|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Risk hesabını iyi yapmalıyız
Bu yılı Irak'a asker gönderelim mi, göndermeyelim mi tartışmasıyla geçirdik..
Konuşmaya, tartışmaya ocak ayında başladık, ağustosun son haftasına girdik, hala olduğumuz yerde sayıyoruz..
Bu sıcak pazar günü bile gündemin ilk maddesi Irak'a asker gönderip, göndermemek..
Peki bunca tartışmaya rağmen neden ilerleme sağlayamadık?
Neden sonuç alamadık?
Nedeni basit..
Konuya popülist yaklaştık..
Sadece siyasetçiler değil, medya da konuya böyle baktı..
'Sen kendi oğlunu gönder' düzeyinin üzerine çıkamadık.. Ayakları yere basan, ciddi tezleri olan tartışmalar yerine polemiği tercih ettik..
Her iki taraf da belden aşağı vurarak birbirini alt etme yöntemini denedi..
Aslında konuya sadece ama sadece ulusal çıkarlarımız açısından bakmamız gerekiyordu..
Türk ordusu Irak'a giderse ne savaşacaktı, ne de işgalci olacaktı..
Çünkü orada olmasının birinci amacı kendi güvenliğini sağlamaktı..
Cuma günü yapılan MGK toplantısından sonra yayınlanan bildiride de yer aldı..
Türkiye, Irak'ta istikrarın sağlanması için elinden geleni yapmalı..
Çünkü kargaşanın faturası bize çıkacak..
Ne Japonya'ya, ne de Polanya'ya..
Artık ileriye bakmalıyız.. ABD askerleri orada ve düzeni bir türlü sağlayamıyor..
Bombalar patladıkça, başka ülkeler çok riskli diye elini ağırdan alıyor.. Asker gönderme kararlarını yeniden gözden geçiriyorlar..
Peki, Türkiye ne yapmalı?
Asker göndermesi mi, göndermemesi mi daha riskli? Hangisinin bedeli daha ağır olacak? Bunu iyi hesaplamalı..
Irak'ta yaşananlara sırtımızı döndüğümüz zaman terör belası yeniden kapımızı çalar mı?
Çalarsa Türkiye bir on yıl daha aynı sorunla debelenir mi?
Askerlerimiz benzer riskleri kendi topraklarında mı göğüslemeye başlar?
Irak'a gitmezsek çatışmayı, bir anlamda savaşı, topraklarımıza mı çekeriz?
ABD verdiği kayıplardan yılıp, bu ülkeyi terk ederse neler yaşanır?
Kahraman Irak halkı, işgalcileri ülkesinden kovdu edebiyatının ötesinde gerçekten ne olur?
Bunlar ciddi, yanıt verilmesi gereken sorulardır.. Yanıtları da kararı etkileyecektir..
Tam tersini de düşünebiliriz..
Irak'a asker gönderirsek bir hiç uğruna Mehmetçiği kırdırır mıyız? Asker göndermekle terörün önüne geçebilecek miyiz?
Yoksa istikrarı sağlayalım derken yıllar boyu sürecek düşmanlığın tohumlarını mı atarız?
Tartışmanın zemini de çerçevesi de bu olmalı..
Ama eski alışkanlıklardan kurtulamazsak.. Belden aşağı vurmaya, ucuz polemikler yaratmaya devam edersek en büyük tehlikeye davet çıkarırız..
Birbirimize düşeriz.. Kutuplaşma yaratırız.. İşler ters gitmeye başladığı zaman fatura kesmeye kalkarız..
Bunun bedeli, Irak'a asker göndermekten de, göndermemekten de daha ağır olur..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|