kapat
24.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

AHMET HAKAN


Moskova notları

* Sıkıcı, bezgin, sürprizsiz, uyuşuk bir kent burası. Bir aylık 'ekran tatili'nin son dört günü için bulunmaz bir yer yani. Evet, haber veriyorum Ne Uzanlar, ne Irak'a asker gönderme, ne "vatan neye derler?" sorusu, ne şu, ne bu.. Dört gündür Moskova'daydım. Geziyi tamamladım, dün İstanbul'a tabii ki 'toprağı öpecek denli özlemiş' olarak- döndüm. Şimdi işimin başına büyük bir coşkuyla dönebilirim. Çünkü Moskova gibi bir kentte dört gün yaşadıktan sonra, torna ustaları bile işlerinin başına büyük bir heyecanla dönebilir.

* Moskova'da birinci gün Kızıl Meydan, Arbat Sokağı, Lenin Tepeleri, Puşkin Müzesi, Tolstoy Evi falan filan.. İkinci gün Yine Kızıl Meydan, yine Arbat Sokağı, yine Lenin Tepeleri.. Moskova'da üçüncü gün Otelden dışarı çıkmama kararı.. Moskova'da dördüncü gün Mutlu bir dönüş hazırlığı.. Bütün gezinin özeti bu.

* Moskova'da adım attığınız her yerde kapitalizmin görgüsüz zaferi gözünüzün içine sokulurken, bırakın komünizmi, onun mahzun yenilgisinden söz eden bile yok. Düşünün Geniş caddelerin üzerine yerleştirilmiş zevksiz reklam panolarının sayısı, Amerika'dakilerden bile çok. Turistik eşya satan tezgahtarlar, matruşkaların, eski döneme ait madalyaların, tahta kutuların arasından Lenin tişörtünü gözünüze sokuyorlar. "Mc lenin's" yazıyor tişörtün üzerinde, "Mc Donald's"dan mülhem. Yani bir tür "abiler teslim olduk, şimdi zevkini çıkarıyoruz" arsızlığı..

* Otel lobileri kravatlı takım elbiseli İngiliz, İtalyan, Japon, Alman iş adamlarıyla dolu. Bütün gün lobilerde oturuyorlar, cep telefonlarıyla uzun konuşmalar yapıyorlar, sonra çantalarını alıp Rus yetkililerle randevularına yetişmek için acele adımlarla Moskova caddelerine vuruyorlar kendilerini.

* Moskova'da sıkılmamak için yapacağınız tek şey Kızıl Meydan'a bakan bir cafede oturup Gogol, Tolstoy, Dostoyevski, Çehov okumak. Ama bunun için Moskova'ya kadar gitmeye gerek yok. Güzelim Teşvikiye cafeleri ne güne duruyor!

* Putin mi? Yeltsin mi? Taksi şoförleriyle yaptığımız muhabbete bakın da neler çektiğimizi anlayın! "Taksimetre açmak" kültüründen bihaber taksi şoförleri, Yeltsin'in adını yüzlerini buruşturarak anıyorlar, Putin derken ise zevkten dört köşe vaziyetindeler. Yani memleketin politik atmosferi, taksiciler açısından böyle..

* Stalin döneminde emekçi halkın dayanışmasıyla yapılan Moskova Metrosu'nun her biri sanat eseri sayılacak durakları, "ben neden buradayım?" sorusunu bir an olsun unutturuyor. Moskova'da gördüğüm en güzel yer Moskova Metrosu.. İki dakikada bir hiç sekmeden geçip giden trenler, bugünlerde epey gevşemiş Rus disiplinini yansıtıyor.

* Caddelerde bir İstanbul çelişkisi Bir tarafta Komünist dönemden kalma külüstür arabalar. Diğer tarafta cipler, son model pahalı otomobiller. Lada ile tek kapılı Jaguar yan yana..

* İtiraf ediyorum Nazım'ın mezarını ziyaret etmek için girişimde bulunduk! Mezarlığın bulunduğu bölgeye kadar geldik. Devlet büyüklerinin mezarlarının bulunduğu mezarlık, o gün ziyarete kapalıymış. Rus polislere epey dil döküldü ama başarı sağlanamadı. Mezarlığın kapısından döndük. Bu kadarı kusur sayılır mı bilmiyorum.

* Peki Moskova'dan geriye ne kaldı? Hemen yanıtlayayım Dört günde üç Rus romanı okudum ve iki gündür Çaykovski dinliyorum.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır