|
 |
|


Vahsi Bati'daki bar
ABD'nin Irak misyonu zora girdikce, "Neo-Con'larin (Amerikan Yeni Sagi) teorisi cokuyor" diye Avrupalilar neredeyse tef calacak.
Neo-Con'larin ideal dunya duzeniyle ilgili goruslerini biliyorsunuz; yaz basinda yayinlanan bir haftalik dizide anlattik. Yine de kisaca hatirlatalim
"Bati demokrasilerini korumanin yolu, tum dunyanin demokratiklestirilmesinden geciyor. Bu amacin onundeki haydut devletler (ser ucgeni), diktatorler ve teror orgutleri gibi engeller yok edilmeli. Bu gorev de, dunyanin tek super (hatta hiper) gucu ve jandarmasi ABD'ye dusuyor."
Kisacasi daha iyi bir dunya ancak ABD'nin, goruslerini ve duzenini kabul ettirmek icin, baskalarinin dusuncelerine aldirmadan gereken her yerde gucunu kullanmasindan geciyor.
Yine animsiyorsunuz, bu teorinin ideolojik altyapisini Irving (baba) ve William (ogul) Kristol, Robert Kagan gibi dusunurler hazirliyor, uygulamasini ise Paul Wolfowitz, Richard Perle, Donald Rumsfeld gibi Bush yonetiminin kilit isimleri yurutuyor.
Bu ozetten sonra Neo-Con'lari topa tutan yorumlardan birini aktaralim. Fransiz "Le Figaro" gazetesi bakin "ABD'nin Irak'taki hatalari" baslikli basyazisinda Wolfowitz ve arkadaslarina nasil keyifle yukleniyor
"Bush, Irak'i isgal kararini guclu Neo-Con lobisinin etkisiyle aldi. Ne var ki, Neo-Con'lar ideolojilerine darbe indirebilecek uc yanlis yaptilar.
Birincisi, izlenen hedefler arasinda bilincli kargasa yaratmalari oldu. Ornek Islamci teror tehdidi ve kitlesel imha silahlariyla mucadeleyi ayni kefeye koymalari. Ama daha vahimi, Irak sorununda ikisini birlikte gerekce gostererek dunyayi yaniltmalari.
Ikinci hata Irak'in demokratiklestirilmesi Neo-Con'larin esasli gerekceleri arasindaydi. Ancak sorun su; demokrasi kalp nakli gibi kolayca yapilabilecek bir ameliyat degil.
Ali kompleksi
Gelelim ucuncu hataya. Onun adi tek kutupluluk. "En guclu benim, baskalarinin tavsiyelerini dinlemek zorunda degilim."
Boksor Muhammed Ali gibi kendine sonsuz guven...
Avrupalilar'in bu "dost atesi"ne ragmen Neo-Con'lar ne inanclarinin, ne de hedeflerinin dogrulugunu sorgulamaya niyetli degil. Tam tersine; onlar Avrupa'yi (Ingiltere haric) bir korkaklar toplulugu olarak goruyor, 1930'lardaki Hitler'e karsi teslimiyetci politikalarinin etkisinden kurtulamamakla sucluyor.
Neo-Con'lar adina Robert Kagan, Avrupa'ya yonelik agir suclamalari "Cennet ve Guc" baslikli son kitabinda tarihi, felsefi ve ideolojik temele oturttu.
ABD'de birkac ayda bir duzine baski yapan bu kitabi degerli okurum Dr. Hikmet Sahiner kusursuz bir ceviriyle Turkce'ye kazandirdi.
ABD ile Avrupa arasindaki Atlas Okyanusu'ndan da genis ve derin ucurumu anlatmak icin, -hayli agir usluplu- bu kitaptan carpici bir ornek aktaralim
"ABD-Avrupa iliskileri Vahsi Bati'daki bir bar benzetmesiyle anlatilabilir. Avrupalilar bu barin sahibi rolune hevesli. Tabii Amerikalilar serif, Saddam Huseyin gibileri de kanun kacagi oluyor.
Avrupalilar arada bir icki icmek icin bara gelen kanun kacagini, o ve onun gibilerin izini surerken sik sik bara operasyon duzenleyen serife tercih ediyor. Cunku kanun kacagi bar sahibiyle isbirligi yapip, ickisini ictikten sonra gidiyor. Serif ise kanun kacaklarini yakalamak icin bari basip duzeni bozuyor..."
Ne dersiniz; bar sahibi mi hakli, serif mi? Sakin kanun kacagina hak vermeye kalkmayin...
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|