|
 |
|

'MGK da bitti' dedi gitti
Orgeneral Kılınç, Genel Sekreterlik görevini devrederken MGK'nın sivilleştirilmesine duyduğu tepkiyi anlattı, "Görevi buruk bir mutlulukla devrediyorum" dedi Kılınç, laik Türkiye'de halen hilafet ve şeriat arayanlar bulunduğundan, yönetimde bulunanların kamusal ve özel alanlarda bir araya gelemediğinden yakındı
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde, 30 Ağustos'ta Orgeneral Tuncer Kılınç'ın emekliye ayrılacak olması nedeniyle dün devir-teslim töreni yapıldı. Orgeneral Kılınç, görevini Korgeneral Şükrü Sarıışık'a devrederken, Hükümet'e uyarılarda bulunan bir konuşma yaptı. Kılınç'ın buruk veda konuşmasında en çok vurgu yaptığı konu ise, MGK'nın sivilleşmesine duyduğu tepkiydi.
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve komutanların katıldığı törende sözlerine "Bu veda gününde bazı hususlara açıklık getirmenin önemine inanıyorum" diye başlayan Kılınç, çok partili hayata geçildiği 1950'den bu yana Türkiye'de dini akımların güçlendiğini, buna karşılık Atatürkçülüğün ülke çapında yaygınlaştırılamadığını ifade etti.
Kılınç, konuşmasında "bir kısım medyayı" eleştirirken, Hükümet üyelerinin türbanlı eşlerine de gönderme yaparak, "yönetimin en üst düzeyinde bulunanların sosyal ve kamusal alanlarda bir araya gelemediğine" dikkat çekti.
HÜKÜMETE ELEŞTİRİLER
Kılınç, şöyle konuştu
"80 yıllık laik Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliği anlayışında tek devlet, tek ulus, tek dil, tek bayrak ülküsünü daha da güçlendirerek, devam ettirmesi gerekirken, halen hilafet ve şeriat arayışında olanlarımız var. Etnik ayrımcılığı demokratikleşme diyerek körükleyen entelektüeller ve yazarlarımız giderek çoğalıyor. Birlik ve beraberliğin harcı olan dil birliğimizi bozmaya çalışan tarikatlaşma ve cemaatleşme yoluyla inanç birliğini zedeleyen tutumlarla nasıl tek yumruk olacağız? Kendi çıkar ve beklentilerini ulusal değerlerin üstünde tutan siyasi iktidarlara yaranmayı hedef edinmiş bir kısım medyanın yarattığı kamuoyu ile birlik ve beraberlik sağlanabilir mi? Bugün yönetimin en üst düzeyinde bulunanların sosyal ve kamusal alanlarda bir araya gelemediği ülkemizde, konuyla ilgili daha fazla bir şeyleri dile getirmeye gerek olmadığı kanaatindeyim. Birlik ve beraberliğimizin bizi çağdaşlığa taşımasını istiyorsak, en akılcı inanç sistemi olan dinimiz dahil, kültürümüzün sağladığı harçlarla Yüce Atatürk'ün düşünce sistemi, ilkeleri, özellikle laik cumhuriyet yapımız çerçevesinde bütünleşmemizin gerekliliğine inanmaktayım.''
Kılınç, daha sonra, 7. AB Uyum Paketi'yle MGK'nın işlevini yitirdiğini söyledi; Genel Sekreterliğe bir sivilin getirilebileceğini, böylece kurumun siyasileşeceğini ve güvenlik politikalarına katkı görevini yapamayacağını öne sürdü.
RUSYA VE İRAN'A KAPI
"AB'ye tam üye olamadığımızda güvenliğimiz ve ekonomik çıkarlarımız için tamamlayıcı arayışlarda bulunmanın yararlarına inanmaktayım'' diyen Kılınç, Hazar ve Orta Asya'ya açılan kapının Rusya ve İran ile iyi ilişkiler içinde olunduğunda daha kolay açılabileceğini ve bunun ulusal çıkarlara sağlayacağı yararların göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. Kılınç, "AB'ye tam üye olabilsek bile bu iyi ilişkilere ihtiyacımız var" dedi.
BURUKLUĞUN NEDENİ
Org. Tuncer Kılınç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı
"Gelecekte sivil bir genel sekreterin değişen yönetimlerle politize olabileceğinden büyük endişe duyduğum genel sekreterlik görevini Korg. Sarıışık'a devrederken, buruk bir huzur ve mutluluk duyuyorum. Burukluğum devlete çok yararlı bu kurumun alacağı son şekilden, huzur ve mutluluğum ise görevi emin ellere teslim etmemden kaynaklanıyor."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|