|
 |
|

OMER LUTFI METE
Gul gibi rehin olmak
Birbirlerine guvensizlerin olusturdugu Milli Guvenlik Kurulu, bu satirlar yazilirken Irak'a asker gonderme konusunu tartisiyor.
Sonuc sir degil; MGK toplanmadigi takdirde ne olacaksa o olacak.
AB ruzgariyla artik sivil irade one gectigi icin degil; heyet, fiilen Milli Guvensizlik Kurulu oldugu icin... Orada A kisi, saginda veya solunda oturan B kisiden daha cok, sozde muttefik bir baska ulkeye guven duyuyor olabilir.
Isin ruhu bu.
Aslinda tartismamiz gereken, Irak'a asker gondermek veya gondermemek degil; bu ikilemle ABD'ye bir kere daha rehin verilen Turkiye'yi nasil ve ne kadariyla geri alabilecegimizdir.
Belli ki, hukumet akil almaz bir acelecilikle Irak'a asker gondermeye "ilke olarak evet" demis. Gul, bin kere "soz vermedik" dese de, fiili durum budur. Gul, ayrica sinir otesi ilgiden, Anadolu'ya hapsolmamaktan soz ederek gulduruyor.
Sinir otesi ilgiyse hadi buyurun, Filistin'le de asker gondermenin lafini edin!
ABD sahinligine rehin durumda oldugumuzun kaniti ortada
"Irak'a asker gonderir misiniz?" diye sorduklari zaman, cok acik, "savas oncesi sartlarimizi kabul ederseniz olabilir" demedik. Sirf pazarlik icin bile diyemedik! O sira, isabetli-isabetsiz, kirmizi cizgi diye ilan edip, arkasinda duramadigimiz sartlari tekrarlamadik
"Pesmerge Kerkuk'ten gidecek, Turkmenler asli unsur sayilacak, Kurt devletini kesinlestirecek federatif yapilanmaya gidilmeyecek."
Boyle baslamayan bir temas, buyuk boy ile orta boy iki devletin muzakeresi degil, sadece kedi fare oyunudur.
Gun gibi ceteyi gormemek
Cunku, ilk tezkere oncesinde ABD ile muzakereler bundan tikanmisti. Bizi at pazarliginda gosterip, stratejik tezlerimizi bastirdilar. Ozkok'un tezkere oncesi egilim belirtmemesinin ana sebebi budur
ABD Turkiye'nin kirmizi cizgilerini kabul etmemistir.
Gerci ABD askerleri, Turk ordusunu bir muttefik olarak Irak'ta yanlarinda istemistir. Ancak Pentagon'a hukmeden kuresel cete sivilleri, ozellikle de Israil'in bolgeyle ilgili tasarilarinin memurlari siddetle karsi ciktilar. Onlar icin oncelikli hedeflerden biri olan Kurt devleti, Mehmetcik'in girmesi ile dogmadan olecekti.
Tekrarliyorum, yarin tarih de yazacak
ABD sahinligi Ankara'nin kirmizi cizgilerine karsi ciktigi icin o tezkere reddedildi. Benim ayrica, her seyde oldugu gibi bunda da ilahi bir parmak gormem baska fasil. Dunyevi duzlemde tezkereyi reddettiren ana sebep, kuresel cetenin Kuzey Irak'ta bir taseron Kurt devleti istemesidir.
Lafin tamami kime soylenir?
Simdi de Turkiye'den, Kuzey Irak'in adi bile anilmaksizin, Bagdat'in kuzeyi veya batisi icin asker isteyen odak aynidir. Cete tutarlidir; dun niye istemiyorsa, bugun onun icin istiyor.
Bunu kabul etmek, askerin basina cuval gecirilmesinden daha buyuk bir asagilanmaya razi olmaktir
- Kuzey Irak'ta Kurt devletini, Kerkuk'un bu devlete baskent oldugunu, Turkmen diye bir varligin esamisinin okunmayacagini itiraf et bakalim.
- Nasil edeyim efendimiz?
- Bana, Bagdat cevresinde fedailik yapacak on bin asker yolla ve asla Kuzey Irak'la ilgili soru sorma, asla "Kerkuk" deme, asla "Turkmen" deme.
- Peki efendimiz.
Diplomatik diyalogun tercumesi budur.
Sebebi, Inonu'den bu yana ulus devlet karikaturu haline gelisimizdir.
Sebebin puskulu ise, gencligini ummetci fantezilerle gecirdigi icin milli bilincten yoksun olanlarin da sahnede yer almasi...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|