatmini ile uğraşıyorlar. Allah'tan ki devlet Hürriyetçiler'in yönetiminde değil yoksa hepimiz yanmıştık!

Çıplak gerçek şudur

Madem devlet İmar'daki "üç kağıdı" göremedi, öyleyse "müteselsil" sorumlusudur. Faturasını öder.

Aksi halde doğacak güvensizlik ve kaosu ortamının sonuçlarını hiç kimse göğüsleyemez, Recep Tayyip Erdoğan bile olsa...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır