|
 |
|

LEVENT TÜZEMEN
Yeniden doğuş
Ronaldo'nun hayatını NTV'de izliyordum. Dünya Kupası'da 7 golle krallık tacını başına geçiren Ronaldo'nun "Brezilya Milli Takımı'nın başarısının sırrı nedir?" sorusuna verdiği cevap dikkat çekiciydi "Biz hep kazanmayı isteyen oyunculardan kurulu zeki bir takımız..."
Galatasaray, 4 yıl üst üste şampiyon olduğu yıllarda zeki, yaratıcı, inatçı, agresif ve kazanmayı isteyen oyunculardan kurulu bir takımdı. G.Saray, izleyenlere keyif verirdi. Bir sistemi ve felsefesi vardı. G.Saray skor olarak geriye düştüğünde, teknik heyetinden futbolcusuna, yöneticisinden taraftarına kimsenin yüreğinde kaybetme adına endişe olmazdı. İzleyenler, "G.Saray maçı mutlaka çevirir" güvenindeydi. G.Saray'ın en büyük silahı kazanma duygusunun ve kendine güvenmenin yanında rakibe yapılan hücum presti.
Lucescu ile dibe vurdu
Lucescu ile "Garanti futbol" adı altında "Korkak" bir kimliğe bürünen bu ruh, 2001-2002 sezonunda şampiyonluk yaşanmasına rağmen hızla inişe geçip dibe vurdu. G.Saraylılar artık takımlarını izlerken skor olarak geriye düşüldüğünde "Benim takımım bu maçı kazanır" duyguları içinde olamadı. Terim'in dönüşü G.Saray'da yitirilen değerlerin yeniden yeşertilmesi adına büyük şanstı. Ancak takım aynı takım değildi. Bir sürü oyuncu geldi, takım oluşumunda sık değişiklikler yaşandı ama Florya'daki hesaplar Ali Sami Yen'de tutmadı. Terim'in "Kazanan, zeki bir takım yaratma" konusundaki ısrarlı çabalarına ve arayışlarına rağmen G.Saray ruhu bir türlü yakalanamadı.
Canaydın'ın da rüyası
Teknik konulara hiç karışmayan Başkan Özhan Canaydın'ın Seefeld'deki röportajda sarfettiği sözler ilginçti
"Çok koşan, pres yapan, rakibi boğan bir G.Saray yaratmak istiyoruz. En önemlisi taraftarımızın keyif alacağı, endişe duymayacağı, 'Benim takımım bu maçı kazanır' duygusunu ve güvenini veren G.Saray'ı hedefliyoruz."
G.Saray, Diyarbakır'a karşı 1-0'dan 2-1'i yakaladığında "Kaybolan ruhun" geri dönüş sinyallerini vermişti. CSKA galibiyeti taktik disiplinin ve takım ruhunun zaferiydi. G.Saray'da yaratıcı, zeki, mücadeleci bir kadro yaratılmıştı.. Ama yeni G.Saray'ın güven oylamasına da ihtiyacı vardı. Çünkü kafalarda hâlâ "Benim G.Saray'ım kaybetmez" duygusu netleşmemişti. G.Antep gibi "Sırat Köprüsü"nü andıran zor bir deplasmanda 10 kişi kaldıktan sonra 1-0 yenilgiden 2-1'i yakalamak G.Saray ruhunun geri geldiğinin müjdesiydi.
Hakan Şükür'ün maç sonu, "Bu galibiyet bizim için çok anlamlı. Gelecekteki galibiyetlerin de yolunu açacaktır" sözleri G.Saraylı futbolcuların özlemle aradığı güvenin yeniden kazanıldığının belgesiydi.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|