kapat
24.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

SOLİ ÖZEL


Entelektüeller gerekli mi?

Türkiye'deki geleneklerden biridir. Dönem dönem Türkiye'de aydın/münevver/entelektüel taifesinden olanlar kendileri gibi olanlara saldırır. Bunda fikri ayrılık kadar siyasi ayrılık da önemlidir. Yazılan ya da söylenenlerde ister istemez aydın-münevver-entelektüel üçlüsünün tanımları, tarihçeleri gündeme gelir.

Buna Türkiye'de entelektüel tanımına layık insan olup olmadığı, aydın olmanın sorumluluğu tartışması da dahil edilir. Öfke dozu yüksek, üslup hayret verici ölçüde serttir. Tepeden konuşmak, karşındakini adam yerine koymadığını belli etmek, kişilik özelliklerini sorgulamak fikrin önüne geçebilir. "Ben senin cemaziyül evvelini bilirim" türü yazılardan fikri gelişmenin rotasını amatör bir heyecanla psikolojiye indirgeyerek anlatanlara çeşit de çoktur doğrusu.

Bu fazlasıyla kişisel yaklaşımların da etkisiyle iş çoğu zaman ahlaki tartışmaya dönüşür. Hatta ahlakçı bir tartışmaya bile. Belki de "biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz" meseline uygundur bu davranışlar. Türkiye'nin entelektüel tarihinde, aydınlarının siyasi tercihlerinde vahim hatalar yapılmıştır. Kimi aydınlar artık entelektüel çaba içinde değildir. Ya da bu kimliğin gerektirdiği zihinsel çaba için artık çok yorgundurlar. Tembelleşmiş ve işi siyasi rant arayışına dökmüş olabilirler. Kendi konumlarını çağın gereklerine göre yeniden tanımlama çabasına girmemeleri bir eksikliktir. Yine de sanki Türkiye'de çok da geniş olmayan ve kendinde bir tür iktidar vehmeden bu camia içinde insanlar birbirlerine çok hoyrat davranıyor. Belki de aslında iktidarsız olunmasındandır bu.

Entelektüellik güçleşti
Aslında entelektüeller bir sınıf olarak tüm dünyada bir statü krizine girdiler. İktidar yitirdiler. Soğuk Savaşın bitmesiyle çağın tanığı ve itici gücü rolüme artan şekilde işadamları, eylem adamları soyundular. Neoliberal zihniyetin hakimiyetine de uygundu bu gelişme. Şimdilerde sanki entelektüel emek farklı şekilde de olsa yavaş yavaş yeniden makbul hale geliyor.

Cogito dergisinin "Entelektüeller gerekli mi" başlıklı 2002 Bahar sayısında Oğuz Demiralp bu konuda önemli ipuçları veriyor. Demiralp'e göre "demokrasi geliştikçe, bilgi ve bilim yaygınlaştıkça entelektüellerin üstün görünüşlü konumunun gerilemesi de doğaldır". Medyanın varlığı ve kamuoyunu oluşturmaktaki etkinliği nedeniyle "serbest entelektüellerin simgeler evreninde üstün konumda olmaları eskisine oranla çok daha güçtür." Her alanda demokratikleşme elbette entelektüellerin, Türkiye'de de aydınların, iktidar alanlarını, statülerini topa tutmaktadır. "Batı toplumlarında kitle kültürünün ezici üstünlüğü entelektüellerde yenilmişlik duygusu yaratmaktadır".

Ancak Demiralp'e göre "entelektüellik ölmemiş bazı bakımlardan güçleşmiştir. Bunun bir nedeni de uzmanlık ve profesyonellik kavramlarının güçlenmesidir". Yaşanan bu gelişmelerden çıkacak sonuç ise geçmiş güzel günlerin gidişine yanmak değil, yeni koşullarda, bunlara uygun şekilde ve sundukları imkanları da kullanarak entelektüelin temel görevini sürdürmektir. Yani, "kendisini ilgilendirmeyen işlere karışmaktır". Türkiye'de kendisini ilgilendirmeyen işlere karıştıkları için çok insanın canı yandı. Devlet yetişmiş insanlara hayli hoyrat davrandı. Onlar da birbirilerine pek yumuşak davranmıyorlar. Ama gene Demiralp'in yazdığı gibi, "entelektüel tarihimizin kısa ama birçok ülkeninkinden çok daha zengin olduğu öne sürülebilir". Yapılması gereken bu zenginliğin özgürlük içinde daha fazla serpilmesini sağlayabilmektir.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır