|
 |
|

GOKMEN OZDENAK
Aristokrat medyam!
Konumuz Olimpiyat Stadi... Olimpiyat oyunlarini bize vermeyeceklerini bile bile 125 milyon dolar harcanarak yapilan buyuk yatirim. Stat tek kelimeyle mukemmel. Ulasimi tabii ki zor. Ama stat, iciyle, tribunleriyle, sahasiyla muhtesem. Ve olaganustu de akustik. Hani bazilari "G.Saray'in en buyuk dezavantaji tribun desteginin sahaya ulasmayacak olmasi" diyordu ya... Yok oyle bir sey. Tribunler sahaya bu kadar uzak olmasina ragmen tezahuratlar Ali Sami Yen'den cok daha etkili. Stadin yapimi sirasinda akustik calismalar yapilmis olmasi bu sorunu cozmus. Olimpiyat Stadi'nin tek ama cok basit bir yanlisi var. Ruzgara acik bir tepenin ustune yapilan statta kuzey ve guney taraflar acik yapilmis. Kuzey ruzgarindan olumsuz etkileniyor.
Ama demokrasilerde cozumler tukenmez. Ulkemizde hemen her projede yasananlar yine yasaniyor. Simdi ayri bir masrafa girip ruzgar panelleri yapilacak. Iste bu insani cildirtiyor.
Hep kaos, tartisma
Gelelim aristokrat medyama... Her kafadan bir ses cikiyor. Asgari musterek kesinlikle yok. Neymis efendim, stat sehire cok uzakmis. Trafik yogunmus. Zaten olaganustu bir konumda yer alan, 4 mevsimi keyfiyle yasayan ulkemi mahveden cikmaza surukleyen bu kafa degil mi? Ne yazik ki kafa yapimizi degistiremiyoruz. Surekli kaos, surekli tartisma. Daha cok da medya icinde "Ben soyledim, ben yazdim, ben biliyordum" laflari. Simdi sormak istiyorum. Spor yazarlari olarak 7-8 yildir Avrupa'da Galatasaray'in pesindeyiz. Simdi Olimpiyat Stadi'ni kendi kafalarinca karalayan kisilere, Barcelona'nin Nou Camp'ini, Real Madrid'in Bernabeu'sunu, Juventus'un Della Alpi'sini, Leeds'in Elland Road'unu hatirlatiyorum. Seyirci kapasitesi oldukca yuksek olan bu statlara gitmek icin mactan en az 2, 2.5 saat once yola cikip gidiyorduk. Kimseden 'cit' cikmiyordu. Ayni sekilde mac sonrasi da otele gitmemiz 2 saat suruyordu. Basin otobusunun stada 1.5-2 kilometre uzaga birakildigini ve bu yolu yurudugunuzu ne cabuk unuttunuz beyler... Olimpiyat Stadi ile yukardaki statlar arasindaki fark su. Avrupa'daki statlara giderken otobuste disariyi seyrederek vakit gecirebiliyorsunuz. Etraf daha yesil, binalar var. Ama Olimpiyat Stadi corak. Beyefendiler herhalde bu manzara eksigi nedeniyle o muhtesem abideyi curumeye terketmek istiyorlar.
Ataturk Stadi ornegi
Bir animi anlatayim. 1970'li yillarin basi. Izmir'deki Akdeniz Oyunlari icin Ataturk Stadi yapildi. Oyunlar bittikten sonra bir milli macimizi orada oynayacaktik. Soyunma odalarinda isinirken, "Ne guzel stat, harika yapilmis" diye icimden gecirerek butun stadi gezmistim. Soyunma odalarinin disinda, atletler icin, guresciler icin, cimnastikciler icin buyuk buyuk salonlar yapilmis. Her yer parke. Hayranligimiz bir kat daha artmisti.
Fazla degil bir sene sonra iceri girdigim zaman sasirdim. Sivalar dokulmus, her yerden su akiyordu. Bugun baksaniz, dolassaniz ayni seyleri goreceksiniz. Dedigim gibi medyamin her zaman her konuda guzel isleri engelleme calismalari devam ediyor.
Bu konuda bir ornek daha vermek istiyorum. Yine Avrupa'da, Galatasaray'in pesinde gezerken luks otellerde kaliyoruz. Sabah kahvaltilari mukemmel. En az 6-7 cesit peynir. Bu o kadar salam. Yumurtasi, cesitli meyvalari, binbir cesit ekmekleriyle nefis bir kahvalti. Ama benim medyamdaki kisilerin o kahvaltiyi bile begenmeyip, futursuzca salladiklarini gordum. Ve samimi oldugum bir kac kisiye de bu konuda ufak saldirilarim olmustur.
Yani anlatmaya calistigim su. Boyle muhtesem bir stadin, var olmasina, ayakta kalmasina caresizlikten de olsa- katkida bulunan G.Sarayli yoneticilerin elestirilmesi degil, kutlanmasi gerekiyor. Bu stadin G.Saray'in sonunu hazirlayacagi seklindeki akil almaz elestirileri kabul etmek mumkun degil.
49 yil kiralasinlar
Ali Kirca ve Fatih Altayli'nin Olimpiyat Stadi konusundaki onerilerine yurekten katiliyorum. Akilli oneriler. Galatasaray'in, Ali Sami Yen'e 70-80 milyon dolar harcayacagina, 15-20 milyon dolar gibi bir parayi Olimpiyat Stadi'na harcayip ayni Ali Sami Yen gibi 49 yilligina kiralamasi cok akillica olur. Boylece hem o abide kurtulur, hem de adam gibi mac seyretmek ve yazmak keyfine varabiliriz. Ama buna F.Bahce ve Besiktas'in karsi cikacaklari da bir gercek. Cunku 80 bin kisilik bu stat, Galatasaray'a ekonomik acidan buyuk katkida bulunacak ve sari-kirmizili kulup cok guclenecektir. Sonucta anlayis hep ayni. Ben, ben, ben... Kesinlikle 'biz' yok. Iste benim aristokrat medyam, kalemler ellerinde diye her turlu kisisel egolarini tatmin eder bicimde yazip ciziyor. Bravo...
Tribun canavarini yaratanlar
Senelerdir, yazilip ciziliyor ama tribunde teror bitmek bilmiyor. Cunku insanlar sivrisinekle ugrasiyorlar, bataklik ise yerinde.
Bu canavari kim yaratti? Tabii ki yoneticiler... Sanki yalniz taraftar ve polis sucluymus gibi devamli bunlar gundemde. Yonetici tribunde korumalariyla birlikte beyefendi gibi oturuyor. Tirnagina dokunsan feryat-figan... Peki yoneticiler bu beslemeleri neden koruma altinda tutarlar?
Ben soyleyeyim. Bilgisiz, yeteneksiz, kendi cikarini on planda tutan kafa yapisinin yarattigi cikmaz. Kendilerine cok uzak olan futbolu biliyormus gibi yaparak, biraz da parasini kullanarak baskan ve yonetici oluyorlar.
Ve sonunda yonetim hatalari ve dogal olarak arkasindan gelecek olan tribun tepkisi. Bunu onlemek icin de ne yapiyor? Tribunde aleyhlerine bagirmamalari icin bu azinliklari besleyerek, asil futbolseverlere karsi kontrgerilla gibi kullaniyor.
Kisacasi herkes yanlis adreste. Polis ve taraftar suclu degil. Onlar en son basamak. Kizmis, kinle dolmus, kandirilmis taraftarin tepkileridir. Asil suclu yoneticiler ve beslemeleridir.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|