|
 |
|


Baklayi cikarmak
Diyarbakir AK Parti Milletvekili Irfan Riza Yazicioglu'nun teklifi, bu yaz sicaginin pek yogun olmamakla birlikte hayli heyecan verici gundeminde buhar olup gitti.
Yazicioglu diyor ki, "Yayin durdurma karari verilen radyo ve TV'lerden AB'ye uyum yasalariyla ilgili programlar yayimlansin..."
"Ceza" cagrisimlari agir basiyor, ama olsun. Turkiye'nin "Cagdaslasma ve aydinlanma projesi" ustune ne kadar cok konusulursa, o kadar faydasi var.
Bize gore ilginc bir oneri ancak eksik.
O programlar sadece uyum yasalari ve Turkiye'nin AB'ye tam uyelik ugrasiyla sinirli kalmamali; AB'deki gelismeler de ele alinmali.
Cunku kamuoyu AB'nin ic sorunlarina bir hayli yabanci. Ne tarim subvansiyonlari kavgasini merak eden var, ne AB'nin siyasi gelecegiyle ilgili olarak federasyon yanlilari ile karsitlari arasinda giderek kizisan tartismalari, ne Almanya ve Fransa'da butce aciginin GSMH'ye oraninin izin verilen limitleri asmasinin kopardigi kiyameti, ne Euro'nun asiri deger artisinin AB ekonomisine olumsuz etkilerini...
Peki kamuoyunun AB'ye ilgisi neden yalnizca Turkiye ile iliskileriyle sinirli? Bu sorunun yanitini Gallup arastirmasi sonuclarinda bulabiliriz. Arastirmaya gore, Turk halkinin yuzde 76'si AB uyeligini, bir AB ulkesinde temelli yerlesme olarak algiliyor. Bu da Turkiye bir gun AB'ye uye olursa 70 milyonluk nufusumuzun 50 milyondan fazlasinin Avrupa'ya akmaya niyetli oldugu anlamina geliyor. Daha da onemlisi, AB'ye girdikten sonra her 5 kisiden biri arkasina bile bakmadan ve asla geri donmemek uzere Turkiye'yi terk etmeye kararli. Bu da 14 milyon kisi ediyor. Avrupa kapilari kazara bir acilirsa, Anadolu'nun neredeyse bosalmasina yol acacak bu akinin sonucu su:
Kamuoyu arastirmasinin ilk rakami gerceklesirse AB, gelecek yil katilacak 10 ulkenin nufuslari toplamindan fazla, sadece ikinci rakami gerceklesirse Polonya disindaki 9 ulkenin nufuslari toplamini asan bir goc dalgasiyla karsi karsiya kalacak.
Kalabalik sorunu
Bu fotografin yarisi... Simdi diger yarisini da yapistirip, butununu gormeye calisalim.
Yillardan beri tam uyelik muzakerelerine tarih vermek icin "Once Kopenhag Kriterleri'nin hepsini ama hepsini yerine getirin" diye tutturan AB yetkilileri, uyum paketleri pes pese cikinca, hele 7'nci paketle son kriterler de tamamlanip Disisleri Bakani Gul'un ifadesiyle, "Turkiye kagit ustunde herhangi bir AB ulkesindeki siyasi standartlari yakalayinca", agiz ya da soylem degistirdi.
AB Komisyonu'nun genislemeden sorumlu uyesi Verheugen, "Turkiye'ye ozel statu verelim" onerisi yapti.
AB Komisyonu Baskani Prodi, "Turkiye'nin uyeligi icin acele edilmemeli. Cunku cok kalabalik. En onemli sorun bu" demeye basladi.
Ozel statu... Cok kalabalik... Iki demec yan yana getirilince, hic de hayirli sonuclar vermiyor.
2004 sonunda belki muzakereleri baslatma karari cikacak. Ama sira nikah kiymaya geldiginde AB agzindan baklayi cikaracak Bu bakla "Isgucunun serbest dolasimi hakkindan vazgecersen, buyur aramiza katil" olabilir mi?
Tabii bir olasilik daha var "Cok kalabalik" olmaktan cikmak. Daha az nufuslu bir ulke haline gelmek.
Kalkip halkimizin yarisini yok etmeyecegimize gore, bu nasil olacak?
AB, Turkiye'ye "Kucul de gel" demek mi istiyor?
Tam da Sevr Antlasmasi'nin 83'uncu yildonumunde insan ister istemez kuskulaniyor PKK'lilarin siyasi hayata katilmalari taleplerinin ardinda bu tur hesaplar mi var acaba?
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|